Drys türkçesi Drys nedir

  • İçki yasağı yanlıları.
  • Kuru.
  • Kurucular.
  • Kurular.
  • Kakırdamak.
  • Kavurmak.
  • Yasakçılar.
  • Kurutmak.
  • Kurumak.
  • İçki yasağından taraf olan insanlar (yasaklar dönemi abd'sinde).
  • Sütü kesilmek.
  • Sütten kesilmek.
  • Kurulamak.

Drys ile ilgili cümleler

English: Ali is wearing a drysuit.
Turkish: Ali su geçirmez elbise giyiyor.

Drys ingilizcede ne demek, Drys nerede nasıl kullanılır?

Drysaltery : Bu satıcının işi. Bir kumaş ve kimyasal madde satıcısının sattığı mallar.

Drysdale sheep : Başlıca yapağı üretimi için yetiştirilen ve yapağısı özellikle halı, kilim üretiminde kullanılan, ilk olarak yeni zelanda’da ortaya çıkmış olan, günümüzde avustralya’da yoğun olarak bulunan, yapağısı lülesiz ve medullası kalın, yapağı rengi ise beyaz olan koyun ırkı. Drysdale koyunu.

Landrys paralysis : Landryfelci. Akut idiopatik polinöritis.

Dry accumulator : Kuru akü.

Dry adiabatic lapse rate : Kuru adyabatik laps reyt.

Dry as dust : Sıkıcı.

Dry air : Nemsiz hava. Kuru hava. Nemi çok az olan hava. Rutubeti olmayan hava.

Dry apple pulp : Kuru elma posası. Elmanın öz suyunun ayrılmasından sonra elde edilen bozulmamış kalıntısının kurutulmuş biçimi.

Dry apple pectin pulp : Kuru elma pektin posası. Elma ürünlerinden pektin ayrıldıktan sonra elde edilen bozulmamış kalıntının kurutulmuş biçimi.

 

Dry battery : Kimyasal erkeyi elektriksel erkeye çeviren ve birkaç voltluk akım verebilen üreteç; kuru pil. Kuru batarya. Kuru pil. Ardışık bağlı birkaç kuru volta gözesinden kurulmuş doğru akım üreteç takımı. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektrolit kullanmayan batarya. Pil. Kuru göze takımı.

İngilizce Drys Türkçe anlamı, Drys eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drys ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gaunt : Sıska. İnce. Çok zayıf ve kuru. Çorak. Zayıf. Bir deri bir kemik. Cılız. Kasvetli. Kıraç.

Fry : Yavru balık. Çoluk çocuk. Yağda kızarmak. Kızartmak. Önemsiz şey. Larva devresini tamamlamış, ana babaya benzer karakterleri kazanmış ve balıkçık büyüklüğüne kadar olan balık. Kızartma. Yağda kızartmak. Kızartılmış yiyecek.

Baked : Fırında pişirilmiş. Fırınlanmış. Fırında pişmiş. Pişmiş. Pişirilmiş.

Hungrier : İstekli. Aç. Acıkmış. Karnı aç. Aç olmak.

Dehydrate : Dehidrate etmek. Suyunu gidermek. Suyunu almak. Suyunu çıkarmak. Su kaybetmek. Besinlerdeki veya bir kimyasal bileşiğin yapısındaki suyu veya nemi çıkararak kurutmak, susuz duruma getirmek. Dehidre etmek.

Change : Tebdil etmek. Değişime uğratmak. Ufak para. Değişim. Yer değiştirme. Dönüşmek. Değişiklik. Bozmak. Değişikliğe gitmek. Takas etmek.

Pop off : Aniden çekip gitmek. Kıyameti koparmak. Çekip gitmek. Ortalığı birbirine katmak. Mortoyu çekmek. Bağırıp çağırmak. Zıbarmak. Nalları dikmek. Ölmek.

Air dry : Açık hava kuruması. Havada kurutulmuş. Havada kurumak. Havada kurutmak.

 

Sere : Sararmış. Kurumuş (yaprak).

Desiccating : Kuru olmak. Kurutmak (gıda). Nemini alarak kurutmak.

Drys synonyms : waterless, semi dry, spray dry, dried out, rough dry, rainless, corkiest, wipe, bone dry, towel, blast, burn, corkier, shriveled, founding fathers, char, air, spin dry, dehumidifying, cauterise, dehumidify, gauntest, parched, dehumidifies, shrivelled, beath, run dry, kiln dried, drip dry, dusty, toweled, gaunter, sear.

Drys zıt anlamlı kelimeler, Drys kelime anlamı

Dryness : Yavanlık. Monotonluk. Kuruluk. Kuraklık. Hayal gücü eksikliği. Nemsizlik. Kuru oluş.

Wet : Nem. İşemek. Kurumamış boya. İçki yasağı karşıtı. Islak. İsteksiz kimse. İçki. Yağmurlu. Islanmak. -e işemek.

Humidify : Nemlendirmek. Rutubetlendirmek. Rutubet.