Definitions türkçesi Definitions nedir

Definitions ile ilgili cümleler

English: Above all, logic requires precise definitions.
Turkish: Her şeyden önce, mantık kesin tanımlar gerektirir.

Definitions ingilizcede ne demek, Definitions nerede nasıl kullanılır?

Instrument definitions : Gereç tanımları.

Probability definitions : Olasılık tanımları.

Redefinitions : Tekrar tanımlama.

Definition and data : Tanım ve veri.

Definition chart : Test diyası. Ayar resmi. Test resmi. Mir. Tanıtma kartı.

Definition of the situation : Durum tanımlaması. Birey ya da kümenin, karşılaştığı durumları geçmiş yaşam deneylerinin etkisi altında algılayıp tanımlaması, bk. bakış çerçevesi.

Definition of the mark : Markanın, kütüğe yazımı istenirken açıklanması. Markanın tanımı.

Channel definition format : (bilgisayar) www kanallarını (web sayfaları, imajlar, activex kontrolleri, sayfa içerikleri vs hakkındaki bilgilerle) tanımlayan dosyaların formatı. Kanal çözünürlük biçimi. Kanal çözünürlük formatı).

Data definition query : Veri tanımı sorgusu.

High definition television : Hdtv. Daha iyi görüntü kalitesi sağlayan yeni televizyon teknolojisi. Yüksek tanımlı televizyon. Yüksek çözünürlüklü televizyon. Görüntüsü net televizyon.

 

İngilizce Definitions Türkçe anlamı, Definitions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Definitions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assignation : Atama. Ferağ. Göreve seçme. Randevu. Tayin. Buluşma. Saptama. Devir. Tahsis edilmiş.

Describing : Betimlemek. Anlatmak. Tanımlamak. İfade etmek. Tasvir etmek. Tarif etmek. Çizmek.

Illustrations : Örnekler. Örnek. Resimler. Çizim. Örnekleme. Resim.

Checking : İnceleniyor. Kontrol etme. Kontrol. Karşılaştırma. Denetleniyor. İnceliyor. Doldurulmuş bir soru ya da görüşme çizinliğinin gereğince yanıtlanıp yanıtlanmadığını sınamak üzere başvurulan denetim işlemi. Denetleme. Sağlama.

Commentaries : Yorum. Tefsir. Eleştiri. Yorumlar.

Assertion : Evetleme. Öne sürme (bir iddiayı). Dava. Bir görüş ya da vargıyı ileri süren yargı. Hakkını ispat etme. Öne sürme. Bildiri. Sav. İddia.

Definement : Aydınlatma.

Comment : Hakkında yorumda bulunmak. Bir yapıtın iyi anlaşılması için açıklanması. Değerlendirmek. Yorumlamak. Yorum yapmak. Yorum. Eleştirmek. Tefsir etmek. Söz söylemek.

Consignation : Muhayyer; depozito. Görevlendirme. Konsinyasyon. Emanet. Sevk etme. Depozito. Muhayyer.

Distinctness : Farlılık. Ayrılmış olma özelliği. Fark. Çeşitlilik. Bir söz, deyiş ya da anlatımın anlamca başkalarından kolayca ayırt edilebilir olması. Ayrı olma özelliği. Farklılık. Sönümleme. Açıklık.

Definitions synonyms : recursive definition, stipulative definition, explicit definition, collations, characterizing, illustration, com, clarifications, descript, denotation, explanation, determinations, delineations, description, depiction, definition, commentation, assignations, embodying, determination, characterisations, characterization, designation, declarations, account, sharpness, characterisation, diorism, callout, accentuation, accounting for, commentary, denotations.

 

Definitions zıt anlamlı kelimeler, Definitions kelime anlamı

Softness : Cıvıklık. Tatlılık. Yumuşaklık. Rıfk. Uysallık. Hilmiyet. Sevecenlik. Hilm. Gevşeklik.

Indistinctness : Bulanıklık. Ayırt edilemezlik. Siliklik. Belirsizlik.