Explained türkçesi Explained nedir

Explained ile ilgili cümleler

English: After Ali explained it in French, he said the same thing in English.
Turkish: Ali onu Fransızca olarak açıkladıktan sonra aynı şeyi İngilizce olarak söyledi.

English: After Ali explained it in French, he explained it in English.
Turkish: Ali onu Fransızca olarak açıkladıktan sonra İngilizce olarak açıkladı.

English: Ali explained everything that had happened.
Turkish: Ali olan her şeyi anlattı.

English: Ali explained everything.
Turkish: Ali her şeyi açıkladı.

English: "Our customers are in Taiwan", explained Ali.
Turkish: Ali müşterilerimiz Tayvan'da dedi.

Explained ingilizcede ne demek, Explained nerede nasıl kullanılır?

Explained deviation : Açıklanan sapma.

Explained variable : Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Bağımlı değişken. Fonksiyonel bir ilişkide değeri, bağımsız değişken veya değişkenlerin alacağı değere bağlı olarak belirlenen, yani etkilenen değişken. krş. bağımsız değişken. Açıklanan değişken.

Explained variation : Açıklanmış değişme. İzah edilmiş değişme. İki değişkene ilişkin gözlemlerin birlikte dağılımını veren bir serpilmede gözlem noktalarının en uygun doğru ya da eğri üzerindeki kuramsal karşılıklarının ortalamadan gösterdikleri sapmaların toplamı ya da bağımlı değişkende bağımsız değişkene bağlanabilecek değişkenlik, bk. bağıntı çözümlemesi, en uygun çizgi. Açıklanan değişim. Açıklanabilen değişme. Açıklanmış sapma.

 

Be explained : Anlatılmak. Açıklanmak.

Unexplained : Açıklamasız. Açıklanmamış. Anlaşılmamış.

Decline to explain : İzah etmeyi kabul etmemek. Açıklama yapmayı reddetmek.

Explainers : Tenvir eden. Beyan eden. Açıklamada bulunan. İzahat veren. Aydınlatan. Açıklayan kimse veya şey. Açıklayan. Anlatan. Tarif eden. İzah eden.

Explain oneself : Kendisi hakkında bilgi verme. Kendisini anlatmak. Kendisinin niye öyle davrandığını anlatmak. Kendini ifade etmek. Anlaşılmasını sağlamak. Kendisinin ne demek istediğini anlatmak. Meramını anlatmak. Davranışları veya eylemleri hakkında hesap vermek.

Explain away : Başka anlam vermek. Açıklayarak özrünü bildirmek. Endişelerini gidermek. Mantıklı açıklamalarla kuşkuları dağıtmak. Makul açıklamalar getirmek. Sözü çevirmek. Örtbas etmek. Konuyu savuşturmak.

Explainer : Tarif eden. Açıklamada bulunan. Anlatan. Açıklayan kimse veya şey. Aydınlatan. Tasrih eden. Tenvir eden. İzahat veren. Açıklayan. İzah eden.

İngilizce Explained Türkçe anlamı, Explained eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Explained ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Defined : Tanımlı. Tanımlanmış. Açıklama. Belirlenmiş. Betimlenmiş. Tamlanan. Belirtili. Kakarlaşırılmış.

Commentating : Nakletmek. Yorumlamak. (maç vb) anlatmak. Yorum yapmak. Bir şeyi anlatmak. Değerlendirmek.

 

Describe : İfade etmek. Çizmek. Vasıflandırmak. Betimleme yapmak. Betimlemek. Tanımlamak. Nitelendirmek. Tasvir etmek.

Elucidating : Açıklığa kavuşturma. Aydınlatma. Açık bir şekilde anlatma. Aydınlatmak. Açıklık getirme. Bilgilendirme. Açıklama.

Describes : Tanımlamak. Resmetmek. Çizmek. Nitelendirmek. Tarif etmek. Vasıflandırmak. Betimleme yapmak. İfade etmek.

Expound : Yorumlamak. Şerh etmek. Belirtmek. Açımlamak. Şerhetmek. Tefsir etmek. Açıklama.

Clarified : Arıtmak. Aydınlatılmış. Temizlemek. Berraklaşmak. Süzmek. Arınmak. Aydınlanmak. Aydınlanmış. Durulmak.

Attest : Onaylamak. Birine mahkemede doğruyu söylenmesi için yemin ettirmek. Delalet etmek. İspat etmek. Tasdiklemek. Yemin ettirmek. Şahadet etmek (belgeyi imzalayarak bir şeyin doğruluğuna veya gerçekliğine). Doğrulamak. Kanıtı olmak. İddia etmek.

Account : Avlamak. Pusula. Karşılığı para ile ölçülen bir değer ve işlemi sayışmanlık yazılıklarına geçirmek, aynı türden olan işlemleri bir araya toplayarak göstermek, bir başka deyimle sayışmanlık işlemlerinin bilimsel bir yöntem ve düzen ile yazılımlara alındığı bir bölümleme birliği. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Hesap görme. Saymak. Kar. Olarak görmek. Değer. Yakalamak (av).

Clear up : Aydınlığa kavuşturmak. Temizlemek. Bulmak. Aydınlanmak. Tamamlamak. Bilgi vermek. Halletmek. Açmak. Çözülmek.

Explained synonyms : stated, give an account of, interpret, vindicate, glossed, annotated, depict, expounds, interpreted, alibi, comment, explicate, explains, elucidates, evidenced, set forth, cleared, glosses, clearing up, be enunciative of, assert, show forth, clears, clarifies, explain, communicate, clarify, explicated, unshelled, describing, rede, excuse, give directions.

Explained zıt anlamlı kelimeler, Explained kelime anlamı

Obfuscate : Örtmek. Allak bullak etmek (zihnini). Kafasını karıştırmak. Sersemletmek. Karartmak. Perde çekmek. Gizlemek. Şaşırtmak.

Determined : Kararlı. Kati. Kesin. Azimli. Belirlenmiş. Belirtili. Muayyen. Belirli.