Deniers türkçesi Deniers nedir

  • Yalanlayan kişi.
  • İnkarcı.
  • Fransız kuruşu.
  • Reddeden kimse.
  • Azıcık miktar.
  • Münkir.
  • Deniye.
  • Dokuma sıklığı ölçüsü.
  • İnkar eden kimse.
  • Denye.

Deniers ingilizcede ne demek, Deniers nerede nasıl kullanılır?

Denier : Dokuma sıklığı ölçüsü. Münkir. İnkar eden kimse. Denye. Yalanlayan kişi. Azıcık miktar. İnkarcı. Fransız kuruşu. Reddeden kimse. Deniye.

Denied : Yalanlanmış. Engellendi. Mahrum etmek. Reddedildi. Yoksun bırakmak. Yalanlamak. Yadsımak. Reddetmek. İnkar edilmiş. İnkar etmek.

Denied him his rights : Onun haklarını teslim etmedi. Onu yasal ayrıcalıklarından mahrum bıraktı. Onun haklarını inkar etti.

Denied his appeal : Onun talebini geri çevirdi. Onun başvurusunu reddetti. Onun ilave bir duruşma talebini geri çevirdi (hukuk terimi).

Denied reality : Gerçeği reddetti. Gerçeği görmezden geldi. Gerçeği kabul etmedi.

Denied the allegations : Kendisine yöneltilen suçlamalar karşı geldi. Suçlamaları reddetti. Suçlamaları kabul etmedi.

The truth cannot be denied : Gerçek inkar edilemez. Gerçek başka hiçbirşey değil sadece gerçek. Gerçeği örtbas etmek imkansızdır.

Denies : Reddetmek. Yalanlamak. Yadsımak. Kaçınmak. Yoksun bırakmak. İnkar etmek. Mahrum etmek. Nasip etmemek.

General access denied error : Genel erişim kabul edilmeme hatası.

 

Access denied : Erişim engellendi. Erişim reddedildi. Giriş engellendi.

İngilizce Deniers Türkçe anlamı, Deniers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deniers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Decliners : Reddeden. Kabul etmeyen veya geri çeviren kimse. Alçalan kimse. Alçalan.

Oppositionist : Muhalif. Karşı çıkan kimse. Göğüs geren kimse. Karşı gelen kimse. Muhalefet üyesi.

Glimmer : Işık vermek. Hafifçe pırıldamak. Seziş. Parıltı. Zayıf bir şekilde parlamak. İma. Hafif pırıltı. Donuk ışık. Zerre. Işık vermek (hafif).

Modicum : Bir parça. Nebze. Az miktar. Biraz. Parçacık.

Abjurer : Tövbe eden. Yeminle vazgeçen. Bir yoldan ayrılan. Vazgeçen kimse. Tövbe eden kimse. İnkar eden. Dininden dönen.

Gainsayer : Karşı çıkan. İnkar eden. Reddeden. Aksini iddia eden. Aksini iddia eden kimse.

Naysayer : Hayır diye kimse. Reddeden. Olumsuz yanıt veren kimse. Uzlaşmaz. Karşı çıkan. Hayır diyen. İstemezükçü. Huysuz. Negatif (kişi).

Abjurers : Dininden dönen. Vazgeçen kimse. Bir yoldan ayrılan. İnkar eden. Tövbe eden kimse. Tövbe eden. Yeminle vazgeçen.

Soupcons : Bir damlacık. Birazcık. Tutam. Bir parça.

Co : Colorado (kolorado). Kobaltın simgesi. Batı birleşik devletler'de bir eyalet. Kol. Ko. Vietnam'da yaşayan etnik bir grup. Kor. Birlikte.

Deniers synonyms : capital of colorado, mile high city, centennial state, glimmered, gainsayers, decliner, sprinklings, unit, glimmers, colorado, oppositionists, unit of measurement, soupcon, denier, negators, invalidator, negator.