Lines türkçesi Lines nedir

  • Olta ipi.
  • Olta iğnesinin kullanılmasını sağlayan malzemelere verilen ad, beden malzemeleri doğal olan kendir, ipek, pamuk vb. sentetik olanları ise poliamid, poliester multi ve monofilament malzeme, oltanın ucuna genellikle bir fırdöndü vasıtasıyla bağlanan ve kalınlığı oltanın kalınlığına eşit veya daha az olan olta ipi parçası.
  • İp, misina veya metal liflerden yapılmış, bir ucu mantara, kasnağa veya makaraya sarılı diğer ucu bedene bağlı olta takımı hazırlamada kullanılan materyal.
  • Borular.
  • Replik.
  • Beden.
  • İletişim hatları.
  • Satır sayısı.
  • Yüzey çizikleri.
  • Ana hatlar.
  • Bahisçilere sunulan oranlar.
  • Rol.

Lines ile ilgili cümleler

English: Grant wanted to cut the supply lines between the two cities.
Turkish: Grant, iki şehir arasındaki tedarik hatlarını kesmek istiyordu.

English: He drew some vertical lines on the paper.
Turkish: Kağıt üzerinde bazı dikey çizgiler çizdi.

English: I'll quote a few lines from her letter.
Turkish: Onun mektubundan birkaç satır alıntılayacağım.

English: Blue lines on the map designate rivers.
Turkish: Harita üzerindeki mavi çizgiler nehirleri gösterir.

English: The blue lines on the map correspond to rivers.
Turkish: Haritadaki mavi çizgiler nehirlere karşılık gelir.

Lines ingilizcede ne demek, Lines nerede nasıl kullanılır?

 

Lines per frame : Resim başına satır sayısı. Bir televizyon resmini oluşturan satırların sayısı. (resim başına düşen bu satır sayısı, televizyonda yayın ölçünlerinin en önemlisi sayılır ve resim seçikliğini belirler). Resim başına satır. Satır sayısı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Lines per inch : İnç. Satır. Satır veya inç.

Lines to drop : Satır sayısı.

Active lines per picture : Alan boşluğunda yer alan ve resim bilgisi taşımayan satırlar çıktıktan sonra kalan satır sayısı. Etkin satır sayısı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Between the lines entry : Beleş giriş. Eleş giriş.

Blank lines below slides : Boş satırlar slaytların altında.

Axis grid lines : Eksen ızgara çizgileri.

Backscroll buffer lines : Geri sarma tampon bellek satırları.

Agonic lines : Agonik çizgi. Sıfır tabu sapma hattı. Manyetik deklinasyonu 0 derece olan bir noktadan geçen düşünsel bir hat. Agonik hat. Sapma hattı. Sapmasız çizgi. Kuzey ve güney manyetik kutuplarını bağlayan çizgi.

Keep lines together : Satırları birlikte tut.

İngilizce Lines Türkçe anlamı, Lines eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Guideline : Yönerge. Ana hatlar (bir projedeki). İlke. Uçak kılavuz ipi. Anahatlar. Standart kural. Prensip. Hakim.

Line number : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir televizyon resmini oluşturan satırların sayısı. (resim başına düşen bu satır sayısı, televizyonda yayın ölçünlerinin en önemlisi sayılır ve resim seçikliğini belirler). Satır numarası. Çizgi sayısı. Satır no. Hat numarası.

 

Guidelines : Uçak kılavuz ipi. Ana esaslar. Yönetmelik. Yönergeler. Prensip. Meselenin ana çekitleri. İlke. Kural. Tüzük. Yönlendirici ilkeler.

Person : Can. Zat. Şahıs. İnsan. Tip. Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi. kılışın, konuşanın ağzından ifade bulan biçimi şahıs (geldim, yazıyorum vb.); dinleyen şahıs (getirdin, okuyacaksın vb.); konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne şahıs (ağlamış, gülüyor vb.)’tır. Kişilik. Kişi. Karakter (tiyatro terimi). Kimse.

Single file : Tek tek sıralamak. Tek sıra halinde. Dosyaları sıralamak.

Fish line : Misina.

Sound bite : Kısa konuşma. Kısa açıklama. Özet açıklama (özellikle de televizyonda yayınlanan türden). Özet ifade. Konuşmanın en önemli kısmı.

Tabernacle : Muhafaza. Tapınak. Seyyar yahudi tapınağı. Tapmak. Ruhun geçici olarak kaldığı beden. Sığınak. Sinagog. Barınmak. Çadır.

Diagonal : Çapraz takviye. Köşegen, köşe birleştirici. Bir çokgende ardışık olmayan iki köşeyi birleştiren çizgi. Çapraz. Verev. Almaçların görüntülük boyunu belirtmekte temel alınan öğe. Köşegenel. Diyagonal. Yay esnemesi uzaması. Fizik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Laugh line : Göz kırışıklıkları. Göz kenarı kırışıklıkları. Göz kenarındaki kırışıklık. Göz kenarı kırışıklığı.

Lines synonyms : piping, opening line, conga line, gag line, waiting line, pipings, punch line, picket line, line of poetry, line of verse, actor's line, line of succession, line of march, pipes, ploying, linages, queue, fishing line, taille, verse line, role, pretence, lines per frame, verse, head, text, histrionics, stanza, orphan, heading, textual matter, header, lines to drop.

Lines zıt anlamlı kelimeler, Lines kelime anlamı

Curve : Bükülmek. Eğri. Dönemeç. Bükmek. Eğmeç. Eğilmek. Kıvrılmak. Kavis. Kıvırmak. Kavis çizmek.

Straight line : Doğru hat. Düz doğru. Düz çizgili. Doğru. Düz çizgi.

Lines antonyms : unbordered.