Described türkçesi Described nedir

  • Çizilmiş.
  • Tanımlanmış.
  • Kelimelerle özellikle ayrıntılarıyla tarif edilmiş.
  • Tanımlı.
  • Çizili.

Described ile ilgili cümleler

English: Ali described exactly what happened.
Turkish: Ali ne olduğunu tam olarak izah etti.

English: Ali described the incident in detail.
Turkish: Ali olayı detaylı olarak anlattı.

English: Ali described how he was able to escape from the locked room.
Turkish: Ali onun kilitli bir odadan nasıl kaçabildiğini tarif etti.

English: Ali described Mary.
Turkish: Ali Mary'yi tarif etti.

English: Ali described his new invention to both John and Mary.
Turkish: Ali yeni icadını hem John'a hem de Mary'ye tanımladı.

Described ingilizcede ne demek, Described nerede nasıl kullanılır?

Described in detail : Ayrıntılı bir şekilde tanımlanmış. Tüm ayrıntılarıyla söylenmiş veya yazılmış.

As described below : Aşağıda tanımlandığı şekilde.

Externally described data : Dışardan tanımlanan veri. Dışarıda betimlenen veri. Program dışı tanımlanan veri. Dışarıda tanımlanan veri. Dışarda tanımlanan veri.

Externally described file : Dışarda tanımlanan kütük. Program dışı tanımlanan kütük. Dışarıda betimlenen dosya. Dışarıda tanımlanan kütük. Dışarıda tanımlanan dosya.

Program described data : Program tanımlı veri. Programda tanımlanan veri.

 

Program described file : Programda tanımlanan kütük. Program tanımlı dosya.

Describer : Betimleyen. Tanımlayan kimse. Muarrif. Anlatan. Tanımlayan kişi. Tanımlayıcı.

Describe as : Gözüyle bakmak. Saymak. Görmek.

Describent : Yapıcı çizgi.

Describes : Anlatmak. İfade etmek. Tarif etmek. Çizmek. Tasvir etmek. Betimlemek. Resmetmek. Betimleme yapmak. Nitelendirmek. Vasıflandırmak.

İngilizce Described Türkçe anlamı, Described eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Described ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Defined : Kakarlaşırılmış. Belirlenmiş. Belirtili. Betimlenmiş. Açıklama. Açıklanmış. Tamlanan.

Identified : Belirlenmiş. Belli bir kimse veya şey olarak tasdik edilmiş. Tanımlanan. Saptanmış.

Declared : Kesin. Bilinen. Olarak kabul edilen. Deklare. Değişmez. Şaşmaz. Bildirilen. Aleni. Beyan olunan.

Figured : Süslenmiş. Oluşturulan veya şekillendirilen. Donatılmış. Desenli. Dekore edilmiş. Resmedilmiş. Sunulmuş. Şekilli.

Seamed : Kırışıklıklarla buruşmuş. Dikişleri olan. Dikilmiş. Ter ilmekle örülmüş. Bir dikişle birleştirilmiş. Çizgilerle işaretlenmiş. Tırmıklanmış.

Cancelled : Yürürlükten kalkan. Mülga. İptal edilmiş. İptal edilen. İptal olmuş. Battal.

Ruled : Regle. Hükmedilen. Yönetilen. Çizgili. Yönetilenler.

Marked : Belirgin. İşaretli. Dikkat çekici. Ehemmiyetli. Damgalı. Göze çarpan. Bariz. Markalı. Mimli.

Drawn : Yorgun. Çekilmiş. Çizik. Berabere biten. Bitkin. Berabere. Çekilen. Süzgün.

Described synonyms : delineated, represented, scratched, plotted, sketched, delineate, lined, canceled.

Described zıt anlamlı kelimeler, Described kelime anlamı

Described antonyms : undelineated.