Counterfoils türkçesi Counterfoils nedir
- Dip koçanı.
- Makbuzun dip koçanı.
- Kağıdın dağıtılmayan kısmı.
- Senet koçanı.
- Koçan.
- Makbuz koçanı.
- Kupon.
- Çek dip koçanı.
Counterfoils ingilizcede ne demek, Counterfoils nerede nasıl kullanılır?
Counterfoil : Dip koçanı. Makbuz koçanı. Makbuzun dip koçanı. Çek dip koçanı. Belge sayı ve yazılımlarını kapsayan dip parçası. çek, ödek, tecimsel belgitlerle diğer belgelere ilişkin yazılımın bir tıpkısı olup yapılagelen işlemleri izlemek gerektikçe yapılacak incelemelerde bir dayanak ve tutamak olmak üzere zımbalı yerinden kesilerek işlemi yapan kuruluşça saklanan dip tıpkı. Kupon. Kağıdın dağıtılmayan kısmı. Senet koçanı. Çek ya da makbuzun dip koçanı.
Counterforce : Karşı güç.
Counterfort : Kaplama duvarı güçlendirmek için duvarcılıkta payanda çeşidi. Ayak. Göğüsleme. Kontrfor. Payanda. Dayanma ayağı. Destek.
Counterfeit : Bir markanın özdeşi. Düzme. Kalp. Sahte şey. Yapmacık. Kaçak eşlem. Basmak. Taklit etmek. Yalancı. Bir filmin benzeri olarak habersizce gerçekleştirilmiş film. bir filmden, habersizce çıkarılmış eşlem.
Counterfeit coin : Taklit para. Sahte para. Uydurulmuş, benzetilmiş düzme para. Kalp para. Sahte madeni para. Kalp madeni para.
Counterfeit money : Sahte döviz. Sahtesi yapılmış para. Para yetkelerinin iradesi dışında basılan ve dolayısıyla yasal olmayan para. Asıl paradan daha düşük olan para. benzetme para. Çürük para. Taklit para. Kalp para. Sahte para. Düzmece para. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
Counterfeited : Taklit etmek. Kalp para basmak. Sahtesini yapmak. Sahte şey. Kalp para. Yalancı. Sahte. Para basmak. Yapmacık. Basmak.
Counterfeit currency : Kalpazanlık. Kalp para. Sahte para. Sahte döviz.
Counterfeitly : Sahte olarak. Sahte para basarak. Sahtesini yaparak.
Counterfeiters : Kalpazan. Sahteci. Sahtekar. İkiyüzlü. İki yüzlü.
İngilizce Counterfoils Türkçe anlamı, Counterfoils eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Counterfoils ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Voucher : Alışverişlerde ödenen vergi dahil paranın miktarını, malın cinsini, firma adını ve alışveriş tarihini gösteren belge. krş. fatura. Doküman. Kefil. Belge. Belgit. Makbuz. Senet. Fiş. Vesika.
Counterfoil : Belge sayı ve yazılımlarını kapsayan dip parçası. çek, ödek, tecimsel belgitlerle diğer belgelere ilişkin yazılımın bir tıpkısı olup yapılagelen işlemleri izlemek gerektikçe yapılacak incelemelerde bir dayanak ve tutamak olmak üzere zımbalı yerinden kesilerek işlemi yapan kuruluşça saklanan dip tıpkı. Çek ya da makbuzun dip koçanı.
Corncob : Mısır bitkisinin kılıfsız taneli koçanı. Somak. Mısır koçanından pipo. Tanesiz koçan. Sömek. Mısır koçanı. Mısır koçanı pipo. Taneli koçan.
Coupon : Üstün nitelikte kumaş parçası. Daha genel olarak borç üzerindeki faiz oranı. Bono. Çekilişlerde kesilerek kullanılan basılı parça. Faiz kuponu. Piyango biçiminde düzenlenmiş. Tahvillerin üzerinde bulunan ve belirli zamanlarda sahibine faiz olarak gelir sağlayan kesilmiş parça. işveren tarafından çalışanlara verilen para değeri olan fiş. bk. karne 1.
Coupons : Faiz kuponu. Bono. Kuponlar.
Vouchering : Doküman. Belge. Makbuz. Vesika. Belgit. Kefil. Fiş. Senet. Tanıt.
Core : Ortasmdan geçen okuma/ yazma telinden belli bir yönde akım geçirildiğinde belli bir yönde mıknatıslanan ve bu durumunu, telden ters yönde bir akım geçirilmedikçe koruyan, olabildiğince küçük boyutlarda, halka biçiminde, bilgisayar ana belleği olarak kullanılan çekirdek belleği oluşturan mıknatıslı öğe. Eşelek. Göbek. Öz yapı. Göbeğini almak. Çekirdek. Bir makaranın ortasında, makaraya bağlı olmayarak kendi başına da kullanılabilen, genellikle düzensiz sarmaların yol açabileceği çizinti ya da çiziklerden korumak amacıyla negatiflerin sarıldığı, yoğruktan ya da paslanmaz çelikten silindir biçimindeki parça. Bilişim, fizik, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. İçini çıkarmak. Dolgu.
Stub : Bilet parçası (tiyatro veya sinema vb'ne girdikten sonra müşterinin elinde kalan). Çarparak incitmek (ayak parmağını). Ayağını bir yere çarpmak. Köklerden temizlemek. Kütük. (sigara) söndürmek. Ayak parmağını çarparak incitmek. Sigara izmariti.
Cob : Küçük yuvarlak ekmek. Kömür gibi. İri fındık. Erkek kuğu. Midilli. Topak. Tanesiz koçan. Mısır koçanı.
Record : Atletizmin herhangi bir dalında, yönetmeliğe uygun olarak o zamana değin elde edilmiş derecelerin en üstünü ya da eşiti. İşlemek. Atletizm, bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Teybe almak. Plak. Tutanak yazmak. Tutanak. Kayıt. Yazmak. Kayda almak.
Counterfoils synonyms : check stub, spadix, corncobs, stubbing.

Bu kısımda Counterfoils kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Counterfoils ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Counterfoils anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Counterfoils ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.