Contraindicative türkçesi Contraindicative nedir

  • Birbirini tutmayan.
  • Ters düzene ait olan.

Contraindicative ingilizcede ne demek, Contraindicative nerede nasıl kullanılır?

Contraindicating : Kontrendike. Tedavinin uygun olmadığını göstermek.

Contraindication : Bir tedavinin uygun olmadığını belirten hal. Tedavinin uygun olmaması. Kontrendikasyon. Belli bir tedavisi uygun olmadığını ve uygulamanın kötü sonuç vereceğini ifade eden durum, kontrendikasyon. Kontraendikasyon. Kontra endikasyon. Zıt etki.

Contraindications : Tedavinin uygun olmaması. Kontrendikasyonlar.

Contraindicate : Tedavinin uygun olmadığını göstermek. Kontrendike.

Contraindicated : Kontrendike. Tedavinin uygun olmadığını göstermek.

Contraindicates : Tedavinin uygun olmadığını göstermek. Kontrendike.

İngilizce Contraindicative Türkçe anlamı, Contraindicative eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contraindicative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Counsel : Önermek. Avukat. Salık vermek. Maksat. Öneri. Tavsiye. Öğütlemek. Öğüt vermek. Akıl vermek. Nasihat vermek.

Inconsistent : İstikrarsız. Çelişkili. Çelişik. Tutarsız. Aykırı. Kararsız. Bağdaşmaz. Değişken.

Inconsequent : Önemsiz. Alakasız. Konu dışı. Tutarsız. Mantıksız.

Advise : Öğütlemek. Bilgilendirmek. Haber vermek. Fikir vermek. Bildirmek. Nasihat etmek. Danışmak. Tavsiyede bulunmak. Öğüt vermek. Salık vermek.

 

Contradictory : Çelişken. Çelişkili. Muhalif. Aykırı. Ters. Çelişkili iddia. Çelişik. Mütenakız. Karşıt.

Reason : Düşünmek. Neden. Usavurmak. Yargılamak. Sonuç çıkarmak. Us. Sağduyu. Etraflıca düşünmek. Sebeb. Akıl.

Rede : Tefsir. Öğüt. Kıssa. Hikaye. Atasözü. Tertip. Masal. Tavsiye. Nasihat. Anlatmak.

Incoherent : Bağdaşmaz. Abuk sabuk. Tutarsız. Manasız. Bağıntısız. Rabıtasız. İpe sapa gelmez. Anlaşılmaz (söz). İnsicamsız. Anlamsız.

Contraindicative zıt anlamlı kelimeler, Contraindicative kelime anlamı

Indicate : Sinyal vermek. İndike etmek. Göstergesi olmak. Bildirmek. Çıtlatmak. Delalet etmek. İşaret etmek. Göstermek. Gerektirmek.

Indication : Tayin. Gösterge. Bulgu. Ölçüm. Bir hastalıkta izlenecek tedavi yöntemi ve müdahalenin belirlenmesi, indikasyon. bir ilacın hangi hastalıklara ve hangi biçimde uygun olacağını veya bir operasyonun hangi koşullarda gerekli olduğunu ifade eder. Gösterme. Çıtlatma. Emare. Gözlem yoluyla elde edilen ve bir bilgiye götürebilecek ipucu.