Didactic türkçesi Didactic nedir
- Eğitici.
- Didaktik.
- Öğretmenlik taslayan.
- Öğretici.
- Öğretsel.
- Öğretici bilgiler veren.
- Bilgi verici.
- Eğitim alanında kullanılır.
- Öğretici dram.
- Öğretme, yetiştirme ve açıklama özelliği bulunan.
- Ders verici.
Didactic ingilizcede ne demek, Didactic nerede nasıl kullanılır?
Didactic fable : Hayvanları konuşturarak onların ağzından ilginç ve yararlı öğütlemelerde bulunan öykünce türü. bk. hayvan öyküncesi. Öğretici öykünce.
Didactic play : Öğretici oyun. Ortaçağ'da öğrencilere latince öğretmek ve bellek alıştırmaları yaptırarak onları rahat ve kıvrak hareketlere alıştırmak için düzenlenen okul oyunlarına verilen ad. bugün birçok yabancı dil okulunda bu yönteme başvurulmaktadır. Ortaçağda, öğrencilere latinceyi öğretmek ve bellek temrini yaptırmakla onları rahat ve kıvrak hareketlere alıştırmak için düzenlenen, okul oyunlarına verilen ad. örnek: terentius tiyatrosu. Öğretici dram.
Didactical : Ders verici. Didaktik. Eğitici. Öğretici.
Didactically : Öğretici bir şekilde. Öğretici üslupla. Göstererek. Direktif vererek.
Didacticism : Didaktisisizm. Didaktisizm. Eğitici ve öğretici olma durumu. Aşırı bir şekilde diğerlerine ders verme eğilimi.
Autodidacts : Kendini eğiten veya yetiştiren. Kendi kendini yetiştirmiş kimse. Öz öğrenimli. Otodidakt.
Candidacies : Namzetlik. Adaylık.
Didactyl : Didaktil. İki parmağı olan. İki parmaklı hayvan.
Didactylous : İki parmaklı.
Autodidact : Öz öğrenimli. Otodidakt. Kendi kendini yetiştirmiş kimse. Kendini eğiten veya yetiştiren.
İngilizce Didactic Türkçe anlamı, Didactic eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Didactic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Driller : Delici. Delik açmak için kullanılan makine. Matkapçı. Lağımcı. Delme makinesi. Sondaj işçisi. Eğitmen. Asker veya öğrencileri eğiten kimse. Matkap makinesi.
Accustoming : Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Alıştırmak. Yetiştirim. Ünsiyet. Ülfet.
Academy : Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Okul. Akademi. Bilim adamları topluluğu. Medrese. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Yüksek okul. Yüksekokul.
Instructing : Öğretme. Eğitme. Öğretmek. Bilgilendirmek. Okutmak. Emir vermek. Talimat veren. Görevlendirmek.
Instructor : Öğretim elemanı. Öğretim üyesi. Asistan. Öğretmen. Eğitmen. Resmi ya da özel bir eğitim kurumunda çocukların, gençlerin ya da yetişkinlerin istenilen öğrenme yaşantıları kazanmalarına kılavuzluk etmek ve yön vermekle görevlendirilmiş kimse. bilgi, görgü ve yaşantısı ile belli dal ve alanlarda başkalarının yetişme ve gelişmesine yardım eden kimse. 3-öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği öğrenimi bitirerek ya da yeterlikleri kazanarak öğretmenlik yapma yetkisini elde etmiş olan kimse. Üniversitelerde öğretim üyesi bulunmayan dersler için geçici olarak görevlendirilen kimse. Doçent (amerikan ingilizcesi).
Achievement age : Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş. Başarı yaşı.
Academic preparation : Akademik hazırlık. Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık.
Bhagwan : Önder. Guru. Üstat. Hint dininde tanrı. Öğretmen.
Abstract intelligence : Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği. Soyut zeka.
Educators : Eğitmen. Eğitimciler.
Didactic synonyms : abstract reasoning, didactics, informative, educational, educator, abnormal child, achievement tests, salutary, didactic play, tutorial, handlers, preceptive, educative, pragmatical, academic intelligence, a priori knowledge, achromatopsia, academy of economic and commercial sciences, academic year, abulia, drillers, illuminating, active school, instructive, advisatory, didactical, instructional, ability group, pragmatic.
Didactic zıt anlamlı kelimeler, Didactic kelime anlamı
Didactic antonyms : uninstructive.
Didactic ingilizce tanımı, definition of Didactic
Didactic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, didactic essays. Conveying instruction. Instructive. Teaching some moral lesson. A treatise on teaching or education. Fitted or intended to teach. Preceptive.

Bu kısımda Didactic kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Didactic ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Didactic anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Didactic ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.