Diatomite türkçesi Diatomite nedir

  • Moskof toprağı.
  • Yeğni, topraksı, başlıca diyatome kalıntılarından türeyen bir kayaç (moskof toprağı da denir.).
  • Diyatomit.
  • Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır.
  • Diyatomlu toprak.
  • Moskoftoprağı.
  • Bir mineral türü.
  • Diatomit.
  • Kizelgur.

Diatomite ingilizcede ne demek, Diatomite nerede nasıl kullanılır?

Diatomic : İki değerlikli. Çift atomlu. Molekülünde iki atomu olan. İki atomlu. Diyatomik. İki atomu ve bir molekülü olan. (kimya) çift atomlu. Diatomik. İki atomdan ibaret. İki valanslı.

Diatomic molecule : İki atomlu molekül. Klor (cl2), hidrojen (h2) gibi kalımlı durumdayken iki atomdan oluşan molekül. Çift öğecikli özdecik. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Çift atomlu molekül. İki öğecikten yapılmış özdecik türü.

Diatom coze : Diyatome çamuru. Özellikle diyatome kabuklarından bileşik, derin deniz tortulu.

Diatom earth : Kizelgur.

Diatom : Tek hücreli deniz otu. Tek hücreli deniz otu türü. Diyatom. Diyatome. Tek hücreli yosun türü.

Diatoms : İki atomlular. Diyatom. Tek hücreli deniz otu türü. İçeriği klorofil ve besleyici lipit olan okyanus ve tatlısularda bulunan tek hücreli organizmalar.

Diatonic scale : Diyatonik skalası. 5 ton ve 2 yarım tondan oluşan müzik skalası. Diyatonik derecesi. Diyatonik derece.

 

Block radiator : Blok radyatör.

Diatonic : Diyatonik.

Acoustic radiator : Akustik radyatör.

İngilizce Diatomite Türkçe anlamı, Diatomite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Diatomite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Infusorial earth : Haşlamlılar toprağı. İnce silisli toprak. Başlıca diyatom içeren toprak.

Earth : Topraklamak. Topraklama hattı. Toprakla örtmek. Toprak hattı. Zemin. Üzerinde yaşadığımız gezegen. Örtmek. Yer. Hayvan ini. Üzerinde yaşadığımız, güneş dizgesine bağlı gezegen.

Ground : Çakmak. Kent içinde, dışında ya da kent sınırları yakınında tarım etkinliklerine ayrılmış ya da bölünerek ve altyapısı hazırlandıktan sonra kentsel yerbölümler durumuna getirilmeye elverişli geniş yerlere verilen ad. Dayanmak. Karaya oturtmak. Yere sermek. Yer. Kurmak. (gemi) karaya oturmak. Hareket izni vermemek. İyileşmek.

Kieselguhr : Silisli toprak. Dinamit üretiminde kullanılan ve diyatom kalıntıları içeren toprak. Yosun kumu. Küçük deniz hayvanlarının kalıntısı olan ve yapısında su bulunan yeğni, çok gözenekli silisyum dioksit.

Diatomaceous earth : Yosun kumu. Küçük deniz hayvanlarının kalıntısı olan ve yapısında su bulunan yeğni, çok gözenekli silisyum dioksit. İnce silisli toprak. Süzme çamuru. Diyatomik toprak.

Filter : Filtre etmek. Süzmek. Süzgeç. Süzek. Bir karışımdan istenmeyen birleşenleri ayıran gereç. sıklığı, belirli bir sıklık kuşağında bulunan akımları geçirmek içindüzenlemiş elektriksel ağ. Filtre. Filtreden süzmek. Sinyal gücünü belli bir frekans aralığında kuvvetlendiren veya kırpan cihaz. Gözenek ya da delikçiklerinden sıvıları geçirip katıları geçirmeyen, katı ve sıvı ayrımı yapmakta kullanılan gereç ya da aygıt. Ancak belli dalgaboyu aralığındaki ışığı geçiren, renkli cam özelliğindeki saydam levha; renk süzgeci.

Diatomite synonyms : diatom earth.