Dayanık nedir, Dayanık ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kuvvetini kaybetmiş, yürümeye gücü kalmamış olan (hayvan).

Dayanık ile ilgili Cümleler

  • Bu tekne artık denize dayanıklı değil.
  • Dayanıklı mıyım farkında mıyım umduğunun fazlası mıyım?
  • Kameram suya dayanıklıdır.
  • Zamanlar dayanıklıdır.
  • Ali gerçekten dayanıklıydı.
  • Ali çok dayanıklıydı.
  • Bu kafes köpekbalığına dayanıklı mı?
  • Ali herkesin onun olduğunu söylediği kadar dayanıklı değil.
  • "Sen alkolden hoşlanmıyor musun?" "Hayır, içki içmeyi severim. Sadece alkole karşı korkunç bir dayanıklılığım var."
  • Dayanıklı mıyım?
  • O dayanıklı değildi.
  • Manyok kuraklığa dayanıklı bir ekindir ve bu nedenle milyonlarca insan için önemli bir temel gıdadır.

Dayanık anlamı, tanımı

Daya : Çocuğa bakan dadı, sütnine, taya

Aside dayanıklı : Aside dirençli.

Dayanıklaştırma : Bir faz ya da yapının, dayancını artırma olayı ya da işlemi.

Dayanıklı denge : Küçük bir yerdeğişim ile, geriçağırıcı bir kuvvet oluştuğu için kendiliğinden denge konumuna dönen bir cismin durumu.

Dayanıklı dizge : Temel bir değişikliğe yol açmadan sıcaklık, basınç, oykum gibi dış koşulların değişebildiği dizge.

Dayanıklı mallar : Ev, otomobil, beyaz eşya gibi tüketim anında yok olup bitmeyen, kullanım süresi birden çok dönemi kapsayan mallar. karşılığı dayanıksız mallar.

 

Dayanıklık : Dayanıklılık.

Dayanıklılık sınavı : Filmin dış etkilere karşı direncini ölçmek amacıyla yapılan deneyler.

Dayanıksız mallar : Yiyecek maddeleri ve temizlik ürünleri gibi tüketim anında yok olup biten mallar. karşılığı dayanıklı mallar.

Dayanıksızlaşma : Dayanıksızlaşmak işi.

Dayanıksızlaşmak : Dayanıksız bir duruma gelmek.

Dayanıksızlık : Dayanıksız olma durumu, metanetsizlik. Varolan bir hastalık durumu nedeniyle, ilacın belirli etkilerine normalden daha fazla duyarlılık olması.

Depreme dayanıklı yapı : Yeğin bir depreme direnecek denli sağlam, özel olarak yapılmış bina.

Ekşite dayanıklı sızdırmaz : Ekşitten etkilenmeyen gereçlerden yapılmış sızdırmaz.

Elektriksel dayanıklılık : Bir içyükülün, yalıtkanlığını koruyarak erişebileceği en yüksek elektriksel gerilim.

Engellenme dayanıklılığı : Kişilik örgütünde önemli çöküntülere yol açmadan bireyin dayanmaya güçlü olduğu zorluk, sıkıntı ve çatışmaların derecesi.

Ferrit dayanıklılaşması : Alaşım elementlerinin ferrit katı çözeltisinde çözünmesi sonucu, ferritin dayananın artması olayı.

Ferrit dayanıklılaştırması : Ferritin dayanıklılaşmasına yol açma.

Gerilme dayanıklılığı : Bir nesnenin kırılmadan dayanabildiği en büyük gerici kuvvet değeri.

Isıya dayanıklı : Biyolojik etkisini belirli yüksek sıcaklık derecelerinde koruyan molekül, termostabil.

Markaların dayanıksızlığı : Markaların, halkın gözünden düşüp canlılığını çabucak yitirivermesi.

Ostenit dayanıklılaşması : Alaşım elementlerinin, ostenit katı çözeltisinde çözünmesi sonucu, ostenitin dayancının artması olayı.

 

Ostenit dayanıklılaştırma : Ostenit dayanıklılaşmasına yol açma.

Soğuğa dayanıklı flüorışıl lamba : Özel yapımından ötürü oldukça alçak sıcaklıklarda (sıfır derece ve daha aşağı, örneğin kışın açık havada) yanmaya elverişli flüorışıl lamba.

Ateşe dayanıklı : Aşırı ısıdan zarar görmeyen.

Ateşe dayanıklılık : Ateşe dayanıklı olma durumu.

Dayanıklı : Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil. Metanetli, metin, mütehammil.

Dayanıklılık : Dayanıklı olma durumu, dayanıklık, metanet.

Dayanıksız : Dayanmayan, sağlam olmayan, güçsüz, metanetsiz.

Diğer dillerde Dayangaç anlamı nedir?

İngilizce'de Dayangaç ne demek ? : support