Discriminatory türkçesi Discriminatory nedir

  • Ayrım yapan.
  • Tefrik edici.
  • Fark gözeten.
  • Ayırt edebilen.
  • Ayırıcı.
  • Gümrük vergilerinde ya da bildirmelik dışı önlemlerde, mallar ya da ülkeler yönünden eşitlik gözetilmemesi.
  • Ayrıcalık yapan.
  • Gümrük alanında kullanılır.
  • Ayırımcı.
  • Ayırım gözeten.
  • Ayrımcı.

Discriminatory ingilizcede ne demek, Discriminatory nerede nasıl kullanılır?

Discriminatory analysis : Ayırıcı tahlil. Ayırıcı çözümleme.

Discriminatory import restrictions : Ayrımcı giriş kısıntıları. Ülkeler ya da yurda sokulacak mallar arasında ayrım doğuracak biçimde uygulanan giriş sınırlaması.

Discriminatory taxation : Bazı üretim kollarını daha fazla koruyan vergi dizgesi. Ayırımcı vergileme. Ayrımcı vergilendirme.

Discriminatory treatment : Ayrımlı işlem. Mal giriş ve çıkışlarında, özellikle bildirmelik dışı önlemler yönünden, mallara ya da satıcı ülkelere yapılan ayrı işlem. Ayırımcı işlem uygulama.

Non discriminatory : Ayırım yapmayan. Adil. Ayrımcı nitelikte olmayan.

Nondiscriminatory : Adil. Taraf tutmayan. Taraflı olmayan. Ayrımcı nitelikte olmayan. Ayırım yapmayan.

Discriminate against : -e karşı ayırım yapmak. Ayrımcılık yapmak. -e karşı ayrımcılık yapmak. -e karşı ayrımcılık uygulamak.

Discriminated : Ayrıcalık yapmak. Fark gözetmek. Ayırt etmek. Farklı muamele etmek. Ayırdetmek. Ayrı tutmak.

 

Discriminate against somebody : Fark gözetmek. Kötü davranmak.

Discriminator : Farklılıkları görebilen kimse veya şey. Ayırtaç. Ayırtaç devresi. Ayrıştırıcı. Sezgi gösteren kimse veya şey. Ayıklayıcı. Ayrımcılık uygulayan. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Diskriminatörü. Ayırıcı.

İngilizce Discriminatory Türkçe anlamı, Discriminatory eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Discriminatory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boarding and search of aircrafth : Hava taşıtları deneti. Yabancı ülkelerden gelen ya da yabancı ülkelere giden hava taşıtlarının, gümrük ilgililerince belge ve kayıtlarının görülüp incelenmesi.

Respectful : Hatır sayan. Saygılı. Hürmetli. Riayet eden. Hürmetkar.

Dialyzer : Diyaliz makinesi. Diyaliz işlemi yapan makine. Süzdürücü. Diyaframlı ayırıcı. Yarı geçirgen diyafram. (amerikan ingilizcesi) diyaliz cihazı. Süzücü (dialyser olarak da yazılır). Diyaliz cihazı.

Boarding and search of ships : Deniz taşıtlarının kontrolü. Yabancı ülkelerden gelen ya da oralara giden deniz taşıtlarında, ilgili gümrük görevlilerince (koruma memuru) belge ve kayıtların görülüp incelenmesi, kaptana gerekli sorular sorularak sorgu kağıtlarının doldurulması ve taşıtın yoklanması gibi işler. Deniz taşıtları deneti. Deniz taşıtların kontrolü.

Unfavourable : Elverişsiz. Aksi. Ters. Makus. Olumsuz. Sakıncalı. Uygunsuz. Kötü. Uygun olmayan. Açık veren (hesap).

Autonomous rate of duty : Yasal vergi oranı. Gümrük bildirmeliğine, yasa ile ya da onun verdiği yetkiye dayanılarak hükümetçe konulmuş olan ve o ülkece tek yönlü değiştirilebilen vergiler.

 

Classifier : Bölümlendirici. Kümeleyici. Klasifikatör. Sınırlandırıcı. Sınıflara ayıran kimse. Sınıflandırıcı. Sınıflandıran kişi. Ayıran kimse.

Invidious : Gücendirici. Hatır kırıcı. Tiksindirici. Kıskandırıcı. Kırıcı. Haksız.

Differential : Değer farkı. Diferansiyel. Türetik. Ayırıcı özellik gösteren, ayırıcı özelliklere dayanan, diferensiyel. Farklılık gösteren. Fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ayrımsal. Aralıksal. Vergin farkı.

Coasting traffic : Kabotaj. Bir ülkenin limanları arasında kendi deniz araçlarının işlemesi (küçük kabotaj). deniz araçlarının, o ülke limanları ile dış limanlar arasında işlemesi (büyük kabotaj).

Discriminatory synonyms : preferential, factious, diacritical, exclusionary, ad valorem basis, detacher, discriminational, clearance through customs, ad valorem duties, unfavorable, discriminator, segregationists, advantageous, discriminating, dispersive, disconnector, delimiter, approved routes, classifiers, concession rate, bound item, diacritic, ceiling bond, segregationist, detachers, dissolutive, dissepimental, classificator, aircraft cargo manifeste, brussels nomenclature, clearence for home use, discriminative, commin external tariff.

Discriminatory zıt anlamlı kelimeler, Discriminatory kelime anlamı

Favorable : Faydalı. Yandaş. İyi. Elverişli. Lehte. Avantajlı. Olumlu. Tatminkar. Taraftar. Müsait.

Disadvantageous : Sakıncalı. Zararlı. Zararına. Mahzurlu. Elverişsiz. Aleyhte. Dezavantajlı.

Discriminatory ingilizce tanımı, definition of Discriminatory

Discriminatory kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Discriminative.