Liniest türkçesi Liniest nedir

Liniest ingilizcede ne demek, Liniest nerede nasıl kullanılır?

Linier : Kırışık. Çizgili. Buruşuk.

Matrilinieal : Kalıt ilişkilerinde, akrabalık kuruluşlarında, çiftlerin evlendikten sonra nerede oturacakları konusunda, soyun hesaplanmasında anadan yanalığı önde tutan ve toplumsal yapıyı buna göre düzenleyen. Anayanlı.

Liniment : Ağrı ovma ilacı. Katı ve sıvı yağların, esansların, balzamların ve sabunların birini veya birkaç tanesini sübyeleştirilmiş biçimde içeren, dışarıdan kullanılmaya müsait olarak hazırlanmış şurup veya daha koyu kıvamlı ilaç biçimi. Sıvı merhem. Ovalamaç. Ağrı kesici merhem. Eklem ve romatizma ağrılarını dindirmek için kullanılan merhem. Liniment. Eklem ve romatizma ağrılarını hafifletmek için kullanılan merhem. Merhem.

Liniments : Ağrı ovma ilacı. Eklem ve romatizma ağrılarını dindirmek için kullanılan merhem. Ağrı kesici merhem. Sıvı merhem. Ovalamaç. Liniment. Merhem.

Linin : Hücre çekirdeğinde bulunan ve kromatin tanelerini taşıyan ağ biçimindeki ipliksi yapı. Hücre çekirdeğinin ince liflerini oluşturan madde (biyoloji terimi). Linin. Hücre çekirdeğinde bulunan ve kromatin tanelerini taşıyan ağ biçimindeki ipliksi yapıya verilen eski bir ad.

 

Lining up : Kuyrukta bekleme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hazırlanma. Hizalama. Sıraya dizme. Dışarıda gerçekleştirilecek görünçlükler için en uygun yerlerin önceden araştırılıp saptanması. Dizilme. Yer seçimi. Sıralanma. Sıralanan.

Acoustic lining : Akustik astar.

Anchor lining : Demir yastığı.

Lining fabric : Astarlık kumaş.

Lining : Duvar örme. Balata. İksa. Halka conta. Hayat. Astar. Kaplama. Astarlama.

İngilizce Liniest Türkçe anlamı, Liniest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Liniest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sop up : Emmek. Çekmek. İçine çekmek.

Cannibalize : Çıkma parça takmak. Parça almak. Kullanılmış parça takmak. İnsan eti yemek.

Sup : Kaşıkla içmek. Yudumlamak. Akşam yemeği yemek. Yudum. Yudum yudum içmek.

Cannibalise : Tekrar kullanmak için kullanılır parçaların sökülmesi. Kullanılmış parça takmak. Elzem malzemelerden yoksun bırakmak. Parça almak. Yamyamlaşmak. Çıkma parça takmak. İnsan eti yemek. (işletme) diğer ürün ve şirketlere karşı kazanç sağlamak için kadro veya malzeme azaltmak (ayrıca cannibalize). Bir makinadan diğerini tamir etmek için parçalar almak. Aynı türdeki bir ekipmandan diğer ekipmanı tamir etmek için parça alarak kullanmak.

Crispate : Bukleli. Kıvrımlı. Dalgalı. Kıvırcık.

Suck in : Çekmek. İçine çekmek. Yutmak. Emmek. Özümlemek.

Eat : Çürütmek. Zıkkımlanmak. Bitirmek. Tüketmek. Çok yemek yemek. Kemirmek. İçmek (çorba). Buyurmak. Aşındırmak. Yemek yemek.

Buy into : Müşterisi olmak. Hisse almak. (bir fikre) rağbet etmek. Müşteri olmak. Alışveriş yapmak. Yutmak. (bir fikri) benimsemek. Bütün kalbiyle ve hiç sorgulamaksızın inanmak.

 

Crinkles : Kırıştırmak. Kıvırmak. Karıştırmak. Hışırdatmak. Katlamak. Buruşmak. Kırışmak. Buruşturmak. Hışırdamak.

Drink : İçkiye harcamak. Yutmak. Şerefine içmek. İçmek. İçki içmek. Alkol almak. Bitirmek. Emmek. Buyurmak. İçki.

Liniest synonyms : do drugs, crossed, take in, smoke, satiate, ribboned, furrowy, habituate, fill, buckled, sample, linier, try out, get down, contorted, put, crinkle, taste, roll over, use, spend, brindles, barred, liney, feed, crankle, take up, creasy, banded, swallow, ruled, imbibe, crisp.

Liniest zıt anlamlı kelimeler, Liniest kelime anlamı

Divest : Kurtulmak. Mahrum etmek. Görevden almak. Verilen hakkı geri almak. Soymak. Elden çıkarmak. Yoksun bırakmak. Çıkarmak.

Abstain : Sakınmak. İçkiden uzak durmak. Kaçınmak. Perhiz yapmak. Uzak durmak. Çekinmek. Oy vermemek. Çekimser olmak. Perhiz etmek. İçki içmemek.