Discriminatory import restrictions türkçesi Discriminatory import restrictions nedir

  • Ayrımcı giriş kısıntıları.
  • Ülkeler ya da yurda sokulacak mallar arasında ayrım doğuracak biçimde uygulanan giriş sınırlaması.
  • Gümrük alanında kullanılır.

Discriminatory import restrictions ingilizcede ne demek, Discriminatory import restrictions nerede nasıl kullanılır?

Discriminatory : Tefrik edici. Ayrıcalık yapan. Ayırımcı. Gümrük vergilerinde ya da bildirmelik dışı önlemlerde, mallar ya da ülkeler yönünden eşitlik gözetilmemesi. Ayrım yapan. Fark gözeten. Ayrımcı. Ayırt edebilen. Ayırım gözeten.

Import : Getirtmek. İma etmek. Belirtmek. Dışalım. Sokmak. Önemi olmak. İthal malı. İthal etmek. İçeri aktarım.

Restrictions : Tahdit. Kısıtlamalar. Kısıtlar. Yasak. Kısıtlama. Tahditler. Kayıt. Takyidat. Sınırlama. Tahdidat.

Import restrictions : İnsan, hayvan ve ürünlerin hastalıklardan korunması, mali ve ekonomik zorunluluklar ya da güvenlik gibi nedenlerle, kimi malların yurda girişine, miktar ve değer bakımından konan kısıtlama. İthal sınırlamaları. Giriş kısıntıları. İthalat kısıtlamaları. İthalat yasakları. İthal kısıtlamalar. İthalat kısıtlaması. İthalat kısıntıları.

İngilizce Discriminatory import restrictions Türkçe anlamı, Discriminatory import restrictions eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Discriminatory import restrictions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clearence for home use : Yurda sokma. Gerekli işlemleri bitirilip giriş vergilerinin ödenmesinden sonra, malın gümrük denetinden çıkması.

Ad valorem basis : Gümrük bildirmeliklerinde, mal değerinin vergiye temel alınması. Değer esası. Değer ilkesi.

Bound item : Bağlı mal. Uluslararası antlaşmalarla başka bir ülkeye verilen ödün sonucu, gümrük vergisine bağlanmış olan mal.

Approved routes : Bir ülkenin gümrük yasaları uyarınca, mal ve yolcu giriş çıkışı için izlenmesi zorunlu olan kara, su ve demiryolları. Gümrük yolları.

Concession rate : Ödünlü vergi oranı. Bir ülkenin başka bir ülkeyle yaptığı iki yanlı bir antlaşma ile belli edilen gümrük vergisi düzeyi.

Ceiling bond : Gümrük vergisinin, uluslararası antlaşmalar ve görüşmeler sırasındaki düzeyinin üstünde bağlanması. (bu, o ülke için konu alınan vergi oranını, bağlanan düzeyin üstüne kendiliğinden çıkaramama yükümlülüğünü doğurur, a. bk. ödün.). Tavan ödün.

Composite duties : Karma vergi. Gümrük bildirmeliğinde yer alan belli bir maldan, hem ölçü hem de değer yönünden alınan vergi.

Clearance through customs : Gümrük işlemlerini yaptırıp bitirerek, malları yurda sokma ya da yurttan çıkarma. Gümrükleme.

Aircraft cargo manifeste : Yük bildirgesi. Yabancı ülkelerden gelen, oralara giden taşıtlarda bulunan malların, bu taşıtların iyeleri, kaptan ya da acenteleri eliyle, gümrük yasalarında belli edilen koşullara göre gümrüğe bildirilmesinde kullanılan belge. a. bk. gerçek yük bildirgesi.

 

Commin external tariff : Avrupa topluluklarına üye ülkeler dışındaki ülkelerden gelen mallara uygulanan ortak gümrük bildirmeliği. Ortak dışbildirmelik.

Discriminatory import restrictions synonyms : boarding and search of aircrafth, boarding and search of ships, brussels nomenclature, coasting traffic, ad valorem duties, autonomous rate of duty.