Constellations türkçesi Constellations nedir

  • Takımuydu.
  • Burç.
  • Konstelasyon.
  • Birbiriyle bağlantılı ya da birbirine benzeyen insanların ya da şeylerin oluşturduğu grup.
  • Gökyüzündeki görünüşleri belli bir şeyin şekline benzetilen veya mitsel bir varlığı temsil ettiği dü.
  • Birbiriyle ilişkili ya da benzer insanlar ya da şeylerin oluşturduğu grup.
  • Gruplaşma.
  • Seçkinler topluluğu.
  • Takımyıldız.

Constellations ile ilgili cümleler

English: At different times of year, different constellations can be seen in the sky.
Turkish: Yılın farklı zamanlarında gökyüzünde farklı takım yıldızları görülebilir.

English: Come outside with me and look at the constellations.
Turkish: Benimle dışarı gel ve takım yıldızlarına bak.

English: I am trying to memorise the names of constellations.
Turkish: Takımyıldızların adlarını ezberlemeye çalışıyorum.

English: Ancient astronomers noticed constellations and gave them names.
Turkish: Eski astronomlar takımyıldızları fark ettiler ve onlara isimler verdiler.

English: Most constellations don't really resemble the creatures or characters they are named after.
Turkish: Çoğu takımyıldızı adlarını verdikleri yaratıklara ve karakterlere benzemez.

Constellations ingilizcede ne demek, Constellations nerede nasıl kullanılır?

The twelve constellations : Feleğin çemberi. Oniki yıldız grubu. Oniki takımyıldızı. Çarkıfelek.

 

Attitude constellation : Demokrasi, tutuculuk gibi birden çok tutum ya da kanıdan oluşmuş ölçüm konusu. Tutum takımı.

In a different constellation : Farklı durumlar altında. Farklı koşullar altında. Değişik bir zamanda.

Signal constellation : Sinyal yıldızkümesi. İşaret yıldız kümesi. İşaret yıldızkümesi.

Zodiacal constellation : Burçlar takımyıldızı. Burçlar kuşağında bulunan, burçların ad aldığı takımyıldızlardan her biri. koç, boğa, ikizler., v.b takımyıldızları. Burç.

Constellation : Gruplaşma. Takımyıldız. Gökyüzündeki görünüşleri belli bir şeyin şekline benzetilen veya mitsel bir varlığı temsil ettiği dü. Gökyüzü üzerine rasgele serpilmiş yıldızların kolayca ayırt edilebilmesi için düşünülen kümeler. eskiden kimi kümeler hayvanlara, gemi ve pergel gibi araçlara, biçimlere benzetilmiş; kimi kümelerde zamanın tanrıları olarak tasarlanmıştır. büyükayı, küçükayı, akrep, herkül, çoban gibi. bugün bu adların çoğu kullanılıyor. ancak bölge sınırları 1925'de yeniden belirtilmiş, böylece gökyüzü 88 takımyıldıza ayrılmıştır. Takımuydu. Burç. Yeryüzünden bakıldığında, birbirine yakın oldukları sanısını veren ve sanki kendilerine özgü biçimleri varmış gibi görünen yıldız kümelerine verilen genel ad. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Konstelasyon. Seçkinler topluluğu.

Constellate : Burç şeklini almak. Birlikte demet haline gruplamak. Takımyıldızlarına benzeyen bir şekilde düzenlemek veya süslemek. Yıldızlarla süslemek.

 

İngilizce Constellations Türkçe anlamı, Constellations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Constellations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Asterism : Yıldızlanma. Yıldız şeklinin belirmesi. Yıldız kümesi. Asterizm. Madende yıldız şeklinin belirmesi. Üç yıldız işareti. Üç yıldız işareti (yazı).

Plan : Plan. Kroki. Kurmak. Coğrafya, iktisat, madencilik alanlarında kullanılır. Niyet. Josparını çizmek. Planını çizmek. İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde belirledikleri hedeflere ulaşmak için izleyecekleri yol haritası. bk. kalkınma planı. Bir oluşum, süreç ya da gidişi yöneltmek ve denetim altına almak üzere yapılan düzenleyici tasarımlar bütünü. Joba.

Configuration : Görünüm. Biçimleşme. Yıldız kümesi. Gezegenlerin konumu. Bilgisayar, bilişim, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Düzenleme. Suret. Doku. Konum. Yapı.

Bastions : Kale burç. Kale burcu. Tabya. Kale. İyi korunan yer.

Chunking : Yığma. Lastiğin topaklanması. Bölmeleme. İri parçalar halinde kopma. Daha küçük bilgi birimlerinin daha büyük düzenli birimlere dönüştürülmesi. Büyük parça kopması. Bölümleme. İstifleme.

Bush : Burç (mühendislik terimi). Rakor. Çalılık arazi. Bilezik. Çepel. Çalıya benzer şey. Fidan. Zıvana. Gür saç. Purinçina.

Groupings : Kümelendirme. Toplama. Gruplama. Gruplara ayırma. Kümeleme. Toplanma. Öbekleme.

Mistletoe : Gökçe otu. Ökseotugillerden, elma, armut, kiraz, erik, kavak, meşe gibi ağaçlar üzerinde yarıasalak yaşayan çiçekli bitkilere örnek tür. Ökseotu. Ökse otu. Göğce. Ökseinciri.

Redundancy : Dolambaçlı yoldan konuşma. Gereksiz kelimeler kullanma. Gereksiz çokluk. Laf kalabalığı. Aşırı emek. Gereğinden fazlalık. Bir verinin doğruluğunun korunup korunmadığını sınama olanağı veren, gereksiz olmakla birlikte veriyle tümleşmiş biçimde kullanılmak üzere eklenmiş veri öğesi. bk. eşlik ikili, sağlama sayısı, eşlik damgası. Fazlalık. İhtiyaç fazlası oluş. Dolambaçlı yol.

Design : Bir araştırma sürecinin çeşitli aşamalarında izlenecek yol ve işlemleri tasarlayan çerçeve. Proje yapmak. Olası alıcıları çekebilmek için malların yeni ve farklı bir biçimde sunumu ile ilgili olarak yapılan çalışmalar bütünü. Ölçülendirmek. Tasar-çizim. Düzenlemek. Dizayn etmek. Bilgisayar, bilişim, fizik, iktisat, kimya alanlarında kullanılır. Stilize etmek. Modelini yapmak.

Constellations synonyms : unitisation, natural object, bastion, donjons, network topology, alignment, donjon, constellation, black hole, alignments, horoscopes, bushing, factions, dungeon, configurations, factionalism, unitization, bearings, faction, dungeons, horoscope, star, grouping, topology, bunching, astrological sign.

Constellations zıt anlamlı kelimeler, Constellations kelime anlamı

Artifact : Yapay doku. İnsan yapımı. Yapı. İlk insanların yaptığı sanat eseri. Tarih öncesi insanlarının yaptığı araç. Elişi. Eser. Yapay olgu. Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri.