Chilling türkçesi Chilling nedir

  • Soğuk.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Soğuma.
  • Pelet veya kırılmış tane yemleri küf ve böceklerden korumak amacıyla geliştirilen, silo, ambar ve depolarda serin ve nispeten kuru hava ile % 65 den az nispi nem olacak biçimde normalde sadece bir kez soğutmayla birkaç ay depolamada yeterli olan depolama biçimi.
  • Soğutma.
  • Buz kristalleri oluşmadan veya fark edilmeyecek düzeyde oluştuğu, genellikle suyun donma noktası üzerindeki bir sıcaklık uygulamasıyla yapılan konservasyon yöntemi.
  • Dondurucu.
  • Üşütücü.
  • Soğukta depolama.
  • Soğutma işlemi.

Chilling ingilizcede ne demek, Chilling nerede nasıl kullanılır?

Chilling looses : Soğutma firesi. Karkasın soğuma esnasında su kaybetmesi sonucu sıcak karkas ağırlığıyla soğuk karkas ağırlığı arasında meydana gelen % 1-3 arasında değişen ağırlık kaybı.

Spine chilling : Korkutucu. Ürkütücü.

Chillingly : Pek te dost canlısı olmayan bir şekilde. Uzak ve istemez bir tavırla. Soğutucu şekilde. Dondurarak. Soğukça.

Austrian schillings : Avusturya şilini.

Schilling : Almanya'nın eski para birimi. Avusturya para birimi. Şilin.

Chilliest : Üşütücü. Frigo. Soğuk bir şekilde. Soğuk. Serin.

Chillier : Soğuk. Frigo. Üşütücü. Soğuk bir şekilde. Serin.

Chill out : Sakin kalmak. Sakinleşmek. Sakin ol. Temposu düşük bir elektronik müzik türü. Moralinizi bozmayın. Rahatlamak.

 

Schillings : Şilin. Almanya'nın eski para birimi. Avusturya para birimi.

Chillily : Duygusuzca. Uzak ve istemez bir tavırla. Soğukça. Üşüyerek. Pek te dost canlısı olmayan bir şekilde. Soğukkanlı bir şekilde.

İngilizce Chilling Türkçe anlamı, Chilling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chilling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdomen : Karın (böcek gövdesinde). Batın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın. Abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Karnın altı.

Bleak : Sevimsiz. İnci balığı. Tatsız. Kasvetli. Üzgün. Çıplak. Rüzgar alan. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, sazangiller (cyprinidae) familyasından, 12 cm kadar uzunlukta, pullarını örten gümüşlü bir pigmentin yapay inci olarak kullanıldığı, avrupa ve anadolu ırmaklarında yaşayan bir balık türü. akbalık.

Refrigerate : Dondurmak. Soğutmak. Buzdolabında saklamak. Soğutarak korumak (yiyecek). Serinletmek.

Cooling down : Soğutma aralığı.

Freeze : Bilgisayar, basketbol alanlarında kullanılır. Isı kaybederek sıvı halden katı hale geçme. Donmak. Donakalmak. Don. Kıkırdamak. Don tutmak. Çivi kesmek. Donma. Dondurmak.

Shivery : Titrek. Tüyler ürpertici.

Frostier : Buzlu. Donuk. Kırağı kaplı. Buz tutmuş. Ağarmış. Kırağılı. Kır. Mesafeli.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

 

Chilling synonyms : becoming cold, cryo, calmer, angular, a amplitude mod, apathetical, frostiest, estrangements, cooldown, brumal, cooling, a c deformity, freezers, aloof, chillier, abdominal palpation, bleaker, hypothermia, cryogen, a c syndrom, alarming, deep freezer, abdominal distention, abdominal pain, alienation, abattoir, abaxial, estrangement, abdominal ovariectomy, calmest, as cool as a cucumber, scarey, ice box.

Chilling zıt anlamlı kelimeler, Chilling kelime anlamı

Unalarming : Panik yaratmayan. Alarma sebep olmayan. Endişe verici olmayan.

Chilling ingilizce tanımı, definition of Chilling

Chilling kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Depressing. Making chilly or cold. A chilling manner. Cold. Distant. Discouraging. As, a chilling breeze.