Cotta türkçesi Cotta nedir

  • Papaz tarafından giyilen kısa cüppe.
  • Yün elbise.

Cotta ile ilgili cümleler

English: He was looking forward to spending the weekend with her in their little cottage in Somerset.
Turkish: Somerset'teki küçük yazlıklarında hafta sonunu onunla geçirmeye can atıyordu.

English: I saw a cottage in the distance.
Turkish: Uzakta bir kulübe gördük.

English: I wanted to buy my neighbor's cottage, but it had already been sold when I got there.
Turkish: Komşumun yazlığını satın almak istedim, ama ben oraya vardığımda çoktan satılmıştı.

English: His cottage is on the coast.
Turkish: Onun kulübesi kıyıda.

English: Ali invited us to his summer cottage.
Turkish: Ali bizi yazlığına davet etti.

Cotta ingilizcede ne demek, Cotta nerede nasıl kullanılır?

Terra cotta : Toprak kukla. Pişmiş lüleci çamur. Pişmiş lüleci çamuru. Kızıl balçık. Topraktan yapılmış kukla. Pişirilmiş toprak. Çömlek. Kırmızı pişmiş kil ürünü. Kiremit rengi.

Cottage : (genelde eşcinseller) topluma açık bir yerde seks yapmak. Köşk. Sayfiye evi. Kır evi. Kırevi. Küçük ev. Yazlık ev. Kulübe.

Cottage cheese : Amerika, britanya ve diğer bazı ülkelerde, ekşimiş yağsız süt pıhtısından elde edilen ve olgunlaşma süresi bir iki gün olan beyaz peynir çeşidi. Lor peyniri. Bir tür yumuşak beyaz peynir. Katıç peyniri. Çökelek peyniri. Süzme peynir.

 

Cottage drier : Kurutma odası.

Cottage hospital : Sağlık ocağı. Küçük hastane.

Country cottage : Kır veya bağ evi.

Cottage industry : Küçük ev sanayii. (ev içi) küçük ölçekli üretimi sanayii. Ev içi üretimi sanayii.

Thatched cottage : Samandan kulübe. Kamıştan veya sazdan veya ottan çatılı ev veya kulübe.

Cottagers : Ufak evde oturan. Sayfiye evinde oturan kimse. Rençper.

Cottar : Köylü çiftçi. Çiftlik işçisi. Kiracı çiftçi. Ağaç çivi. İğne. Rençper.

İngilizce Cotta Türkçe anlamı, Cotta eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cotta ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Complex body part : Kompleks vücut parçası.

Os : Metalik kimyasal element. Os planum. Os karpale ıv. Kemik. Üçüncü parmak kemiğinde yer alan susam kemiği. Os tarsale ıv. Os karpi intermediyum. Os tarsale ııı. Delik. Os lunatum.

Rib : Kiriş. Yaprak damarı. Kotlet. Zevce. Dört ayaklı omurgalılarda çift ve hafifçe kıvrık bir seri ince kemik ya da kısmen sırt taraftan omurgaya, karın tarafından bir kısmı göğüs kemiğine hareket edebilecek şekilde eklemli bulunan kıkırdaklı çubuklar. eğe kemiği. bazı böceklerin yumurtaları üzerinde boyuna uzanan kabarık yapılar. dinoflagellatların yüzeydeki kabarık çıkıntıları. Hanım. Takılmak. Pirzola. Kaburga. Fitil (kumaş).

Structure : Her tür dizge, bileşik, molekül, atom ve çekirdekten bir araya gelen nesne ya da parçaların birbirine göre oluşturdukları düzenlenim. Bir halkbilim olay ya da ürününün örge öbeği, örge tümgesi ya da örge tümgeleri biçimindeki içyapısı. bk. örge, örge tümgesi. krş. dışyapı. Planlamak. Bina. Belli bir dilin bölümlerini birbirine bağlayan ilişkiler bütünü. söz gelişi, türkçenin ses yapısı, seslerin birbiri ile ilişkilerine, şekil yapısı da ek ve köklerin karşılıklı ilişkilerine bağlı bir sistem, bir bütündür. İçyapı. Biçimlendirmek. Şekillendirmek. Duvarlar ya da sütunlar üstüne oturtulmuş bir çatısı bulunan, insanların, hayvanların ve malların barınması ya da başka gereksinmeleri karşılamaları amacıyla yapılmış; bir yapıtasarcılık ürünü. Kayaç kütlelerinin kıvrılma, kırılma gibi biçim değiştirme olayları ve iç itim sonucu birbirleriyle ilgili durumları.

 

Body structure : Vücut yapısı.

Vertebrate : Omurgalı. Omurgalılar. Vertebreli. Omurgalı hayvan. Omurgalı (hayvan).

Craniate : Omurgalı. Omurgası olan. Kafatası olan. Omurgalı (hayvan).

Bone : Kemikler. Kılçıklarını ayıklamak. Kemiğin önce bir alkali çözeltisinde, sonra bir hidroklorik asit çözeltisinde işlenip daha sonra kireçle çöktürülmesiyle elde edilen, en az % 17 fosfor içermesi koşul olan bir ürün. Ayıklamak. Tartışma konusu. Süyek. İskeleti oluşturan, içinde kollagen teller ve kalsiyum tuzları bulunan, süngerimsi kemik ve sert kemik olmak üzere iki tipi olan, kasların bağlanmasıyla hareketi sağlayan, uzun, kısa ya da değişik boylarda olabilen, sertleşmiş bir özelleşmiş bağ dokusu tipi. Kemiklerini ayıklamak. Sünük. Üstühan.

Cotta synonyms : true rib, bodily structure, costal cartilage, anatomical structure.

Cotta ingilizce tanımı, definition of Cotta

Cotta kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A surplice, in England and America usually one shorter and less full than the ordinary surplice and with short sleeves, or sometimes none.