Death row türkçesi Death row nedir

  • Ölüm hücreleri.
  • Ölüm hücresi.

Death row ile ilgili cümleler

English: Ali is on death row.
Turkish: Ali ölüm hücresinde.

English: Ali has been on death row for three years.
Turkish: Ali idam edileli üç yıl oldu.

English: Many inmates on death row say they want to die.
Turkish: Ölüm hücresindeki birçok mahkum ölmek istediklerini söylüyorlar.

English: Many inmates on death row say they don't want to die.
Turkish: Ölüm hücresindeki bir çok mahkum ölmek istemediğini söylüyor.

English: Modern DNA analysis has exonerated many people on death row in the US.
Turkish: Modern DNA analizleri, ABD'de birçok kişiyi temize çıkardı.

Death row ingilizcede ne demek, Death row nerede nasıl kullanılır?

Death : Canlılarda yeniden başlamamak üzere bütün hayati olayların son bulması. mortalite. Canlılarda bütün hayati olayların son bulması. Ahiret yolculuğu. Fevt. Yıkım. Azrail. Katil. Ruhun gövdeden ayrılmasıyla açıklanan evrensel halk inancı. (ölüyü arıtmak ve öte dünyadaki hayata hazırlamak amacıyla birçok işlemlere başvurulmaktadır.) bk. arınma, öteki dünya. Tükeniş. Helak.

Row : Sandalla gezdirmek. Oturma yeri dizisi. Patırtı. Gürültülü bir şekilde kavga etmek. Kıyameti koparmak. Kayıkla taşımak. Münakaşa etmek. Kürekle yürütmek. Kürek çekmek. Bir çizelgede gözlemlerin yataylığına dizilmesinden oluşmuş dizilerden her biri.

 

Death agony : Can çekişme.

Death and life are in the power of the tongue : .

Death anniversary : Ölüm yıldönümü.

Death as a result of torture : İşkence sonucu olan ölüm. Ölüm şiddetli fiziksel veya ruhsal acı sonucu ile geldi.

İngilizce Death row Türkçe anlamı, Death row eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Death row ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Death house : Ölüm evi.

Death row synonyms : condamned cell, death cell, condemned cell.