Crested curassow türkçesi Crested curassow nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Tavuksular (galliformes) takımının, ağaç tavuğugiller (cracidae) familyasından, 95 cm kadar uzunlukta, eti yenen, güney amerika'da yaşayan bir tür.
  • Hokko.

Crested curassow ingilizcede ne demek, Crested curassow nerede nasıl kullanılır?

Crested : Zirveye varan. Armalı. Sorguçlu. Tepeli. Sütre gerisinde. Taraklı. Antetli. İbikli.

Curassow : Ağaç tavuğu. Sülüne ve evcil kümes hayvanlarına benzer püskül tüyleri olan büyük av kuşu.

Crested borneo fireback pheasant : Tepeli borneo alev sırtlı sülünü. Ana vatanı java ve güney borneo olan, yarı tropikal ortamda yaşayan, kafes ortamına çok rahat uyum sağlayan, çok güzel renklere sahip sülün ırkı.

Crested lark : Tepeli toygar. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, tarla kuşugiller (alaudidae) familyasından 18 cm kadar uzunlukta, sırtı kül kahverengi, karnı beyaz kül rengi olan, avrupa, asya ve kuzey afrika'da tarlalarda yaşayan bir tür. tepeli tarla kuşu.

Crested penguin : İbikli penguen.

Crested screamer : Kariyama. Bataklık kuşları (grallae) takımının kariyamagiller (cariamidae) familyasından, 52 cm kadar uzunlukta, ayakları ve gagası kırmızı, güney amerika'da yaşayan bir tür.

İngilizce Crested curassow Türkçe anlamı, Crested curassow eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Crested curassow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acacia : Salkım ağacı. Akasya sakızı. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Akasya.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Aardvark : Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Borudişli.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

 

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Crested curassow synonyms : abiotic environment, a chromosome, aardvarks, abramis zone, a site, a cell.