Ruled türkçesi Ruled nedir

Ruled ile ilgili cümleler

English: Spain ruled Cuba at that time.
Turkish: İspanya o zaman Kübayı yönetti.

English: Myanmar is ruled by a military dictatorship.
Turkish: Myanmar askeri bir diktatörlük tarafından yönetiliyor.

English: Once the Sultan ruled over today's Turkey.
Turkish: Bugünün Türkiye'sine bir zamanlar sultan egemen oldu.

English: Nowadays, the majority of European countries is ruled by social democrats, but there is a noticeable increase of right-wing extremism.
Turkish: Günümüzde Avrupa ülkelerinin çoğunluğu sosyal demokratlar tarafından yönetilir ama aşırı sağda gözle görülür bir yükseliş var.

English: Napoleon Bonaparte ruled France at that time.
Turkish: Napoleon Bonaparte o zaman Fransa'yı yönetti.

Ruled ingilizcede ne demek, Ruled nerede nasıl kullanılır?

Being ruled : Yönetilme. Yönetilmiş olma. Hükmedilme.

Self ruled : Kendisi tarafından kontrol edilen. Otonom.

Feruled : Sopa ile cezalandırmak. Değnek. Sopa.

Misruled : Kötü yönetim. Kötü hükümet. Karışıklık. Kötü yönetmek.

Objection overruled : Tarafların bir tarafından sunulan itiraz kaydının mahkeme kabul etmiyor. İtiraz reddedildi.

Rule of three : Üçlü kuralı. Üç kuralı. Verilen üç terime bağlı olarak bir değişkenin sayısal değerinin hesaplanması metodu. Üç değişken kuralı.

 

Unruled : Kendine hakim olamayan. Çizgisiz. Kendini tutamayan.

Rule of association : Aralıklı ölçeğin özelliklerinden biri olan ve aşağıdaki önkanıtın uygulanmasına olanak veren kural: "a, b ve c gerçek sayılarsa, (a+b) + c =a + (b+c) ve (ab)c = a (bc)'dir.". Bağlaşıklık.

Rule of reciprocity : Mütekabiliyet esası. Hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. Dünya ticaretini serbestleştirme çabaları çerçevesinde gümrük tarifelerinin karşılıklı görüşmelerle indirilmesinde uygulanan ve dışsatımcı ülkenin mallarına karşı ülkenin uyguladığı tarifeleri indirmesi için, karşı ülkeden dışalımını yaptığı mallara uyguladığı tarifeleri indirmesine dayanan ve gümrük ve tarifeler genel anlaşmasıyla uygulanmaya başlanan ve daha sonra dünya ticaret örgütüyle de izlenilen ilke. krş. eksik karşılıklı ödün ilkesi, karşılıklı ödünsüzlük ilkesi. Karşılıklı olma kuralı. Tam karşılıklı ödün ilkesi. Karşıllık ilkesi.

Rule of the imaginary line : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Açı-karşı açı ya da uç çekimlerinde, çekim değişirken, alıcının iki konu arasından geçtiği varsayılan çizginin öte yanına atlamaması, alıcının her vakit, çizginin bir yanındaki 180°lik açı içinde kalması kuralı. (bu kurala uyulmadığı vakit ortaya bir uyuşumsuzluk çıkar, bir çekimde çerçevenin bir yanında görünen konu, öbür çekimde çerçevenin karşı yanına geçmiş görünür). 180 derece kuralı.

İngilizce Ruled Türkçe anlamı, Ruled eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Ruled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Liniest : Buruşuk. Kırışık.

Directed : Dönük. Yönelik. Yönlenik. Yönlenmiş. Yönlendirilmiş. Güdümlü. Hedeflenmiş.

The rank and file : Alt tabaka. Erler. Erat.

Linier : Kırışık. Buruşuk.

Administered : Uygulamak. Vermek (ilaç, ceza vb). İdare edilmiş. İdare etmek. Yönetilmiş. Yönetmek. Hizmet etmek. Verdirmek. Ettirmek.

Marked : Bariz. Göze çarpan. Damgalı. Belirgin. Mimli. Ehemmiyetli. Markalı. İşaretli. Dikkat çekici.

Fasciated : Birleşmiş. Şeritli.

Scratched : Sıyrılmış. Çekilmek. Çizilmiş. Çıkarmak. Kaşımak. Tırmalamak. Tırnaklamak. Çizmek. Kazımak. Cızırdamak.

Lined : Çizilmiş. Dolgun. Buruşuk. Kaplamalı. Astarlanmış. Kaplı. Astarlı. Kaplanmış.

Described : Tanımlanmış. Çizilmiş. Kelimelerle özellikle ayrıntılarıyla tarif edilmiş. Tanımlı.

Ruled synonyms : brindles, liny, brindle, governed, subordinate, brindled, dominated, barred, banded, liney, furrowy, delineated, ribboned, crossed, canceled, cancelled, drawn, dashed.

Ruled zıt anlamlı kelimeler, Ruled kelime anlamı

Insubordinate : Kafa tutan. İtaatsiz. İsyankar. İsyan eden. Başkaldıran. Asi. Baş kaldıran.