Cooeying türkçesi Cooeying nedir

  • ” cooee “ bağırışını bağırmak veya haykırmak.
  • Cooee.

Cooeying ingilizcede ne demek, Cooeying nerede nasıl kullanılır?

Cooeyed : Cooee. ” cooee “ bağırışını bağırmak veya haykırmak.

Cooed : Kuğurmak. Öpüşüp koklaşmak. (kumru gibi) ötmek. Cıvıldamak. Sevmek. Cilveleşmek. Ötmek (kumru, güvercin). Ötmek. Kumru gibi ötmek. Üveymek.

Cooee : Dikkat çekmek için avustralya yerli halkı tarafından söylenen uzatılmış bağırış.

Cooeeing : Cooee. ” cooee “ bağırışını bağırmak veya haykırmak.

Cooees : Dikkat çekmek için avustralya yerli halkı tarafından söylenen uzatılmış bağırış. Cooee.

İngilizce Cooeying Türkçe anlamı, Cooeying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cooeying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chilling : Dondurucu. Soğutma işlemi. Buz kristalleri oluşmadan veya fark edilmeyecek düzeyde oluştuğu, genellikle suyun donma noktası üzerindeki bir sıcaklık uygulamasıyla yapılan konservasyon yöntemi. Soğukta depolama. Soğutma. Pelet veya kırılmış tane yemleri küf ve böceklerden korumak amacıyla geliştirilen, silo, ambar ve depolarda serin ve nispeten kuru hava ile % 65 den az nispi nem olacak biçimde normalde sadece bir kez soğutmayla birkaç ay depolamada yeterli olan depolama biçimi. Üşütücü. Soğuk. Soğuma.

 

Change of state : Fizik, uzay alanlarında kullanılır. Katı, sıvı, uçun gibi doğabilimsel bir haldeki bir özdeğin başka bir hale dönüşmesi. Durum değişikliği. Maddenin hal değişimi. Hal değişimi. Bir yıldızın sıcaklığına, basıncına, yoğunluğuna, aydınlatma gücüne ya da kütlesine ilişkin değişim. Durum değişimi. (maddenin) hal değişimi.

Roasting : Kızartma. Fırında kızartma. Cehennem gibi. Kavrulmuş madde. Dili çok sıcak. Grup seks. Tavlama. Çok sıcak. Kavurma.

Poaching : Kanunsuz avlanma. Şeytanlık. Yasa dışı avlanma. Kaçak avcılık. Buğulama. İzinsiz avlanma. Yasadışı avlanma. Kaçak avlanma.

Percolation : Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Dipteki gözenek ve çatlaklar yoluyla, suların yeraltına kaçma olayı. Sızma. Sızıntı. Süzme. Perkolasyon. Süzülme. Suyun taş veya toprak içinde hidrostatik basınçla oluşan hareketi. suyun toprakta, belli bir kanal olmaksızın yeraltı su tabakasına doğru yaptığı hareket.

Toasting : Şerefine içmek. Isıtmak. Yanmak. Kızarmak. Kadeh kaldırmak. Kızartma. Kızartmak. Sağlığına içmek.

Braising : Yemeğin (genelde etin) önce yağda pembeleştirildiği ve sonrasında kapalı bir tavada küçük bir miktar sıvı (et suyu, su, şarap vs) içinde yavaşça pişirildiği pişirme yöntemi. Pişirim. Ağır ateşte pişirme.

Stewing : Sıcaktan boğulmak. Sıcak basmak. Endişelenmek. Pişirme. Kapağı kapalı ve ağır ateşte pişirmek. Kendi suyunda pişirmek. Kısık ateşte pişirmek.

Temperature change : Sıcaklık değişimi. Isı değişimi.

 

Cooeying synonyms : fusion cooking, tenderisation, tenderization, cooeyed, cooeeing, temperature reduction, preparation, culinary art, baking, freeze, sauteing, grilling, browning, freezing, seasoning, refrigeration, frying, broil, cuisine, broiling, cooees, infrigidation, cookery, simmering, heat dissipation, boiling.

Cooeying zıt anlamlı kelimeler, Cooeying kelime anlamı

Artifact : İlk insanların yaptığı sanat eseri. Yapay doku. Yapaylık. Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri. İnsan yapımı. Eser. İnsan eliyle yapılmış şey. Yapı. İnsan eliyle yapılan şey. Elişi.

Cooeying antonyms : natural object.