Democracy türkçesi Democracy nedir

  • Demorkasiyle yönetilen ülke.
  • Siyasal denetimin doğrudan doğruya halkın ya da düzenli aralıklarla halkın özgürce seçtiği temsilcilerin elinde bulunduğu, toplumsal -ekonomik özellikleri ne olursa olsun bütün yurttaşların eşit sayıldığı toplumsal örgütleniş biçimi.
  • Halkın seçtiği temsilcilerce yönetilen ülke veya devlet.
  • Halk yönetimi.
  • Demokratik parti.
  • Tabandan-gelmecilik.
  • Demokrasi.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Halkerki.
  • Elerki.
  • Sosyal eşitlik.
  • Demokratlık.

Democracy ile ilgili cümleler

English: The test of democracy is freedom of criticism.
Turkish: Demokrasinin ölçüsü eleştiri özgürlüğüdür.

English: Free democracy now!
Turkish: Şimdi özgür demokrasi.

English: Spain has been a democracy since 1975.
Turkish: İspanya'nın 1975'ten beri bir demokrasisi var.

English: Afghan democracy needs to be preserved even with nuclear bombs.
Turkish: Afgan demokrasinin bile nükleer bombalarla korunması gerekir.

English: A true democracy allows free speech.
Turkish: Gerçek demokrasi ücretsiz konuşma sağlar.

Democracy ingilizcede ne demek, Democracy nerede nasıl kullanılır?

Christian democracy : Kilise ile bağlantılı siyasi partilerin gücünün yükselişi. Hıristiyan demokrasisi.

Command democracy : Güdümlü demokrası. Güdümlü demokrasi.

 

Economic democracy : İktisadi karar sürecine tüm bireylerin katılabilmesi ve fırsat eşitliğine sahip olması. İktisadi demokrasi. Ekonomik demokrasi.

Industrial democracy : Sanayi demokrasisi. Endüstriyel demokrasi. İşçilerle ilgili alınacak kararlara yasal olarak işçilerin de katılımının sağlanması. Çalışanların firma düzeyinde karar sürecine ve sorumluluğun paylaşımına katılımı.

National democracy : Ekonomik bağımsızlık uğrunda çalışma, sömürgeciliğe karşı savaşma, geniş elerksel hak ve özgürlükleri sağlama, halkın yönetime katılması ilkeleri üzerine dayalı bir siyasal örgütlenme biçimi. Ulusal elerki.

Participatory democracy : Katılımcı demokrasi.

Democratic : Demokratik partiye ait. Demokratik. Demokrat. Demokrasiye uygun.

Democracies : Demokrasi. Demokratik parti.

Democratic centralism : Demokratik merkeziyetçilik.

Parliamentary democracy : Parlamenter demokrasi.

İngilizce Democracy Türkçe anlamı, Democracy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Democracy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aesthetical ideal : Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü. Güzelduyusal ülkü.

Free country : Özgür ülke. Totaliter rejim tarafından yönetilmeyen ülke. Kişinin seçme ve ifade özgürlüğü olan ülke.

Alienation : Yabancılaştırma. Devretme. Devir. Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Yabancı emek. Aliyenasyon. Dengesizlik. Ötekileştirme. Aralarını açma.

 

Age group : Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş öbeği. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Yaş grubu. Yaş kümesi.

Political system : Siyasi jüye. Siyasi düzen. Politik sistem. Siyasi sistem. Siyasal sistem.

Weimar republic : 1918-1933 arasında almanya'da yönetim sistemi. Weimar cumhuriyeti.

Democratic government : Halkın kendi kendini yönettiği idare şekli. Demokratik hükümet. Bir ülkenin halkı tarafından yönetilen hükümet. Demokratik yönetim.

Age distribution : Yaş dağılımı. Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı. Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları.

Adaptive behavior : Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Uyarlamacı davranış. Adaptif davranış. Uyumlayıcı davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Uyumcu davranış.

Self government : Kendi kendini yönetme. Bağımsızlık. Özerk yönetim. Muhtar idare. Öğrencilerin, yönetmelik hükümlerine ve okul kurallarına göre seçilen temsilcileri aracılığıyla, sınıf dışı etkinlikleri yönetmeleri. okul düzeninin büyük ölçüde öğrencilerce sağlanması. Halkın kendi kendini yönetmesi. Özyönetim. Özerklik. Halk hükümeti.

Democracy synonyms : political orientation, political theory, adjustment in marriage, republic, agression, ochlocracy, form of government, democratic party, agnation, acculturation, mobocracy, aesthetic, abilities, age grade, parliamentary democracy, commonwealth, ideology, affection, acclimatation, all round development of individual, democracies, achievement motive.

Democracy ingilizce tanımı, definition of Democracy

Democracy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Government by the people. A form of government in which the supreme power is retained and directly exercised by the people.