Koçan nedir, Koçan ne demek

  • Marul, lahana vb. sebzelerde yaprakların çıktığı sert gövde.
  • Mısırın tanelerini taşıyan, üzeri yaprakla sarılı, püsküllü meyvesi.
  • Belge, izin belgesi.
  • Defter biçimindeki makbuz ve biletlerin zımbalı bölümü koparıldıktan sonra cilde bağlı kalan parçası
  • Mısırın taneleri atıldıktan sonra kalan sert bölüm.
  • Tapu senedi.

"Koçan" ile ilgili cümleler

  • "Kafa koçanı."
  • "Cebinde de otuz dönümlük bir tütün koçanı vardı." - N. Cumalı
  • "Makbuz koçanı."

Yerel Türkçe anlamı:

[Bakınız: kafa kâğıdı]

Makbuz.

Boyunduruğu araba okuna bağlayan kayış.

Tapu senedi.

Nüfus cüzdanı

Yerelması.

Biyoloji'deki anlamı:

Ana ekseni etli ve kalın olan, genellikle bir spata tarafından sarılmış basit rasemöz çiçek durumu. Spadiks.

Bilimsel terim anlamı:

Belge sayı ve yazılımlarını kapsayan dip parçası.

Çek, ödek, tecimsel belgitlerle diğer belgelere ilişkin yazılımın bir tıpkısı olup yapılagelen işlemleri izlemek gerektikçe yapılacak incelemelerde bir dayanak ve tutamak olmak üzere zımbalı yerinden kesilerek işlemi yapan kuruluşça saklanan dip tıpkı.

İngilizce'de Koçan ne demek? Koçan ingilizcesi nedir?:

spadix, counterfoil

Fransızca'da Koçan ne demek?:

spadice

Koçan hakkında bilgiler

Goçan (Farsça: قوچان), İran'ın Razavi Horasan Eyaleti'nde şehir.

 

Eyaletin aynı isimli Goçan şehristanı'nın yönetim merkezi olan şehrin 2006 yılı resmi nüfusu 96.953 kişi ve 25.066 hanedir.

Kent ahalisini Kürtler, Farslar ve Türkmenler oluşturur.Kuçan,Türkmenistan sınırına 10 km., Meşhed'e 120 km. uzaklıktadır.

Şehir bağlı olduğu eyaletin doğusunda, Şah Cihan Dağları'nın kuzeyinde Türkmen sınırına 10 km. mesafade kurulmuştur. Tarihinde pek çok büyük deprem yaşayan kent, 1895 yılında eski şehrin doğusuna, bugünkü yerine taşınmıştır.

Koçan anlamı, kısaca tanımı:

Koçan bağlamak : Mısırda koçan oluşmak.

Dip koçanı : Hesap çıkarmaya, gerektiğinde koparılan parça ile karşılaştırma yapmaya yarayan ve yaprakları deftere bağlı olan bölüm.

Kafa koçanı : Nüfus cüzdanı.

Koçancı : Koçan işleriyle uğraşan kimse.

Marul : Birleşikgillerden, geniş ve uzun olan yeşil yaprakları taze olarak yenilen bir bitki (Lactuca sativa).

Lahana : Turpgillerden, geniş ve kalınca kat kat yaprakları olan, güz ve kış sebzesi olarak yetiştirilen ve birçok türü olan bitki, kelem (Brassica oleracea).

Sebze : Genellikle pişirilerek yenen bitkiler veya bunların taneleri, göveri, göverti, sebzevat, zerzevat.

Yaprak : Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak. Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Sarma yapılmış olan asma yaprağı.

 

Sert : Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Güçlü kuvvetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Titizlikle uygulanan, sıkı. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız.

Gövde : Kesilmiş hayvanın, sakatatı alındıktan sonraki durumu. Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm. Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü. İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm. Bir şeyin asıl bölümü. Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime.

Mısır : Buğdaygillerden, gövdesi boğumlu ve kalın, yaprakları şerit biçiminde, boyu yaklaşık 2 metre olabilen, erkek çiçekleri tepede salkım durumunda, dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan bir kültür bitkisi (Zea mays). "Duymayan kalmadı" anlamındaki Mısır'daki sağır sultan bile duydu atasözünde geçen bir söz. Bu ürünün taneleri. Bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü.

Hora : Birçok kişi tarafından el ele tutuşarak oyun müziği eşliğinde oynanan bir halk oyunu.

Belge : Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb., vesika, doküman.

İzin : Bir kimseye çalıştığı yerce verilen tatil. Bir şey yapmak için verilen veya alınan özgürlük, müsaade, ruhsat, icazet, mezuniyet.

Tapu : Bir taşınmazın üstündeki mülkiyet hakkını gösteren belge. Tapu işlerinin yürütüldüğü kuruluş.

Koçan kılıfı : Mısır koçanı ve koçandaki taneleri dıştan örten kılıf biçimindeki yapraklar.

Koçancılık : Koçancının yaptığı iş.

Koçanlı : Kastamonu kenti, Taşköprü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Diğer dillerde Koçan anlamı nedir?

İngilizce'de Koçan ne demek? : n. corncob, stub, counterfoil, coupon, slip

Fransızca'da Koçan : talon [le]

Almanca'da Koçan : Strunk; (mısır) Kolben

Rusça'da Koçan : n. початок (M), кочерыжка (F), талон (M)