Describent türkçesi Describent nedir

  • Yapıcı çizgi.

Describent ingilizcede ne demek, Describent nerede nasıl kullanılır?

Describe as : Gözüyle bakmak. Görmek. Saymak.

There are no words to describe : Kelimelerle tanımlanamaz. Tanımlayacak söz bulamıyorum. Kelimelerle anlatılamaz. Tarif edecek kelime yok. O kadar inanılmaz ki.

Describe : Tasvir etmek. Betimlemek. Betimleme yapmak. Resmetmek. Çizmek. Vasıflandırmak. Tanımlamak. İzah etmek. Tarif etmek. Nitelendirmek.

Described : Kelimelerle özellikle ayrıntılarıyla tarif edilmiş. Tanımlanmış. Çizilmiş. Çizili. Tanımlı.

Described in detail : Tüm ayrıntılarıyla söylenmiş veya yazılmış. Ayrıntılı bir şekilde tanımlanmış.

Describing : Tanımlama. Tarif etmek. Çizmek. Betimlemek. Tanımlamak. İfade etmek. Tasvir etmek. Açıklama. Anlatmak.

Program described file : Programda tanımlanan kütük. Program tanımlı dosya.

Describable : Tarif edilebilir. Tasvir edilebilir. Tanımlanabilir.

Externally described data : Dışarıda betimlenen veri. Dışarıda tanımlanan veri. Dışarda tanımlanan veri. Dışardan tanımlanan veri. Program dışı tanımlanan veri.

Describers : Muarrif. Tanımlayan kimse. Tanımlayıcı. Tanımlayan kişi. Anlatan. Betimleyen.

İngilizce Describent Türkçe anlamı, Describent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Describent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Set forth : Bildirmek. Ortaya koymak. Öne sürmek. İzah etmek. İleri gelmek. İleri sürmek. Açıklamak. Yola çıkmak. Meydana koymak. Öngörmek.

Draw : Bir oyunu takımların golsüz ya da eşit sayıda gol atarak bitirmesi. Karalamak. Devam etmek. Berabere biten oyun. Berabere kalmak. Çekme. Kura. Çekiliş. Keşide. Çizmek.

Expound : İzah etmek. Yorumlamak. Şerhetmek. Şerh etmek. Açıklama. Tefsir etmek. Açımlamak. Açıklamak. Belirtmek.

Account : Hikaye. Avantaj. Düşünmek. Hesap vermek. Açıklama. Rapor. İtibar. Gözüyle bakmak. Saymak. Pusula.

Represent : Yansıtmak. Simgelemek. İfade etmek. Adına davranma. Bir kişinin iş iyesi adına yetkili aracı olarak imza atmak yeteneği. Temsilciliğini yapmak. Sunmak. Gösterimlemek. Sonucu olmak. Göstermek.

Report : Bildirmek. Rapor. Muhabirlik yapmak. Nakletmek. Rapor vermek. Borsa oyuncusunun vade sonunda fiyatının yükseleceğini beklediği bir taşınır değeri satın almak için parayı temin edemediği durumda, kendisi adına bu ödemeyi yapacak üçüncü bir kişiyi komisyon karşılığında devreye sokarak vade tarihini dolaylı olarak ertelemesi. Rapor etmek. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Anlatmak. Borsada erteleme.

Exposit : Açığa çıkartma. Sergileme.

Sketch : Kroki. Kabaca açıklamak. Ön taslak. Kabataslak çizmek. Taslak. Kısa öykü ya da piyes. Taslağını yapmak. Taslak halinde çizmek. Skeç. Kabataslak resim.

Adumbrate : Sezdirmek. Hissettirmek. Dokundurmak. Kinayeli kinayeli konuşmak. Taslağını çizmek. İma etmek. Anıştırmak.

 

Depict : Resmetmek. Tasvir etmek. Çizmek. Göstermek. Tarif etmek. Betimleme yapmak. Betimlemek. Anlatmak. Resmini çizmek. Dile getirmek.

Describent synonyms : inform, delineate, outline.

Describent zıt anlamlı kelimeler, Describent kelime anlamı

Describent antonyms : undelineated.

Describent ingilizce tanımı, definition of Describent

Describent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as Generatrix.