Describing türkçesi Describing nedir

Describing ile ilgili cümleler

English: George was describing a 30 pound bass he'd caught recently after fighting it for three hours.
Turkish: George, son zamanlarda üç saatlik mücadeleden sonra yakaladığı 30 paundluk bir levreği tanımlıyordu.

English: Every function should have comments describing its purpose in order to avoid confusions.
Turkish: Karışıklıklardan kaçınmak için her fonksiyonun amacını açıklayan yorumları olmalı.

English: What was Ali describing?
Turkish: Ali ne açıklıyordu?

English: Who are you describing?
Turkish: Kimi tarif ediyorsun?

Describing ingilizcede ne demek, Describing nerede nasıl kullanılır?

Describing function : Genelleştirilmiş aktarım işlevi.

Describable : Tarif edilebilir. Tasvir edilebilir. Tanımlanabilir.

Describe : İzah etmek. Nitelendirmek. İfade etmek. Tanımlamak. Betimlemek. Vasıflandırmak. Anlatmak. Tarif etmek. Çizmek. Tasvir etmek.

Describe as : Görmek. Saymak. Gözüyle bakmak.

Described : Çizilmiş. Tanımlı. Tanımlanmış. Kelimelerle özellikle ayrıntılarıyla tarif edilmiş. Çizili.

Describes : Nitelendirmek. Resmetmek. Tasvir etmek. İfade etmek. Betimlemek. Anlatmak. Vasıflandırmak. Çizmek. Betimleme yapmak. Tanımlamak.

 

Describers : Anlatan. Tanımlayıcı. Tanımlayan kişi. Muarrif. Tanımlayan kimse. Betimleyen.

Program described data : Program tanımlı veri. Programda tanımlanan veri.

Program described file : Program tanımlı dosya. Programda tanımlanan kütük.

Describer : Tanımlayıcı. Tanımlayan kişi. Muarrif. Betimleyen. Anlatan. Tanımlayan kimse.

İngilizce Describing Türkçe anlamı, Describing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Describing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Connote : Akla getirmek. Demek istemek. Göstermek. Delalet etmek. Ayrıca bir anlam taşımak. Anlamına gelmek. Demeye gelmek.

Breathe : Solumak. Hohlamak. Soluk almak. Nefes almak. Nefes alıp vermek. Soluk alıp vermek. Yaşamak. Teneffüs etmek. Fısıldamak.

Com : (bilgisayar) iletişim bağlantı noktası. Sonuçların, çıkış birimince mikrofilm ortamına yazıldığı bilgisayar çıktısı. Bir bilgisayardaki seri portlarla ilişkili dos ve windows'ta aygıt. Mikrofilm ortamında bilgisayar çıktısı. Com dosyası. Kom. Şi. Dos'ta çalıştırılabilen dosya.

Amount : Toplama ulaşmak. Anlamına gelmek. Değer. Nicelik. Meblağ. Eşit olmak. Bir nesneler kümesinin sayısal sıklığı ya da büyüklüğü, bk. nitelik. Önem.

Represent : Vekili olmak. Belirtmek. Oynamak. Simgelemek. Temsilciliğini yapmak. Yansıtmak. -i oynamak.

Commentary : Açımlama. Eleştiri. Şerh. Röportaj. Nakil. Anlaşılması özel bir dikkat isteyen ya da herkese özdeş anlamda anlaşılması gereken bir yapıtın, uzmanınca notlar eklenerek anlaşılır duruma getirilmesi. Bir konuyu, bir sorunu ya da bir yazıyı ayrıntılarına değin gözden geçirerek anlatma, yorumlama ve çözümleme işi. Yorum. Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Explained : Açıklamak. İzah etmek. Açıklama yapmak. Açıklanmış. Açıklanan. Hesap vermek.

Amounted : Sonuca varmak. Eşit olmak. Toplama ulaşmak. Tutarındaki. Miktarında. Anlamına gelmek. Bedelinde.

Breathes : Esmek. Solumak. Nefes almak. Nefes alıp vermek. Teneffüs etmek. Yaşamak. Soluk alıp vermek. Fısıldamak. Soluk almak.

Connotate : İma etmek. Çağrıştırmak. Çıtlatmak. Anlamına gelmek. Üstü kapalı söylemek. Demek istemek.

Describing synonyms : constate, conceives, characterization, depict, constructing, represented, characterizes, assertion, commentate, communicates, elucidates, defines, cross out, limn, account for, declaring, connoted, commentaries, elucidate, connotes, crossing out, designate, depicted, characterisation, defining, comments, characterisations, portrayed, describe, characterising, characterizations, breathed, commentating.