Diklenmek nedir, Diklenmek ne demek

  • Birine karşı ters bir davranışta bulunmak, karşı gelmek, kafa tutmak

"Diklenmek" ile ilgili cümleler

  • "Neymiş benim durumum, neden söz ediyorsunuz siz, diye dikleniyorum ki kapı vuruluyor." - İ. Aral

Yerel Türkçe anlamı:

Büyümek.

Karşı gelmek, kafa tutmak, dayatmak, dikleşmek

Diklenmek tanımı, anlamı:

Ters : Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert. Kesici bir aletin kesmeyen yanı. Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. Bir şeyin aksi, karşıtı. Hayvan pisliği. Gerekli olan duruma karşıt, zıt.

Davranış : Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket.

Bulunmak : Bulma işine konu olmak. Bir yerde olmak. Herhangi bir durumda olmak.

Gelme : Yetişme. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Gelmek işi. Gelmiş olan.

Tutmak : Alacağa veya vereceğe saymak. Bağlamak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. İş görebilmek. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Hizmetine almak veya kiralamak. Varsaymak, farz etmek. Hedef olarak almak. Bir şey düşünmek. Kaplamak. Sarmak, bürümek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Benimsemek, beğenmek. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Sürmek, zaman almak. Kapatmak, sarmak. Avlamak. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Ele geçirmek, yakalamak. Elde bulundurmak, ele almak. Kullanmak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Sunmak. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Beklenen sonucu vermek. Biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Bir kimsenin yerini almak. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Ulaşmak, varmak. İşgal etmek. İzlemek. Bir yerde kalmasını sağlamak. Bırakmamak. Denetimi ve yetkisi altına almak. Yaklaştırmak. Uğramak. Başlamak.

 

Diğer dillerde Diklenmek anlamı nedir?

İngilizce'de Diklenmek ne demek? : to become steep; to get stubborn, to be defiant, to challenge

Almanca'da Diklenmek : trotzen