Dinosaure türkçesi Dinosaure nedir
- İkinci jeoloji devrinde yaşamış dev sürüngenlere verilen genel ad.
- Dinozor.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Dinosaure ingilizcede ne demek, Dinosaure nerede nasıl kullanılır?
Dinosaur : Kolorado eyaletinde şehir. Dinazor. Dinozor.
Dinosauria : Tarih öncesi nesli tükenmiş büyük sürüngen türü (biyoloji terimi).
Dinosaurs : Dinozorlar. Dinazor. Dinozor.
İngilizce Dinosaure Türkçe anlamı, Dinosaure eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dinosaure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Dinosaur : Dinazor. Kolorado eyaletinde şehir.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
Abiotic environment : Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.
Iguanodon : Otçul kertenkele. Otçul dinozor.
A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.
Brontosaurus : Apatozorlar. Brontozor. Tarih öncesine ait devasa otobur dinazor. Brontozorlar. Brontozorus.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
Dinosaure synonyms : argentinosaur, archosaur, titanosaur, saurischian dinosaur, ornithischian dinosaur, ornithischian, saurischian, ground shaker, titanosaurian, archosaurian reptile, seismosaur, archosaurian, brontosauruses, trachodon, trachodont, a site, abductor muscle, aardvark, diplodocus, dinosaurs, acacia, a protein, abiotic factor, abramis zone, a chromosome, aardwolf.

Bu kısımda Dinosaure kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dinosaure ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dinosaure anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dinosaure ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.