Demarcation line türkçesi Demarcation line nedir

  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • [#sınır Sınır çizgisi].
  • Demarkasyon çizgisi.
  • Siyasal yetki ve yönetim hakları ayrı devletleri ilgilendiren bölgeleri birbirinden ayırmak için, geçen yüzyıllarda kullanılmış olan bir sınır türü.
  • Yetki sınırı.

Demarcation line ingilizcede ne demek, Demarcation line nerede nasıl kullanılır?

Demarcation : Hudut. Sınır çizme. Çizgi. Hudut çizme. Ayırma. Sınır. Sınır çekme. Sınırını belirleme. Demarkasyon. Sınırlarını belirtme.

Line : Hat. Düzdizim çizgisi. Tenis, futbol, bilgisayar, bilişim, masa tenisi, sinema, televizyon, voleybol alanlarında kullanılır. Oyun alanını bölen, sınırlayan ve belirleyen boyadan şeritlere verilen ad. Oyun alanının sınırlarını belirten boyalı şerit. İki uzak nokta arasında veri iletişim ortamı sağlayan herhangi bir bağlantı. Oyun alanını bölen, sınırlayan, belirleyen boyadan şerit. Kaplamak. Sürütme oltaları. Özellikle pelajik balıkların avlanmasında kullanılan, yemli 2-7 iğneden oluşan olta takımı.

Demarcation point : İki ayrı birimin iletişim aygıtlarının buluştuğu nokta (örneğin, telefon makinesinin telefon şirketi hattına bağlanma noktası). Sınır noktası.

Demarcation region : Demarkasyon bölgesi. Nekrozlu dokuyu sağlam dokudan ayıran sınır. hiperemi ve vücut reaksiyonu sonucu oluşur ve sistemik enfeksiyon oluşumunu engeller.

 

Demarcations : Sınır. Hudut çizme. Ayırma. Hudut. Sınırlarını belirtme. Sınır çekme. Demarkasyon. Çizgi. Sınır çizme. Sınırını belirleme.

Absorption line : Soğurma çizgileri. Işınım yapan bir cismin ışığı , gaz halindeki aynı madde içinden geçip soğurulduğunda, bu ışığın tayfında görülen kararmış çizgiler.

İngilizce Demarcation line Türkçe anlamı, Demarcation line eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Demarcation line ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Border lines : Sınır çizgileri. İki ülke arasındaki sınırı işaretleyen hat. Oyun alanını sınırlayan 26 metre uzunluğundaki karşılıklı çizgiler. oyun bu sınırların içinde oynanır. sınır çizgileri, dip çizgileriyle oyun alanını dört yandan kuşatır. Kenarlık çizgileri. Kenar çizgisi. Sınır hattı.

Party line : (bir siyasi partide) resmi veya kabul edilen görüş. Ortak hat. Saplama hattı. Ortak telefon hattı. Paylaşılan hat. Paylaşılan hat telefon. Parti siyaseti. Paralel telefon hattı. (bir siyasi partide) resmi ideoloji.

Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.

Aluvial coast : Lığ yığıntılı kıyı. Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü.

Age pyramid : Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge. Yaş piramidi.

Aluvial terrace : Akarsu sekisi. Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme.

 

Abrasion platform : Dalga aşındırması düzlüğü. Dalga aşındırma düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey.

Ageing of the population : Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması. Nüfus yaşlanması.

Altimetric profile : Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş. Kesit.

Borderlines : Sınırda. Sınır boyu. Sınırdaki. Kesin olmayan. Sınıra yakın olan. Hudut. Sınır. Belirsiz.

Demarcation line synonyms : aboriginal population, touch line, borderline, agricultural production, jurisdiction, agrarian geography, border line, adventife cone, boundary line, agricultural specialisation, afforestation, line of demarcation, air route, agricultural co operative, alluvial deposit, touch lines.