Dabs türkçesi Dabs nedir

  • Parmak izi bırakmak.
  • Parmak izi.
  • Hafifçe dokunmak.
  • Hafif hafif vurmak.
  • Hafifçe sürmek.
  • Kurulamak.
  • Klişe yapmak.

Dabs ingilizcede ne demek, Dabs nerede nasıl kullanılır?

Dabster : Usta. Uzman. Mahir. Acemi çaylak. Acemi. Yüzüne gözüne bulaştıran kimse.

Abdabs : Sinirler. Terör. Aşırı kızdırmaya uygun. (argo terim) korkular. Sinir anksiyetesi.

Habdabs : Aşırı iritasyon. Rahatsız hissetme. Sinirsel anksiyete.

Dab at : Hafif hafif vurmak. Hafifçe dokunmak.

A dab of : Azıcık.

Dab : Hafif kompres. Parmak izi bırakmak. Uzman. Hafifçe dokunmak. Hafif vuruş. Dokunmak. Tıklamak. Hafifçe sürmek. Dokunma. Usta.

Dabasement : Yemde doğal olarak bulunabilen fakat hayvanlara zararlı etki yapmayacak düzeylerde olanların dışında yemlere zehirli ve zararlı olabilecek madde, yabancı ot tohumu, besleme değeri olmayan madde, emniyetli olmayan pestisit veya kimyasal madde; tolerans sınırını aşacak miktarlarda boya, konservatif vb. katkı maddelerinin katılması; yemdeki değerli maddelerin tamamı veya bir kısmı yerine daha az değerli maddelerin katılması işlemi. herhangi bir gıdanın veya malzemenin özelliklerini bozacak bir şeyle karıştırılması, hile. Tağşiş.

Dabber : Hafifçe vuran kimse veya şey. Yüzeye mürekkep vurma aracı. Yüzeye mürekkep vurmak için kullanılan ped. Hafifçe dokunan kimse. Hafif hafif vuran şey.

 

Dabbing : Hafif hafif vurmak. Klişe yapmak. Sürme. Hafifçe dokunmak. Kurulamak. Parmak izi bırakmak. Hafifçe sürmek.

Dabble agent : Yarı zamanlı seyahat acentesi (aşağılayıcı ifade).

İngilizce Dabs Türkçe anlamı, Dabs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dabs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jig : Kılavuz kullanmak. Hoplamak. Elekten geçirmek (maden). İtenekli ayırıcı. Yalancı yemle balık avlamak. Dans etmek. Oynamak. Sevinçten oynamak. Şablon çıkarmak.

Rub down : Silmek. Düzlemek. Üzerini aramak. Ovmak. Düzleştirmek. Tımar etmek. Zımparalamak. Masaj yapmak. Kaşağılamak.

Dry off : Kuruya çıkarma. Sağmal bir inekte doğuma iki ay kala sağımın durdurulması süreci. Kurulanmak.

Scrape : Sıyırtmak. Kıt kanaat geçinmek. Gıcırdatarak çekmek. Gıcırtı yapmak. Sürtünmek. Gıcırtı. Sıyırmak. Çizik. Kılpayı kurtarmak. Varta.

Drys : Kurumak. Sütü kesilmek. Kurutmak. Kuru. Kakırdamak. İçki yasağından taraf olan insanlar (yasaklar dönemi abd'sinde). İçki yasağı yanlıları. Kurucular. Sütten kesilmek.

Plate : Levha. Altın kaplamak. Plaka. Levha yapmak. Gümüş kaplamak. Kaplamak. Levha kaplamak. Tabak. Sac.

Toweled : Havlu ile kurulamak. Havlu. Peşkir. Silecek.

Dabbed : Hafifçe vurmak. Hafif kompres. Tıklamak. Dokunmak.

Jigged : Şablon çıkarmak. Elekten geçirmek (maden). Hoplamak. Sevinçten oynamak. Oynamak. Dans etmek.

Dabs synonyms : eugene v. debs, eugene victor debs, dab at, fingerprint, kiss, finger mark, swob, thumbprint, dabbing, thumb mark, tap, jigging, fingerprints, taps, dab, dry, dactylogram, towel, make cliche, finger print, put on, snick, jigs, dries, wipes, wipe, apply, brush, wiped, finger marks, swab.