Constellate türkçesi Constellate nedir

  • Yıldızlarla süslemek.
  • Takımyıldızlarına benzeyen bir şekilde düzenlemek veya süslemek.
  • Burç şeklini almak.
  • Birlikte demet haline gruplamak.

Constellate ingilizcede ne demek, Constellate nerede nasıl kullanılır?

Constellation : Yeryüzünden bakıldığında, birbirine yakın oldukları sanısını veren ve sanki kendilerine özgü biçimleri varmış gibi görünen yıldız kümelerine verilen genel ad. Gruplaşma. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Birbiriyle ilişkili ya da benzer insanlar ya da şeylerin oluşturduğu grup. Takımyıldız. Gökyüzündeki görünüşleri belli bir şeyin şekline benzetilen veya mitsel bir varlığı temsil ettiği dü. Takımuydu. Konstelasyon. Burç. Seçkinler topluluğu.

Constellations : Birbiriyle ilişkili ya da benzer insanlar ya da şeylerin oluşturduğu grup. Takımyıldız. Birbiriyle bağlantılı ya da birbirine benzeyen insanların ya da şeylerin oluşturduğu grup. Gökyüzündeki görünüşleri belli bir şeyin şekline benzetilen veya mitsel bir varlığı temsil ettiği dü. Burç. Konstelasyon. Seçkinler topluluğu. Takımuydu. Gruplaşma.

Attitude constellation : Demokrasi, tutuculuk gibi birden çok tutum ya da kanıdan oluşmuş ölçüm konusu. Tutum takımı.

In a different constellation : Farklı durumlar altında. Farklı koşullar altında. Değişik bir zamanda.

 

Signal constellation : İşaret yıldızkümesi. İşaret yıldız kümesi. Sinyal yıldızkümesi.

The twelve constellations : Feleğin çemberi. Oniki takımyıldızı. Oniki yıldız grubu. Çarkıfelek.

Zodiacal constellation : Burç. Burçlar kuşağında bulunan, burçların ad aldığı takımyıldızlardan her biri. koç, boğa, ikizler., v.b takımyıldızları. Burçlar takımyıldızı.

İngilizce Constellate Türkçe anlamı, Constellate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Constellate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cluster : Küme. Bir araya getirmek. Kluster. Kümelenmek. Toplamak. Süt sağım ünitesi montaj tablası. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Demet. Salkım. Türküm.

Huddle : Sürü gibi toplanmak. Birbirine sokulup sarılmak. Aceleyle giyinmek. Bir araya toplamak. Yığın. Bir işi acele ve üstünkörü yapmak. Toplanmak. Birbirine sokulmak. Tıkıştırmak. Düzensiz ve karışık toplanmış eşya.

Form : Şekillendirmek. Şekil almak. Geliştirmek. Atlarda ayağın korona bölgesinde oluşan kemik üremeleri. Toplumsal olguların kurucu öğeleri arasındaki iç bağlantı, örgütleniş yöntemi ve etkileşme düzeni. Biçim almak. Şekillenmek. Biçim. Yazılı biçim. Kurmak.

Foregather : Beraber bir araya toplanmak. Karşılaşmak. Bir araya gelmek. Toplanmak. Toplantı yapmak.

Bunch up : Birbirine kenetlenmek.

Star : Yıldız oyuncu. Coğrafya, uzay, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Başrolde oynamak. Yıldız. Gökyüzüne serpilmiş ışıklı noktalardan herbiri. Kümeölçümde küme üyelerinin anlamlı bir kesiminden çekim alan birey. Yıldızlamak. Baş rolü oynamak. Talih.

 

Clump : Küme. Ağır ağır atılan adımların sesi. Sert adım sesi. Ayakkabı pençesi (kalın). Yumruklamak. Tok ses. Yığın. Grup. İndirmek. Ağır ve gürültülü adımlarla yürümek.

Flock : Sürü halinde toplanmak. Sürümek. Kalabalıklaşmak. (sürü) toplanmak. Yün kırpıntısı. Yün yumağı. Sürü halinde hareket etmek. Sürü. Cemaat. Toplanmak.

Bunch : Bir araya toplamak. Bağlam. Kırışmak. Çete. Toplanmak. Demet yapmak. Dermek. Deste. Demet. Takım.

Stars : Yıldız olmak. Başrolde oynamak. Başrolde oynatmak. Yıldız yapmak. Yıldızlamak. Yıldızlar.

Constellate synonyms : huddle together, meet, forgather, gather, bunch together, starring, assemble.

Constellate ingilizce tanımı, definition of Constellate

Constellate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To join luster. To shine with united radiance, or one general light. To unite in one luster or radiance, as stars.