Directed türkçesi Directed nedir

Directed ile ilgili cümleler

English: Education shall be directed to the full development of the human personality and to the strengthening of respect for human rights and fundamental freedoms. It shall promote understanding, tolerance and friendship among all nations, racial or religious groups, and shall further the activities of the United Nations for the maintenance of peace.
Turkish: Öğretim insan şahsiyetinin tam gelişmesini ve insan haklarıyla ana hürriyetlerine saygının kuvvetlenmesini hedef almalıdır. Öğretim bütün milletler, ırk ve din grupları arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu teşvik etmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışın idamesi yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir.

English: In the year 1808, he directed an orchestra in Bamberg.
Turkish: 1808yılında Bamberg'te bir orkestra yönetti.

English: I turned on the fan and directed it to the wall.
Turkish: Ben fanı açtım ve duvara doğru yönlendirdim.

English: Most movies are written and directed by men.
Turkish: Birçok film erkekler tarafından yazılıp yönetilir.

English: Ali directed me to the theater.
Turkish: Ali beni tiyatroya yönlendirdi.

Directed ingilizcede ne demek, Directed nerede nasıl kullanılır?

 

Directed angle : Yönlü açı.

Directed graph : Yönlü çizge. Yönlendirilmiş çizge.

Directed interest rate : Güdümlü faiz oranı. Para otoritelerince belirlenen kredi ve mevduat faiz oranları.

Directed interview : Güdümlü görüşme. Kılavuzluk çalışmalarında danışmanın görüştüğü kimseye (öğrenciye), yönelttiği dolaysız sorularla izlemesi gereken yollara ilişkin öğütlerde bulunduğu bir görüşme tekniği.

Directed learning : Güdümlü öğrenme. Öğretmenin yol göstericiliği, yardımı ve öğütleri ile önceden tasarlanmış bir plana göre gerçekleşen öğrenme.

Directed number : Yönlü sayı.

Directed valence : Yönelik bağdeğer. Kimyasal bağların, yalnız belirli doğrultularda kuvvetli olması. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Directed line : Direkt hat. Yönlü doğru.

Self directed : Kendi kendini idare eden.

Oligonucleotide directed mutagenesis : İn vitro olarak sentetik oligonükleotitler kullanılarak istenilen nükleotitlerin mutasyona uğratılması. Oligonükleotit aracılığı ile mutagenez.

İngilizce Directed Türkçe anlamı, Directed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Directed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Orientated : Yönlendirmek. Doğuya doğru yapmak. Doğrultmak. Yöneltmek.

Targeted : Hedeflenen.

Dirigibles : Yönetilebilir. Hava gemisi. Yönlendirilebilen. Zeplin. İdare edilebilen balon. İdare edilebilen. İdare edilebilen torpil. İdare edilebilir.

Manageable : Kullanışlı. Kontrol edilebilir. Şekle girebilen. İdare edilebilir. Yerine getirilebilen. Gerçekleştirilebilen. Üstesinden gelinebilir. Uysal. Yönetilebilir.

 

Controlled : Düzenlenmiş. Kontrol edilmiş. Gözlenmiş. Kontrol altına alınmış. Bastırılmış (isyan vb). İdare edilmiş. Denetlenmiş. Bastırılmış. Kontrollü.

Oriented : Konumlandırılmış. Yöneltimli. Yönlü. Yöneltilmiş. Amaçlı. Doğrultusunda olan.

Governed : Almak (dilbilgisi terimi). Yönetmek. Düzendeş. Frenlemek. Kontrol etmek. İdare edilen. Zaptetmek. İdare etmek. Hüküm sürmek.

Intended : İstenilen. Planlanmış. Planlanan. Kasti. Tasarlanmış. Kastedilen. Nişanlı. Birinin evleneceği kimse. Kasıtlı.

Regimented : Alay haline getirmek. Gruplaştırmak. Disiplin altına almak. Sistematik olarak düzene sokmak.

Dirigible : Hava gemisi. İdare edilebilir. Tenek gemisi. Yönetilebilir. İdare edilebilen torpil. İdare edilebilen. Yönlendirilebilen. İdare edilebilen balon. Zeplin.

Directed synonyms : ruled, administered, intendeds, changed direction, guided, devoted to, change direction, turned, changing directions.

Directed zıt anlamlı kelimeler, Directed kelime anlamı

Unmanageable : İdare edilemez. Zaptolunamaz. İdaresi güç. Ele avuca sığmaz. Yaramaz. Kontrol edilemez. Yönetimi güç. Zaptedilemez. Harın. Yönetilemez.

Directed antonyms : unoriented.