Cross reference türkçesi Cross reference nedir

  • Çapraz başvuru.
  • Çapraz ilgi.
  • Gönderme.
  • Çapraz-başvuru.
  • Dipnot.
  • Bir kitabın veya belgenin bir bölümünden aynı kitabın veya belgenin başka bir bölümüne yapılan başvuru.

Cross reference ingilizcede ne demek, Cross reference nerede nasıl kullanılır?

Cross : Kesişen. Biyoloji, tarih alanlarında kullanılır. Geçirmek. Hilekar. Çaprazlama. Karşıya geçmek. Yüksek organizmalarda, genetik olarak farklı dişi ve erkek bireyler arasındaki çiftleşme. mikroorganizmalarda genetik çaprazlama farklı eşey tiplerinin konjugasyonu ile yapılan, virüslerde ev sahibi hücrelerin farklı genotipteki viral parçalar ile enfekte olmasını gerektiren genetik madde değişimi. Kızgın. Kesişmek. Dargın.

Reference : İma. Yararlanılan kaynak. Arıtlama. Havale. Bahsetme. Üstüne alma, önerme, bilgi verme. bir nesnenin oluşunu başka bir nesnenin sonucu olarak sayma, ya da bir nesneyi bir başkasından çıkmış olarak gösterme. Bonservis. İşinden ayrılan işçiye işveren tarafından verilen ve görevini iyi yaptığını belirten belge. Söz etme. Dayanak.

Cross reference card : Gönderme fişi. Katalogda okuyucuyu bir yerden başka bir yere göndermek amacıyla hazırlanan "bakınız" ya da "ayrıca bakınız" fişi.

Cross reference listing : Çapraz başvuru listesi.

 

Cross reference program : Karşıt referans programı.

Page number cross reference : Sayfa numarası çapraz-referransı.

Sequence number cross reference : Sıra numarası çapraz referansı.

İngilizce Cross reference Türkçe anlamı, Cross reference eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cross reference ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Forwarding : Sevk. Nakletme. Nakliye. Taşıma. Bir malın bir yerden bir başka yere, bir kişiden bir başka kişiye gönderilmesi. Yollama. Taşımacılık. Sevkiyat. İrsal.

Delivery : Teslim etme. Dağıtım. Konuşma biçimi. Malların alıcısına veya temsilcisine fiilen verilerek el değiştirilmesi süreci. Sevkiyat. Verim. Bir şeyi, verilmesi gereken yere verme. Duruşmadan bağışık tutulma. Temin. Dağıtma.

Footnoting : Hamiş. Dip not. Haşiye. Dipnot koymak. Alt yazı.

Mapping : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Haritacılık. Bir uzaydaki matematiksel nesnelere karşılık, başka bir uzayda kimi nesneler gösterme işlemi.

Footnote : Dip not. Alt yazı. Dipnot koymak. Haşiye. Hamiş.

Postscript : Yazılım eki. Bir yazılımda imzadan sonra eklenen sözcükler. Ek yazı. Kitaba sonradan yazılan ek bölüm. Haşiye. (mektupta) not. Ek. Hamiş. Not (mektubun altındaki).

Footnotes : Dipnotlar. Altbilgiler.

Postfaces : Not. Ek yazı. Ek. Kitaba sonradan yazılan ek bölüm.

Dismissal : Bırakma. İşten çıkarılma. Azletme. Görevden alma. Aklından çıkarma. Ciddiye almayı reddetme. Kafasından çıkarma. Açığa çıkarmak.

Allusions : Laf çaktırma. Zikir. Taş. Anıştırma. Kinaye. İma. Bahis. İmleme. Dokundurma.

Cross reference synonyms : dismissals, conveyance, expedition, lation, allusion, consignment, annotations, despatch, conveyances, crossreference, dispatch, crossreferences, consignments, postscripts, annotation, footnoted.