Crystallises türkçesi Crystallises nedir

  • Şekil almak veya biçimlenmek.
  • Belirginleştirmek.
  • Billurlaştırmak.
  • Billurlaşmak.
  • Kristal hale gelmesine neden olmak.
  • Aydınlığa kavuşturmak.
  • Kristalleştirmek.
  • Açıklığa kavuşturmak.
  • Kristal hale getirmek.
  • Işık tutmak.
  • Şekil alma veya biçimlendirilmesine neden olmak.
  • Açıklık getirmek.
  • Aydınlatmak.
  • Anlaşılmaz olması nedeniyle açıklığa kavuşturmak (ayrıca crystalize).

Crystallises ingilizcede ne demek, Crystallises nerede nasıl kullanılır?

Crystallise : Kristalleştirmek. Açıklık getirmek. Aydınlığa kavuşturmak. Şekil alma veya biçimlendirilmesine neden olmak. Şekil almak veya biçimlenmek. Aydınlatmak. Belirginleştirmek. Anlaşılmaz olması nedeniyle açıklığa kavuşturmak (ayrıca crystalize). Billurlaştırmak. Kristal hale getirmek.

Crystallised : Şekil alma veya biçimlendirilmesine neden olmak. Kristal hale getirmek. Belirginleştirmek. Anlaşılmaz olması nedeniyle açıklığa kavuşturmak (ayrıca crystalize). Açıklık getirmek. Kristalleştirilmiş. Kristal hale gelmesine neden olmak. Kristalleştirmek. Şekil almak veya biçimlenmek. Kristalleşmiş.

Crystallisation : Billurlaşma (kristal biçimini veya eklini alma). Kristaller oluşumu. Kristallendirme. Kristalleşme. Biçimlenmesine veya şekil almasına neden olma. Kristallere dönüşmesine neden olma (ayrıca crystallization). Kristalizasyon. Kristale şeklini alma. Billurlaşma. Bir özdeğin çözeltiden, sıvı ya da uçuk halinden katı hale geçerken üç-boyutlu, düzenli bir biçim alması.

 

Crystallising : Kristal hale gelmesine neden olmak. Kristalleştirmek. Kristal hale getirmek. Şekil almak veya biçimlenmek. Şekil alma veya biçimlendirilmesine neden olmak. Belirginleştirmek. Açıklık getirmek. Anlaşılmaz olması nedeniyle açıklığa kavuşturmak (ayrıca crystalize).

Recrystallisation : Yeniden kristalleştirme.

Crystalline phase : Kristal faz. Kristalli evre.

Crystalline schist : Billurlu şist. Kristalin şist. Kristalli şist. Kristalen şist.

Crystalline solid : Kristal katı. Kristalin katı. Öğecik ya da özdecikleri bir buzsul örgüsü içinde düzenlenmiş katı özdek. Buzsul katı. Kristalin.

Crystalline structure : Kristal yapısı. Kristal yapı. Kristalli yapı.

Crystalline rock : Kırılcal kayaç. Billuri kaya. Billuri kayaç.

İngilizce Crystallises Türkçe anlamı, Crystallises eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crystallises ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tease out : Didiklemek. Önemli noktaları ayırmak.

Crystalize : Kristalleşmek. Anlaşılmaz olması nedeniyle açıklığa kavuşturmak (ayrıca crystalise).

Effloresce : Olgunlaşma. Gelişmek. Çiçeksimek. Tozlanma. Gelişip olgunlaşmak. Tozlaşmak. Çiçek açmak. Serpilmek.

Enlightens : Bilgilendirmek. Açıklamak. Öğretmek. Tenvir etmek. Bilgi vermek.

Elucidates : Açıklamada bulunmak. İzahat vermek. İzah etmek. Anlatmak. Açığa kavuşturmak. Açıklamak.

Disambiguating : Açık hale getirmek. Dil bilgisel bir yorum getirmek. Belirsizliği gidermek.

 

Crystallizes : Tebellür etmek. Kristalize etmek. Belirginleşmek. Kristalleşmek.

Clarified : Aydınlatılmış. Arıtmak. Aydınlanmış. Açıklamak. Süzmek. Temizlemek. Durulmak. Berraklaştırmak. Aydınlanmak. Temizlenmek.

Civilise : Adam etmek. İnceltmek. Yetiştirmek. İlerletmek. Geliştirmek. Medenileştirmek. Uygarlaştırmak. Uygarlaşmak. Evcilleştirmek.

Relieved : Renk katmak. Avutmak. Hafiflemiş. Rahatlatmak. Yardım yapmak. Sıkıntısı hafifletilmiş. Dindirmek. Müsterih. Ferahlamış. Rahatlamış.

Crystallises synonyms : change integrity, crystalise, clear, crystallize, let daylight into something, concretize, brightens, brightening, disambiguated, enlighten, clear up, disambiguate, flashed, crystallising, defogs, clearing up, charge, civilizing, flash on, clarifies, cast light upon, defogged, cleared, sort out, bring to light, illuminate, elucidate, straighten out, crystallised, crystallizing, brighten, flash, clarify.

Crystallises zıt anlamlı kelimeler, Crystallises kelime anlamı

Obfuscate : Karartmak. Sersemletmek. Kafasını karıştırmak. Perde çekmek. Örtmek. Gizlemek. Şaşırtmak. Allak bullak etmek (zihnini).

Uncrystallized : Kristalleşmemiş.