Dampened türkçesi Dampened nedir

  • Nemlendirilmiş.
  • Hafifletilmiş.
  • Rutubetli olmuş.

Dampened ingilizcede ne demek, Dampened nerede nasıl kullanılır?

Dampened his enthusiasm : Onun hevesini kaçırdı. Heyecanını söndürdü veya azalttı.

Dampener : Kumaş ıslatan alet. Nemlendirici. Sönümleyici. Nemlendiren kimse veya şey.

Dampeners : Nemlendiren kimse veya şey. Sönümleyici. Nemlendirici. Kumaş ıslatan alet.

Dampen : Islatmak. Nemlenmek. Gölge düşürmek. Islanmak. Azaltmak (titreşimi). Söndürmek. Köreltmek. Tadını kaçırmak. Nemlendirmek. Tavlamak.

Dampening : Kırmak. Islanmak. Islatma. Söndürmek. Köreltmek. Nemlendirmek. Islatmak. Nemlenmek. Tadını kaçırmak. Nemlendirme.

Expenditures dampening policies : Bir ekonomide toplam istemi, reel geliri ve işlendirmeyi azaltmaya yönelik hükümet tarafından uygulanan daraltıcı maliye politikası ve daraltıcı para politikası. Harcama daraltıcı politikalar.

Damped oscillation : Bir ortam içinde genliği zamanla azalan salınım. Fizik, uzay alanlarında kullanılır. Sönümlü osilasyon. Sönük salınım. Ardışık dönemlerde genliği üstel olarak düşen ve bir süre sonra sıfıra inerek sönen salınım. Sönümlü salınım.

Damper block : Perde makarası.

Damped balance : Sönümlü tartaç. Salınımları söndürecek düzenekle donanmış tartaç. Sönümlü tartı.

 

Damped wave : Sönmüş dalga. Sönümlü dalga. Ortamın soğurganlığı yüzünden genliği zamanla ya da uzaklıkla küçülerek giden dalga.

İngilizce Dampened Türkçe anlamı, Dampened eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dampened ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conquer : Galebe çalmak. Zaptetmek. Kazanmak. Üstesinden gelmek. Alt etmek. Zapt etmek. Elde etmek. Ele geçirmek. Yenmek. Başarmak.

Inhibit : Tutmak. Ket vurmak. Durdurmak. Engellemek. İnhibe etmek. Önlemek. Kısıtlamak. Ketlemek. Engel teşkil etmek. Yasaklamak.

Wash : Yıkanır olmak. Çamaşır yıkama yeri. Yıkamak. Badanalamak. Fotoğraf plaklarını belirtici yıkmadan sonra suyla temizlemek. Boyamak. Çamaşırhane. Elini yüzünü yıkamak. Erezyona uğratmak. Yıkanmak.

Buffered : Bir tamponla işlem görmüş (kimya). Azaltılmış. Tamponlu. Muhafazalı. Korunaklı. (aspirinle ilgili) antasit ajanı içeren. Sertliği azaltılmış. Arabelleklenen.

Suffocate : Bunalmak. Tıkamak. Tıkanmak. Havasızlıktan ölmek. Hava alamamak. Boğulmak. Bunaltmak. Söndürmek. Boğmak.

Wet : Islaklık. Yağmur. Islak. Islatmak. Martavalcı. İşemek. Nem. -e işemek. Yağmurlu. Yaş.

Baste : Paylamak. Azarlamak. Erimiş yağ dökmek. Dövmek. Yağ sürmek. Haşlamak. Dayak atmak. Sıvı dökmek veya sürmek (kurumaması için pişen etin üstüne). Yağlamak. Sopa atmak.

Choke : Boğma. Boğazlamak. Tıkabasa doldurmak. Ölmek. Boğazını sıkmak. Tutmak. Baskılamak. Kısmak. Boğulma. Boğarak öldürmek.

Suppress : Zulmetmek. Önlemek. Lağvetmek. Durdurmak. Saklamak. Dindirmek. Zapt etmek. Örtbas etmek. Bastırmak. Yayınlanmasını yasaklamak.

 

Moisturized : Nemlendirmek. Islatmak. Islatılmış. Nemlenmek.

Dampened synonyms : humidify, moistened, stifle, extenuated, subdue, humidified, moisten, curb, wetted, moisturize, moisturise, stamp down.

Dampened zıt anlamlı kelimeler, Dampened kelime anlamı

Stimulate : Uyarmak. Güdülemek. Gayrete getirmek. Canlandırmak. Tetiklemek. Dürtmek. Uyandırmak. Tahrik etmek. Teşvik etmek. Özendirmek.

Dry : Kurumuş. Susuz. Kart. Sek. Yavan. Kurumak. Çorak. Kurak, tuzlu, tarıma elverişsiz topraklarla ilgili nitelik. Kurak.

Dehumidify : Nem almak. Rutubetini almak. Nemini gidermek. Nemsizleştirmek. Rutubetini gidermek (hava). Kurutmak. Nemini düşürmek. Rutubet almak. Nemini almak. Rutubetini gidermek.