Non discriminatory türkçesi Non discriminatory nedir

  • Adil.
  • Ayrımcı nitelikte olmayan.
  • Ayırım yapmayan.

Non discriminatory ingilizcede ne demek, Non discriminatory nerede nasıl kullanılır?

Non : Siz. Karşıtı. Gayri. Olmayan.

Discriminatory : Ayırt edebilen. Ayrıcalık yapan. Ayrım yapan. Ayırım gözeten. Gümrük vergilerinde ya da bildirmelik dışı önlemlerde, mallar ya da ülkeler yönünden eşitlik gözetilmemesi. Ayrımcı. Tefrik edici. Ayırımcı. Fark gözeten. Ayırıcı.

Non profit institutions : Kar amacı gütmeyen kurumlar. Açık ya da örtük biçimde kar amacı gütmeyen; sağlık, eğitim gibi sosyal hizmetleri sağlamak amacıyla etkinlikte bulunan kurumlar.

Non absorbent : Emmeyen. Emici olmayan. Sıvıları içine almayan.

Non absorbing state : Soğurmayan durum.

Non acceptance : Anlaşma sağlamama. Ademikabul. Kabul etmeme (hukuk terimi). Kabul etmeme. Reddetme. Ret. Ademi kabul.

Non academic : Bilimsel olmayan. Akademik olmayan.

İngilizce Non discriminatory Türkçe anlamı, Non discriminatory eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Non discriminatory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fairest : Vasat. Uygun. Yabani. Çok. İyi. Beyaz tenli. Temiz. Okunaklı. Güzel.

Fair minded : Makul düşünen. Sağduyulu. Tarafsız.

Evenhanded : Güzel. Yansız. Dürüst. Sevimli. Tarafsız.

 

Lawful : Yasaya uygun. Yasalara uyan. Caiz. Yasal. Meşru. Yasalara uygun. Kanuni. Helal.

Fair : Adaletli. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Üretici ve yapımcı mallarının çoğunluğa gösterilmesi amacıyla değişmeyen, genellikle önemli tecim ve tarım kuruluşlarının bulunduğu yerlerde belirli sürelerle sergilendiği geçici satak. Kermes. Dürüst. Sergili satak. Sergi. Yontmak. Belirli sürelerle geçici olarak kurulan sergi niteliğindeki büyük satak. herhangi bir kentte yılın belirli zamanlarında kurulmakta olan ve genel olarak o ülkeye ya da bölgeye ilişkin yapım ve üretim nesnelerini kapsayan, sergileyen büyük satak.

Justing : Yalnızca. Kıl payı. Gücü gücüne. Sadece. Adalet. Doğruluk. Dürüstlük. Tastamam. Haklılık.

Fairer : İyice. Temiz. Orta. Şirin. Kayda değer. Sevimli. Namuslu. İyi. Uygun. Dürüst.

Even handed : Objektif. Tarafsız.

Just : Yine de. Yalnız. Güç bela. Henüz. Sade. Darı darına. Adalet. Kıl payı. Anca. Dürüstlük.

Faired : Dürüst. Adaletli. Fuar. Kesmek. Kermes. Açık tenli. Yontmak. Panayır. Sergi.

Non discriminatory synonyms : impartial, indiscriminate, justs, nondiscriminatory, aboveboard, equitable.