Border lines türkçesi Border lines nedir

  • Oyun alanını sınırlayan 26 metre uzunluğundaki karşılıklı çizgiler. oyun bu sınırların içinde oynanır. sınır çizgileri, dip çizgileriyle oyun alanını dört yandan kuşatır.
  • [#sınır Sınır çizgisi].
  • Sınır çizgileri.
  • Kenar çizgisi.
  • Kenarlık çizgileri.
  • İki ülke arasındaki sınırı işaretleyen hat.
  • Basketbol alanında kullanılır.
  • Sınır hattı.

Border lines ingilizcede ne demek, Border lines nerede nasıl kullanılır?

Border : Sahne yukarısından asılan, sahnenin üst kesimini maskelemede kullanılan çoğu kez kara perde. Tarh. Kenar. Sınır. Yakına gelmek. İle ortak sınıra sahip olmak. Üst sahne boşluğu. Tavan perdesi. Kenarlık. Sınırlandırmak.

Lines : Rol. İletişim hatları. Olta iğnesinin kullanılmasını sağlayan malzemelere verilen ad, beden malzemeleri doğal olan kendir, ipek, pamuk vb. sentetik olanları ise poliamid, poliester multi ve monofilament malzeme, oltanın ucuna genellikle bir fırdöndü vasıtasıyla bağlanan ve kalınlığı oltanın kalınlığına eşit veya daha az olan olta ipi parçası. İp, misina veya metal liflerden yapılmış, bir ucu mantara, kasnağa veya makaraya sarılı diğer ucu bedene bağlı olta takımı hazırlamada kullanılan materyal. Satır sayısı. Bahisçilere sunulan oranlar. Beden. Borular. Replik. Yüzey çizikleri.

 

Border and offshore trade : Sınır ve kıyı ticareti.

Border ballad : Yerel balad. Belli bir yerle ilgili olarak söylenen balad.

Border check : Sınır kontrolü.

Border checkpoint : Polis sınır kontrol noktası. Sınır kontrol noktası.

İngilizce Border lines Türkçe anlamı, Border lines eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Border lines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Borderlines : Sınır. Sınıra yakın olan. Hudut. Sınırdaki. Sınırda. Belirsiz. Sınır boyu. Kesin olmayan.

Bounds : Zıplamak. Sıçramak. Sekip geri gelmek. Zıplaya zıplaya gitmek. Sınırlamak. Sınırlarını çizmek. Sınır hatları. Kısıtlamak. Sınırlar.

Sidelined : Gözden düşmek. Bir oyuncuyu kenara çekmek. Yan çizgisi. Tali yol. Ek iş. Yan yol. Ek görev. Bir oyuncuyu yedek kulübesine çekmek. Tali hat.

Basket : Sele. İnce kamış, söğüt dalı, hayıt, tel ve plastikten örme veya geçirme biçimiyle yapılandırılmış çeşitli biçimde oluşturulan yapıtlar olup genellikle iç sularda kullanılan, balığın içerisine girmesini sağlayan bir kapısı veya huni biçiminde bir giriş yeri bulunan, içine çekici yem konan, balıkların bir kez girdikten sonra çıkamayacağı biçimde yapılandırılmış tuzaklar. Sepet örgüsünden yapılmış şey. Basketbol çemberi. Sepetlemek. Balon sepeti. Sepettopunda sayı yapılacak yer. bu, 0,45 metre çapında demir bir çember olup altında bir ağ asılıdır. çember ile ağ bir sepet biçimindedir. sepettopu oyununu bulan amerikalı profesör james naismith, oyunu, önce öğrencilerine kağıt sepetleriyle oynattığından oyun bu ad ile anılmıştır. Sepet. Çember (basketbol).

 

Back court : Savunma bölgesi. Savunma alanı. Bir takımın savunma yaptığı yarı saha. Bir takımın akın bölgesi dışında kalan alanı.

Double hand pass : Çift elle pas verme. Bir oyuncunun, topu, yakınındaki takım arkadaşına iki eliyle tutarak aktarması. Çift elle top aktarma.

Act of throwing goal : Bir oyuncu, sayıya gidecek atış yaparken karşı takım oyuncularından biri tarafından engellenirse, bu sayıya giden atış olarak kabul edilir ve hakemler tarafından sapkıyı yapan oyuncunun takımı zararına 2 serbest atış cezası verilir. Sayıya giden atış.

Dead ball : Ölü top. Saha dışına çıkmış top. Duran top. Kuralların gerektirdiği 7 durumda topun oyun dışında kalması. Topun oyunda olmadığı zaman.

Base line : Tenis, masa tenisi alanlarında kullanılır. Temel çizgi. Arka çizgi. Taban çizgisi. Taban doğrusu. Esas hat. Masanın enine kenarlarına çekilen 152,5 cm. lik sınır çizgilerinden her biri. Dip çizgisi. Saha kenarı.

Sideline : Yan hat. Tali hat. Ek iş. Ek görev. Yan çizgi. Bir oyuncuyu yedek kulübesine çekmek. Gözden düşmek. Yan yol. Bir oyuncuyu kenara çekmek. Yan çizgisi.

Border lines synonyms : edge, drag dribble, basketball, line of demarcation, double foul, charged time out, dead bali, borderline, side lines, side line, bounce pass, party line, touch line, end lines, sidelining, centre point on side lines, touch lines, bordered zone, demarcation line, boundary line, backboard, border line.