Cubs türkçesi Cubs nedir

  • Terbiyesiz genç.
  • Hayvan yavrusu.
  • Acemi.
  • Aslan.
  • Enik.
  • Yavru ayı veya aslan veya kaplan veya tilki.
  • Yontulmamış genç.
  • Yavrulamak.
  • Yavru.
  • Vahşi hayvan yavrusu.
  • Yavrukurt.

Cubs ile ilgili cümleler

English: He took her cubs, and ran up the mountain without looking back.
Turkish: Ayı yavrusunu kaçırıp arkasına bile bakmadan dağa kaçtı.

English: The Chicago Cubs have not won the World Series since 1908.
Turkish: Chicago Cubs 1908'den beri şampiyonluk karşılaşmalarını kazanmadı.

English: The story about the separation of the two leopard cubs seems pretty trite to me.
Turkish: İki leopar yavrusunun ayrılması hakkındaki hikaye bana oldukça basmakalıp gibi görünüyor.

Cubs ingilizcede ne demek, Cubs nerede nasıl kullanılır?

Cub reporter : Acemi gazeteci. Deneyimi olmayan muhabir. (resmi olmayan) deneyimsiz muhabir. Gençlik dergisi muhabiri.

Cub scout : Yavru kurt. Yavrukurt.

Bear cub : Yavru ayı. Ayı yavrusu. Bebek ayı.

Unlicked cub : Terbiyesiz genç. Yontulmamış genç.

Wolf cub : Kurt yavrusu. Yavru kurt.

Cubalaya hen : Küba’da geliştirilmiş, oldukça dayanıklı, üç çeşidi bulunan, süs amacıyla yetiştirilen tavuk ırkı. Cubalaya tavuğu.

Cuban peso : Küba pezosu.

Cuba : Küba. Alabama eyaletinde şehir. New mexico eyaletinde yerleşim yeri. İllinois eyaletinde şehir. New york eyaletinde yerleşim yeri. Kansas eyaletinde şehir. Missouri eyaletinde şehir.

 

Cuban glassfish : Küba kavanoz balığı. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, gümüş balığıgiller (atherinidae) familyasından, 5 cm kadar uzunlukta, hafif yeşilimsi, küba civarında yaşayan bir tür.

Cub : Aslan. Acemi. Yavru ayı veya aslan veya kaplan veya tilki. Yavrulamak. Enik. Hayvan yavrusu. Yavru. Yontulmamış genç. Yavrukurt. Terbiyesiz genç.

İngilizce Cubs Türkçe anlamı, Cubs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cubs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ean : Doğurmak.

Young : Taze. Genç. (hayvan) yavru. Küçük. Yeni. Gençler. Döl. Gençlik.

Blunderings : Gaf yapan. Hödük. Pot kıran. Çam deviren. Beceriksiz. Sakar. Sarsak. Hantal.

Nestlings : Kuş yavrusu. Yerleştirme. Yavru kuş.

Puppy : Kurt yavrusu. Yavru köpek. Delikanlı. Köpek yavrusu. Züppe.

Pupped : Züppe. Yavru fok. Zayıf tuğla. Yavrulamak (köpek). Yavrulamak (köpek veya kurt veya fok vb). Doğurmak (köpek). Fok yavrusu. Köpek yavrusu. Encik.

Bungler : Kötü iş gören kimse. Beceriksiz. Beceriksiz kimse.

Drop : Görüşmemek. Bitmek. Kesmek. Dirsek çevirmek. Atmak. Bırakmak. Düşme. Damlamak. Çıkarmak. Tutulmak.

Apprenticing : Miço. Çırak. Bir işte yeni olan kimse. Çırak olarak vermek. Stajyer. Yamak. Çırak yapmak.

Child : Sonuç. Çaylak. Seyahatte. Evlat. Deneyimsiz. Küçük. Bala. Çocuk. Tam tarifeye tabi olmayan yaşça küçük kişi. Soy bakımından oğul veya kız.

Cubs synonyms : organization of american states, guantanamo, oas, santiago de cuba, cuban capital, capital of cuba, unlicked cub, leo, pupping, foaled, bunglers, apprentice, childing, brownie, foaling, babies, fawn, blundering, cub, fawns, lions, caribbean, brownies, santiago, babe, offsprings, amateurish, callow, youngs, king of beasts, cubbing, block, offspring.

 

Cubs zıt anlamlı kelimeler, Cubs kelime anlamı

Divide : İkiye ayırmak. Dağıtmak. Sınıflandırmak. Kırışmak. Paylaşma, paylara ayırma. Bölme. Taksim etmek. Bölünmek. Kesmek. Paylaştırmak.

Female : Kadınlara ait. Kancık. İçi oyuk öğe. Yavru doğuran, yumurta hücresi üreten organizma. eşeyli üremede erkeğin eşi, femina. hlk. deri üzerinde serpili olarak çıkan siğiller. Dişil. Atletizmi uğraş edinip, dallarındaki bayanlar arası yarışlara katılan sporcu. Dişi. Bayan. Kadın. Kız.