Curfew türkçesi Curfew nedir

  • Yat borusu.
  • Karatma zamanı.
  • Sokağa çıkma yasağı.
  • Karartma zili.
  • Karartma zamanı.

Curfew ile ilgili cümleler

English: Does Ali know what time Mary's curfew is?
Turkish: Ali Mary'nin sokağa çıkma yasağının saat kaçta olduğunu biliyor mu?

English: A curfew was imposed on the city.
Turkish: Şehirde sokağa çıkma yasağı konuldu.

English: Is there a curfew?
Turkish: Bir sokağa çıkma yasağı var mı?

English: He was given a detention for being out after curfew.
Turkish: O, sokağa çıkma yasağından sonra dışarıda olduğu için göz altına alındı.

English: The curfew begins at 7:00 p.m.
Turkish: Sokağa çıkma yasağı akşam 7.00'de başlar.

Curfew ingilizcede ne demek, Curfew nerede nasıl kullanılır?

Defy curfew : Sokağa çıkma yasasına karşı gelmek. Emirlere karşı gelmek. Sokağa çıkma yasasına uymamak.

Night time curfew : Gece saatlerinde yürürlükte olan sokağa çıkma yasağı.

Curfewing : Yat borusu. Karartma zamanı. Sokağa çıkma yasağı. Karartma zili. Karatma zamanı.

Curfews : Karartma zili. Karartma zamanı. Karatma zamanı. Sokağa çıkma yasağı. Yat borusu.

Scurf : Kepek. Baş kepeği. Konak. Kabuk. Kepek (saç). Ölü deri.

Curably : İyileştirilebilir. Tedavi edilebilir bir şekilde. İyileştirilebilir bir biçimde. Tedavi edici bir şekilde.

 

Scurfs : Kepek. Ölü deri. Kabuk. Kepek (saç). Baş kepeği. Konak.

Curability : Tedavi edilebilirlik.

Curable : İyileştirilebilir. Tedavisi mümkün ve şifa bulur hasta veya hastalık. Şifalı. Geçici. Şifa sağlanabilir. Tedavi edilebilir. İyileşebilir.

Scurfy : Kepeklenme. Kepekli (saç). Kepekli (deri). Kepekli (baş veya saç). Kepekli. Konaklı (saç). Kabuklu. Derinin epitel tabakalarının kalınlaşması ve pul pul dökülmesi durumu.

İngilizce Curfew Türkçe anlamı, Curfew eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Curfew ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Signal : Sinema ve televizyon çalışmalarında yapım takımının sessizce anlaşması, belli işlerin başlama ve bitişlerinin, gerçekleştirilmesinin belirtilmesi için el ve kolla, ışıkla, kulaklıklardan sesle verilen komutlar. Dikkate değer. İşaret etmek. İşaret. İşaret vermek. İşaretle bildirmek. Sinyal. Açık. Bildirmek. Yapım imleri.

Edict : Emir. Bildiri. Hüküm. Buyruk. Ferman. İrade. Tebliğ.

Order : Soru ya da sınarlardan oluşan bir gözlem aracında belli kural ya da nicelemelere göre elde edilen dizim. Kimyasal hız denklemlerinde derişiklik çarpanları sayısı. türevsel denklemin en yüksek türevi. Emretmek. Tertip. Bir şeyin yapılmasını, bir malın üretilmesini, gönderilmesini, getirilmesini isteme, ısmarlama. Rütbe. Sipariş vermek. Düzenlik. Sıra. Bir özdeği ya da dizgeyi oluşturan atomlar, moleküller gibi altkümelerin belli koşullar altında, doğa yasalarına uygun olarak birbirlerine göre dizilişlerine verilen genel ad.

Rescript : Buyruk. Tebliğ. Papa veya roma imparatorunun verdiği yazılı cevap. Ferman. Resmi bildirge. Emir. Beyan.

 

Sign : Tecimevi, iş yerlerinin kapılarına asılan ve yapılan iş çeşidi ile bu işe ilişkin özel ve tüzel kişi iyeliğini kapsayan göstergeç. Halkın düşün, duyu, istek ve olayları anlatmak amacıyla kullandığı, çivi, tahta, kemik, taş, demir, boya, kalem, damga, ateş, bıçak ve daha birçok araçlar yardımıyla yaptığı simgesel nesnelerin tümü. bk. simge. İşaret. Burç. İşaret vermek. Sözleşmeyle işe girmek. İşaret etmek. İma etmek. İfade etmek. İsmini yazmak.

Signaling : İşaretleşme. Sinyal verme. Sinyalleşme. Gösterme. Sinyal. Muhabere etme. Belirti. El işaretleri ile konuşma eylemi. Baş işareti yapma eylemi. Sinyalizasyon.

Fiat : Resmi izin. Yetki. Karar. İrade. Hüküm. Buyruk. Emir.

Lights out : Yatma zamanı. Lamba söndürme zamanı.

Curfew synonyms : curfews, curfewing, decree.

Curfew ingilizce tanımı, definition of Curfew

Curfew kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, the bell itself. The ringing of an evening bell, originally a signal to the inhabitants to cover fires, extinguish lights, and retire to rest, instituted by William the Conqueror.