Consilient türkçesi Consilient nedir

  • Değişik öncüllerden faydalanarak ortak sonuç çıkaran.
  • Anlaşan.

Consilient ingilizcede ne demek, Consilient nerede nasıl kullanılır?

Consilience : Örtüşme. Bilgi birlikteliği. Fikir birliği. Bilgi birliği.

İngilizce Consilient Türkçe anlamı, Consilient eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Consilient ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agreeable : İyi. Tatlı. Mutabık. Anlaşmaya hazır. Uzlaşmacı. Münasip. Kabul edilebilir. Makbul. Hoşa giden. Hoş.

Pursuant : Yerinde. Mutabık. Uygun. Uyarınca. Muvafık. Göre. Uygun olarak.

Acceder : İktidara yükselen kimse. Kabul eden. Anlaşmaya varan kimse.

Unchanging : Dural. Değişmez. Değişmeyen.

Reconciled : Aralarını bulmak. Kiliseyi yeniden temizlemek. Barıştırmak. Arabuluculuk etmek. Barışık. Uydurmak. Uzlaştırmak. Bağdaştırmak. Ara bulmak.

Concordant : Uyumlu. Ahenkli. Uygun. Konkordant.

Concurring : Aynı anda olmak. Anlaşma. Hemfikir olmak. Uyuşmak. Kesişmek. Rastlamak. Elbirliği yapmak.

Reproducible : Üreyebilir. Çoğaltılabilir. Tekrarlanabilir. Tekrar üretilebilir. Kopyası yapılabilir.

Acceders : Anlaşmaya varan kimse. İktidara yükselen kimse. Kabul eden.

Invariable : Her zaman aynı olan. Değişmez. Değişmeyen. Sabit terim. Sabit. Sürekli. Mütemadiyen. Daimi. Sabit kalan. Değiştirilemez.

 

Consilient synonyms : duplicatable, duplicable, consonant, conformable, self consistent, accordant.

Consilient zıt anlamlı kelimeler, Consilient kelime anlamı

Variable : Bilgisayar, eğitim, ekonomi, fizik, kimya, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Örneğe ait bir veri seti için herhangi bir değeri taşıyabilen nicel değer. her birey için sabit, belli bir değer. Çeşitli değerler alabilen bir nicelik ya da çeşitli altbölüm ve seçenekleri olan bir nitelik. Sebatsız. Ayrı ayrı bireysel durumlarda tutarı değişebilen herhangi bir özellik, nitelik ya da öğe. Kararsız. Değişkenlik. Bir kümenin, bir dizi değerler alabilen değişken niceliği. Değişen şey. Değişen.

Inconsistent : Bağdaşmaz. Yaptıkları birbirini tutmayan (kimse). Sögeni sögenine uymayan. Değişken. Aykırı. Kararsız. Çelişik. İstikrarsız. Saati saatine uymaz. Tutarsız.

Unreproducible : Yinelenemez. Tekrarlanamaz. Yeniden üretilemez. Kopyalanamaz. Yeniden yapılamaz.