Directed interview türkçesi Directed interview nedir

  • Güdümlü görüşme.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Kılavuzluk çalışmalarında danışmanın görüştüğü kimseye (öğrenciye), yönelttiği dolaysız sorularla izlemesi gereken yollara ilişkin öğütlerde bulunduğu bir görüşme tekniği.

Directed interview ingilizcede ne demek, Directed interview nerede nasıl kullanılır?

Directed : Güdümlü. Yönlenik. Yönlenmiş. Yönelik. Yönlendirilmiş. Hedeflenmiş. Dönük. Yönetilen.

Interview : Görüşmecinin sorup yanıt alacağı sorulardan oluşmuş bir görüşme çizinliği kullanarak, yanıtlayıcıdan yüz yüze ya da karşılıklı ilişki içinde aldığı sözlü yanıtlara dayanan gözlem, bk. soruşturu. Söyleşi yapmak. Görüşme yapmak. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bir konu üzerinde aydınlanmak ya da bir kimsenin kişiliği üzerinde bilgi edinmek amacıyla yüz yüze yapılan konuşma. Görüşmek. İle görüşme yapmak. Mülakat. Röportaj yapmak. Bireylere özgürce ya da belli bir soru kağıdına bağlı kalınarak sorular sorulmasına dayalı bir toplumbilimsel araştırma yolu.

Directed angle : Yönlü açı.

Directed graph : Yönlendirilmiş çizge. Yönlü çizge.

Directed interest rate : Para otoritelerince belirlenen kredi ve mevduat faiz oranları. Güdümlü faiz oranı.

Directed learning : Güdümlü öğrenme. Öğretmenin yol göstericiliği, yardımı ve öğütleri ile önceden tasarlanmış bir plana göre gerçekleşen öğrenme.

 

İngilizce Directed interview Türkçe anlamı, Directed interview eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Directed interview ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abstract reasoning : Soyut akıl yürütme. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut usavurma.

Abnormal child : Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk. Olağandışı çocuk.

Academy of economic and commercial sciences : İktisadi ve ticari ilimler akademisi. Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu.

Ability group : Düzey kümesi. Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi.

Abulia : Abulya. İrade yitimi. İstenç yitimi. İstem yitimi. Abuli. Kayıtsızlık. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. İrade kaybı.

Achievement age : Başarı yaşı. Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş.

Academic year : Ders yılı. Akademik yıl. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Eğitim öğretim yılı. Öğretim yılı.

 

Abstract intelligence : Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği. Soyut zeka.

Academic preparation : Akademik hazırlık. Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık.

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

Directed interview synonyms : achievement tests, academy, accustoming, a priori knowledge, active school, achromatopsia.