Groupings türkçesi Groupings nedir
Groupings ingilizcede ne demek, Groupings nerede nasıl kullanılır?
Grouping symbol : Gruplandırma simgesi.
Currency grouping symbol : Para birimi gruplandırma simgesi.
Blood grouping : Kan gruplama. Kan grubunu bulma.
Categorical grouping : Farklı kategorilere göre gruplandırma.
Correction for grouping : Gruplama düzeltmesi.
Groupie : Grubun peşine takılan kız. Bir şarkıcının vb. genç hayranı. Pop müzik topluluğu üyelerinin peşinde koşan kız. Grupiye.
Sorting and grouping : Sıralama ve gruplama.
Grouping : Toplanma. Gruplara ayırma. Kümeleme. Kümelendirme. Türkümleme. Gruplaşma. Toplama. Gruplama. Öbekleme.
Regrouping : Yeniden toplamak. Düzenlerini değiştirmek. Tekrar grup oluşturmak. Yeniden toplama. Yeniden gruplama.
Group acceptance : Kümece benimsenme. Bir toplumsal kümede üyelerden herhangi birini öbür üyelerin benimseyip benimsemediklerini gösteren ve böylece o üyenin küme içindeki yerini belirleyen küme tepkisi.
İngilizce Groupings Türkçe anlamı, Groupings eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Groupings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Coacervation : Birikim. Koaservasyon. Yığın.
Alignment : İşbirliği yapma. Düzenleme. Hizalanma. Sıralama. Uyuşma. Sıraya koyma. Hiza. Ahlaki ve etik bakış açısı. Sıra. Sıraya dizme.
Dung : Bahçe ve tarlaların verimliliğini artırmak amacıyla toprağa karıştırılan ve çok kez zorunlu olan hayvansal gübre. Kemre. Fışkılık. Fışkı. Hayvan gübresi. Bok. Gübre. Toprağı bitekleştirmede çok kez zorunlu olarak kullanılan, örgensel ya da madensel kökenli her türlü özdek. bk. hayvansal gübre, kemre, kimyasal gübre. Ters. Gübrelemek.
Subgroup : Bir kümeyi oluşturan bireylerin aralarındaki kısa çevrimli ilişkilerin yarattığı alt bağlaşmaların her biri. Alt öbek. Altküme. Altgrup. Altbölük. Alt grup. Altöbek. Alt takım. Bağlı bulundukları soy yapısı içinde, kendilerine özgü soydan gelme dinsel kaynaklı: toplumsal, ekonomik ya da kültürel birer uğraşı ve yaşam yöntemleri bulunan, ayrıca, birbirleriyle ilişkilerini kutyasaklaşmış kurallara göre sürdüren topluluklardan her biri. bk. soy. krş. altkültür, yerel bölük. Alt türküm.
Hoi polloi : Velvele. Ayak takımı. Avam. Gürültü. Ayaktakımı. Yaygara.
Amounting to : Tutan. Toplamak. Miktarındaki. Eş değerde olmak.
Arrangement : Sıra. Plan. Düzenlenmiş şey. Bir müzik parçasını yeni bir düzen içinde yeniden kurma, işleme. Düzenleyim. Belirli bir amaçla yazılmış müzik yapıtını, başka bir amaçla kullanılabilecek biçimde yeniden hazırlama. Düzenleyiş. Hazırlık. Uzlaşma. Kombinezon.
Bees : B harfi. Yardımlaşma. Arı. Arılar. Sabit fikir. Arı gibi çalışan kimse. Gün. Tek tek ya da bir toplum düzeni içinde yaşayan, vücutları, özellikle karınları ve arka ayakları kıllarla örtülü zarkanatlılar familyası. en değerli ve en bilinen türü bal arısıdır. a. bk. yaban arıları, odun arıları, ur arıları, yaprak arıları v.b. Takıntı.
Cross hatch : Aksine tarama. Film yapımını kolaylaştırmak amacıyla, aynı bezem içindeki çekimleri bir araya toplama; çalışma gününü elden geldiğince azaltmak için oyuncuların çalışma durumlarını düzenleme işi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Constellation : Yeryüzünden bakıldığında, birbirine yakın oldukları sanısını veren ve sanki kendilerine özgü biçimleri varmış gibi görünen yıldız kümelerine verilen genel ad. Konstelasyon. Gökyüzündeki görünüşleri belli bir şeyin şekline benzetilen veya mitsel bir varlığı temsil ettiği dü. Burç. Takımuydu. Birbiriyle ilişkili ya da benzer insanlar ya da şeylerin oluşturduğu grup. Seçkinler topluluğu. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Gökyüzü üzerine rasgele serpilmiş yıldızların kolayca ayırt edilebilmesi için düşünülen kümeler. eskiden kimi kümeler hayvanlara, gemi ve pergel gibi araçlara, biçimlere benzetilmiş; kimi kümelerde zamanın tanrıları olarak tasarlanmıştır. büyükayı, küçükayı, akrep, herkül, çoban gibi. bugün bu adların çoğu kullanılıyor. ancak bölge sınırları 1925'de yeniden belirtilmiş, böylece gökyüzü 88 takımyıldıza ayrılmıştır.
Groupings synonyms : biotic community, rare earth element, buffalo chip, biological group, abstract entity, lanthanon, cow pie, pigeon droppings, cow chip, lanthanoid, ethnos, cowpie, human race, multitude, coming together, agglomerates, concentrations, association, assemblages, faecal matter, bee, accumulation, categorizations, aggregation, actinon, configuration, abstraction, grouping, assemblage, muck, feces, fecal matter, humanity.
Groupings zıt anlamlı kelimeler, Groupings kelime anlamı
Inactivity : Etkisizlik. Avarelik. Tembellik. Tesirsizlik. Üşengeçlik. Durgunluk. Hareketsizlik.
Certain : Emin. Mutlak. Belirlenmiş. Ayrım. Kimi. Bazı. Kuşkusuz. Herhangi bir. Belirli. Belli.
Sure : Kati. Mutlak. Müspet. Olumlu. Kesin. Soruşturmak. Tabi. Sabit. Sağlam. Mutlaka.

Bu kısımda Groupings kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Groupings ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Groupings anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Groupings ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.