Stub türkçesi Stub nedir

  • (sigara) söndürmek.
  • Taşa çarpmak.
  • Ayağını bir yere çarpmak.
  • Çarparak incitmek (ayak parmağını).
  • Dip koçanı.
  • Sigara izmariti.
  • Kütük.
  • Bilet parçası (tiyatro veya sinema vb'ne girdikten sonra müşterinin elinde kalan).
  • Köklerden temizlemek.
  • Bastırıp söndürmek (sigara).
  • Koçan.
  • Ayak parmağını çarparak incitmek.
  • Kökünden sökmek (ağaç).
  • Vurmak.

Stub ile ilgili cümleler

English: Ali has always been stubborn.
Turkish: Ali her zaman inatçıydı.

English: Ali is a stubborn guy.
Turkish: Ali inatçı bir adamdır.

English: Ali is a stubborn person.
Turkish: Ali inatçı bir kişidir.

English: Ali can be quite stubborn.
Turkish: Ali oldukça inatçı olabilir.

English: Ali can be awfully stubborn.
Turkish: Ali çok inatçı olabilir.

Stub ingilizcede ne demek, Stub nerede nasıl kullanılır?

Stub a cigarette out : Sigarayı bir şeye bastırarak söndürmek.

Stub area : Saplama alanı. Bilgi yordamı alanı. Bilgi yordam alanı.

Stub axle : Dingil füzesi. Aks mili. Aks mafsalı. Ölü mil. Dingil. Ön tekerleği taşıyan kısa metal çubuk. Aks. Kısa dingil.

Stub cable : Saplama kablo.

Stub loader : Bilgi yordamı yükleyicisi. Bilgi yordam yükleyicisi.

Stub out : Söndürmek. Bastırıp söndürmek (sigara).

Cigarette stub : Sigara izmariti.

Ticket stub : Biletin müşteride kalan kısmı. Bilet koçanı. Bir ziyaretçinin ödeme yaptığının kanıtı olarak saklayacağı ve oturma yerini gösteren bir biletin küçük parçası. Biletin kontrolden sonra müşteride kalan parçası.

 

Incompatible version of the rpc stub : Rpc saplamasının geçersiz sürümü.

Pay stub : Maaş makbuzu. Maaşın ödendiğini gösteren belge.

İngilizce Stub Türkçe anlamı, Stub eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stub ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cob : Kısa bacaklı binek atı. Kerpiç. Kömür gibi. Erkek kuğu. Topak. Küçük yuvarlak ekmek. İri fındık. Mısır koçanı.

Batters : Güm güm vurmak. Yıpratmak. Vuruş yapan oyuncu. Sert darbelerle vurmak. Hor kullanmak. Hırpalamak. Dövmek. Yağ un ve yumurta karışımı hamur. Yumruklamak.

Be reflected : Yansıtılmak. Yansımak.

Corncob : Taneli koçan. Tanesiz koçan. Sömek. Mısır bitkisinin kılıfsız taneli koçanı. Mısır koçanı pipo. Mısır koçanından pipo. Mısır koçanı. Somak.

Counterfoils : Çek dip koçanı. Kupon. Makbuz koçanı. Senet koçanı. Makbuzun dip koçanı. Kağıdın dağıtılmayan kısmı.

Beats : Volta vurmak. Dayak atmak. Yuvasından çıkarmak (av). Çırpmak. Girişim. Çalmak (davul). Pataklamak. Alt etmek (argo terim). Yenmek.

Biffed : Bıff. Yumruk. Yumruk vurmak. Am. Yumruklamak. Vajina. Yumruk atmak. Darbe. Çarpmak.

File : Tek sıra halinde yürümek. Birbirleriyle ilişkili, düzenlenmiş bir tutanaklar topluluğu. Dizim. Resmi işleme koymak. Kuyruk. Dosyalama yapmak. Bilgisayar, bilişim, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir konu hakkında toplanan belgeler. Törpülemek. Dosya.

 

Boff : Seks yapmak. Son vermek. Birini götürmek. Büyük gişe başarısına sahip oyun. Bitirmek. İçten gelen gülme. Hit parça. Yellenmek. Ses getiren liste başı şarkı.

Stub synonyms : plant part, plant structure, stub up, counterfoil, calendars, quench, birches, corncobs, calendar, birch, stump, spadix, stub out, stubbing, biff, extinguish, enrollments, chumping, blow out, billets, enrollment, chump, biffs, billet, bang, stubs, birched, coupons, chumped, stubbed, snuff out, cigarette stub, core.

Stub zıt anlamlı kelimeler, Stub kelime anlamı

Ignite : Ateşlemek. Tutuşmak. Yakmak. Ateş almak. Yanmak. Tutuşturmak.

Miss : Hanım. Evli olmayan bayan. İsabet ettirememek. Özlem duymak. Kaçırmak. Özlemek. Karavana. Iska. Matmazel. Iska geçmek.

Stub ingilizce tanımı, definition of Stub

Stub kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To grub up by the roots. That part of a tree or plant which remains fixed in the earth when the stem is cut down. To extirpate. As, to stub up edible roots. The stump of a tree. Applied especially to the stump of a small tree, or shrub.