Concurring türkçesi Concurring nedir

Concurring ingilizcede ne demek, Concurring nerede nasıl kullanılır?

Concurred : Rastlamak. Razı olmak. Aynı zamana rastlamak. Hemfikir olmak. Elbirliği yapmak. Kesiştirmek. Olmak. Aynı anda olmak. Aynı zamana denk gelmek. Uyuşmak.

Concurrence : Zamanlaması rastlama. Mutabakat. Kesişim. Fikir birliği. Kesişme noktası. Muvafakat. Söz birliği. Rastlantı. Aynı olma (fikir). Aynı zamana rastlama.

Concurrences : Rastlantı. Eş zamanlılık. Kesişim. Muvafakat. Aynı zamana rastlama. Elbirliği. Fikir birliği. Zamanlaması rastlama. Söz birliği. Uygun görme.

Concurrency : Aynı anda meydana gelme. Dayanışma. Uyumluluk. Anlaşma. Aynı anda olma. Fikir uyumu. Paylaşılan çaba. Tutarlılık. Aynı anda kullanım.

Concurrency control : Aynı anda işlem kontrolü. Koşut zamanlılığın denetimi.

Concurrent validity : Bir testin, bir öğrencinin ya da bir küme öğrencinin betimlenmesi ya da tanınması bakımından uygulama sırasında doğru ölçü verme derecesi. Örtüşmeli geçerlik. Çakışmalı geçerlilik. Bileşik geçerlik. Kesişen geçerlilik.

Concurrent operations : Eşzamanlı işlemler. Eşanlı işlemler.

Concurrent conversion : Eşanlı dönüşüm. Eş zamanlı dönüşüm. Eş zamanda dönüşüm.

 

Concurrent processing : Eşanlı işlem. Eşzamanlı işlem. Birlikte işlem.

Concurrent application : Koşut zamanlı uygulama. Koşutzamanlı uygulama.

İngilizce Concurring Türkçe anlamı, Concurring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Concurring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chance on : Rastlaşmak. Tesadüfen bulmak. Rastlantı sonucu bulmak. Yolu düşmek. Tesadüfen karşılaşmak. Şans eseri bulmak. Karşılaşmak. Rastgelmek. Tesadüf etmek.

Concur : (zaman) çatışmak. Aynı zamanda olmak. Üst üste gelmek. Razı olmak. Aynı zamanda oluşmak. Olmak. Aynı zamana denk gelmek.

Concurs : Olmak. Aynı zamana rastlamak. Kesiştirmek. Razı olmak. (zaman) çatışmak.

Synchronizing : Eşitleniyor. Eşzaman kılmak. Senkronize etmek. Senkronize ediliyor. Senkronizasyon. Eşzamanlamak. Zaman uyumlu yapılıyor. Eşzamanlı olmak.

Intercept : Yolunu kesmek. Yolunu kesip durdurmak. Keşi. Yolunu kesip yakalamak. Engel olmak. Önlemek. Yakalamak. Durdurmak. Kesme.

Clicked : Hoşlanmak. Tıkırdatmak. Çıtırdamak. Anlamak. Ses çıkarmak. Şapırdatmak. Kanı kaynamak. Tıkırdamak. Şansı olmak. Jetonu düşmek.

Consilient : Değişik öncüllerden faydalanarak ortak sonuç çıkaran.

Crossest : Hilekar. Kızgın. Çarpı. Kesiştirmek. Kesişen. Çaprazlama. Öbür tarafına geçmek. Haç. Dargın.

Alights : Şans eseri bulmak. Yere inmek. Ateş içinde yanan. Konmak. Aydınlanmış. Tutuşmuş. İnmek. Işıkları yanmış. Işıl ışıl.

Cuts : Diş çıkarmak. Kırmak. İncitmek. Kırpmak. Kırpıntı (film). Kesici kılıçla, yönetmelikte belirtilmiş sayılan vücut bölgesine (belden yukarısı), namlunun keskin yüzü ya da iki yüzü keskin sayılan uçtaki bölümü ile kesiş biçiminde uygulanan vuruşlar. Yol açmak. Ortadan kaybolmak. Seyreltmek. Kesmek.

 

Concurring synonyms : alight upon, chance upon, glad eye, coinciding, intersect, accordancy, be friends, alliances, intersects, accordant, come across with, acceder, agree, bump into, agreements, alliance, arrange, cross, chime in with, intersected, alighted, agree with, amicable settlement, come across, synchronises, concordant, agreement, be in harmony with, synchronizes, fall into line with, assort well with, be of the same mind, arrangement.

Concurring zıt anlamlı kelimeler, Concurring kelime anlamı

Discordant : Çelişen. Kulak tırmalayıcı. Anlaşmayan. Düzensiz. Akordsuz. Uyuşmayan. Uyumsuz. Kulak tırmalayan. Muhalif. Ahenksiz.

Concurring ingilizce tanımı, definition of Concurring

Concurring kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Agreeing.