Credit squeeze türkçesi Credit squeeze nedir

  • Kredi sınırlaması.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Kredi sıkışıklığı.
  • Kredi darboğazı.
  • Kredi darlığı.
  • Para sunumunu sınırlandırarak iktisadi etkinlikleri daraltmak amacıyla hükümet tarafından bankalarca uygulanan kredi faiz oranlarının yükseltilmesi, kredilerin kontrol edilmesi gibi kredi açmayı zorlaştıran önlemler.
  • Kredi kısıtlayıcı önlemler.

Credit squeeze ingilizcede ne demek, Credit squeeze nerede nasıl kullanılır?

Credit : Bir parayı, sayışımın alacaklı bölümüne yazma. Para yatırmak. Alacak. Emniyet. Yatırmak. Güvenmek. Kredi. Kredisine yazmak. Belli bir öğrenimin tamamlanması için öğrencilerden istenilen her türlü kuramsal ve uygulamalı çalışmalar göz önünde tutularak, bir yarı-yıl ya da bir öğretim yılı okutulan herhangi bir dersin, okul programı bütünlüğü içindeki değerini niceliksel olarak gösteren birim. Güven.

Squeeze : Baskı yapmak. Sızdırmak. Merkez bankasının paranın değerini artırmak amacıyla para sunumunu daraltması. piyasalarda sunumun yeterli olmadığı durumda istem fazlasının yüksek fiyatlarla dengelendiği durum. maliyetlerdeki artışların tüketiciye yansıtılamadığı ve dolayısıyla karların azaldığı durum. Sıkmak (meyve veya ıslak bez vb'ni). Sığmak. Sıkıştırmak. El sıkma. Zorla koparmak. Kalabalık. Zorla almak.

 

Credit account : Kredi hesabı. Hesabın alacak tarafı. Müşteriye alışverişte bulunması için belirli sınırlar çerçevesinde açılan hesap. bankaların, cari hesap koşulları çerçevesinde kendisiyle sürekli olarak ticari ilişkide bulunan kişilere açtığı kredi türü. kredi kartına bağlı olarak belli sınırlar içinde açılan hesap. Açık hesap.

Credit advice : Alacak dekontu.

Credit agency : Kredi kuruluşu. Kredi kurumu.

Credit agent : Sigorta acentesi.

İngilizce Credit squeeze Türkçe anlamı, Credit squeeze eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Credit squeeze ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

 

Credit restrictions : Kredi tahdidi.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Credit rationing : Kredi kısma. Kredi sınırlandırması. Kredi tayınlaması. Kredi isteminin sunumdan fazla olması durumunda faiz oranı dışındaki araçlarla aşırı kredi isteminin daraltılması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Credit squeeze synonyms : ability to pay approach, abnormal budget receipts, a shift in demand, a change in supply, a type mutual funds, a pass through certificate, ability rent, measures of credit restrictions, a change in individual demand.