Depictor türkçesi Depictor nedir

Depictor ingilizcede ne demek, Depictor nerede nasıl kullanılır?

Depictors : Anlatan kimse. Tanımlayıcı. Tanımlayan kimse. Açıklayıcı. Ressam. Resimleyici.

Depict : Betimleme yapmak. Resmetmek. Çizmek. Tasvir etmek. Betimlemek. Tarif etmek. Dile getirmek. Resmini çizmek. Göstermek. Anlatmak.

Depicted : Tarif edilmiş. Resmetmek. Çizmek. Tarif edilen. Göstermek. Tasvirli. Betimlemek. Tasvir etmek.

Depicter : Sunan veya betimleyen kimse. Resmeden. Tanımlayan.

Depicters : Resmeden. Tanımlayan. Sunan veya betimleyen kimse.

Depictive : Anlatımsal. Betimsel. Tanımlayıcı. Açıklayıcı. Betimleyici.

Depicture : Resimlemek. Resmetmek. Çizmek. Tanımlamak. Betimlemek. Göstermek. Tasvir etmek.

Depilate : Tüylerini gidermek. Depilat. Tüyleri dökmek. Kıllarını gidermek. Tüylerini yok etmek. Tüyleri gidermek. Tüylerini almak. Kıllarını almak.

Depiction : Tarif etme. Tasvir. Tarif.

Depigmented : Depigmente.

İngilizce Depictor Türkçe anlamı, Depictor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Depictor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Photocell : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işıkgözü. Işık enerjisini elektriğe dönüştüren düzenek. Fotoışık etkisine dayanan ve üzerine bir ışık düştüğünde bunu elektrik erkesine çeviren aygıt. Işık aldığında, bu ışığın dolaysız olarak, ölçülebilir bir elektriksel etki doğurduğu organ, araç. Işık gözü. Alevin sönmesi halinde elektrik devresini açarak yağ yakıcısını durduran ve puflama tehlikesini önleyen duyarlı araç. Işık gözesi. Işılduyar. Fotosel.

 

Designer : Sinema ve televizyon için çeşitli resim ve canlıresimleri çizen kimse. Tasarçizimci. Düzenbaz kişi. Dekoratör. Modacı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Modelist. Elbise modelleri çizen ressam. Tasarımcı.

Represent : Temsil etmek. Tarif etmek. İfade etmek. Resmetmek. -in adına hareket etmek. Bir kişinin iş iyesi adına yetkili aracı olarak imza atmak yeteneği. Sahneye koymak. Göstermek. Vekili olmak. Simgelemek.

Set forth : Yola çıkmak. İleri gelmek. Öngörmek. İzah etmek. Açıklamak. Meydana koymak. Öne sürmek. Ortaya koymak. İfade etmek. Yola koyulmak.

Animator : Çizgi film ressamı. Animatör. Canlandırıcı. Canlandıran. Neşelendiren kimse.

Exposit : Açığa çıkartma. Sergileme.

Annotative : Kritik. Ek açıklamalı. Açıklamalı. Yorumlayıcı. Notlarla açıklayan.

Magic eye : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Göz ışıtacı. Bazı elektronik araçlarda (radyo, ses aygıtı), ayarın tam olarak yapıldığını gözle görülebilecek biçimde belirten aygıt.

Namers : İsimlendirici. İsimlendiren kimse. İsim veren kişi. İsim veren kimse.

Depictor synonyms : trace detector, limners, epideictic, metal detector, illustrator, commentator, namer, sensor, describers, declaratory, narraters, electric eye, elucidatory, narrater, depictors, artists, sensing element, mine detector, photoelectric cell, descriptors, teller, exegetical, definer, elucidators, identifiers, painter, descriptive, delineate, definers, describer, draw, limner, depictive.

 

Depictor zıt anlamlı kelimeler, Depictor kelime anlamı

Creditor : Veren. Alacaklı. Kredi açan kimse. Borç veren. Kredi veren kimse. Kredi açan (kişi veya kurum). Kredi sağlayan. Başkasına borç para ya da başka bir şey veren kişi. herhangi bir veriyi ve özellikle ödeneği istemeğe hakkı olan kişi. Kredi veren. Kredi açan kuruluş.

Depictor antonyms : undelineated.