Adalet nedir, Adalet ne demek
Adalet; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe.
- Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk.
- Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları.
- Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme

"Adalet" ile ilgili cümleler
- "Germiyan'da Süleyman Şahımız adaletle hüküm sürer." - F. F. Tülbentçi
- "Suçlular adaletin pençesinden kurtulamazlar."
- "Hiçbir kuvvet beni adaletin tecellisi için çalışmaktan menedemeyecektir." - N. Hikmet
Yerel Türkçe anlamı:
Kanun hükmü
Felsefi anlamı:
[Bakınız: tüze]
Hukuki terim anlamı:
tüze.
Sosyoloji'deki anlamı:
Belli bir toplumda, belli bir tarihsel dönemde bir toplumsal olgunun adil sayılması yoluyla korunması tutumu.
Adalet isminin anlamı, Adalet ne demek:
Kız ismi olarak; Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme, doğruluk, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme.
İngilizce'de Adalet ne demek? Adalet ingilizcesi nedir?:
justice
Adalet hakkında bilgiler
Adalet, hakkın gözetilmesi ve yerine getirilmesi anlamına gelir. Haklı ile haksızın ayırt edilmesi adaletle sağlanır.
Adalet kavramı temelde hukuk kurallarına uygunluğu içerir. İnsanların toplum içindeki davranışlarıyla ilgili olduğundan ahlak ve din kurallarıyla da ilişkilidir ve tarih boyunca tartışmalı bir alan olmuştur.
Düşünürler eski çağlardan beri adalet kavramıyla ilgilenmişlerdir. Kutsal kitapların hepsinde adalete ve adil olmaya ilişkin bölümler bulunur.
18. yüzyılda Aydınlanma Çağı düşünürleri adalet kavramını daha dar biçimde tanımladılar. Onlara göre hukuka ve hukuksal eşitliğe uygunluk adalet için yeterlidir. Ne var ki, hukuk düzeni her zaman adil olmayabilir. Çünkü hukuk yasaların her durumda aynı biçimde uygulanmasını gerektirir. Oysa yargıç herhangi bir olayda yasayı uygularken, durumun özelliklerini de göz önünde bulundurmak zorundadır. Böylece genel bir nitelik taşıyan yasanın eksik yanları uygulamada giderilebilir ve adalete daha çok yaklaşılabilir.
Adalet ile ilgili Cümleler
- Yarın acil durumlar, gerçekten kendini kötü hissedenler ve gönüllü olmayanlar muaf tutulsun ama diğerlerimiz koşsun olur mu bence en adaletlisi bu.
- Adalet dediğin nedir ki aynı zekaya sahip olmayan insanlara aynı imkanları sunmak mıdır adalet?
- Adalet bir ülkenin kurucu milletini örselemek onu zarara uğratmaksa adalet, adalet dünyada etnik milliyetçiliği körükleyip ülkelerde iç savaş çıkarmaksa adalet, adalet zenginin daha da zenginleşmesi fakirin hep fakir kalmasıysa adalet, adalet bir insanı toplum içerisinde küçük düşürmeye çalışmaksa adalet, adalet bir insanın cinsel eğilimlerine göre onu yargılayıp küçük görmekse adalet, adalet parayla satın alınabiliyorsa adalet, işte bu adaletler yerin dibine batsın.
- Nasıl ki ona beni yanlış tanıttınız ve bana kızmasını sağladınız bunun hesabını vereceksiniz. İşte adalet budur.
- Ben buraya dünyada Birleşik Devletler ve Müslümanlar arasında yeni bir başlangıç noktası aramak için geldim; biri karşılıklı ilgi ve karşılıklı saygıya dayalı; biri Amerika ve Müslümanın münhasır olmadığı ve rekabet içinde olması gerekmeyen gerçeğine dayalı.Bunun yerine onlar örtüşürler ve ortak prensipleri paylaşırlar - adalet ve ilerleme prensipleri tüm insanların hoşgörü ve haysiyeti.
- Kendi ülkenizde istemediğiniz şeyi benim ülkemde istediniz ve bunun sonuçlarına katlanacaksınız; bu gerçekten adaletli olur.
- 2010'dan beri canımı yakmakla uğraşıyorsunuz; doğduğumdan beri fizikçinin yalanlarını duyuyorum; bana hiç yardım etmiyorsunuz sonra benden yardım bekliyorsunuz bu adaletli değil.
- Bu figürün Marilyn Monroe'yu temsil ettiği varsayılır, ama onun adaletini temsil ettiğini sanmıyorum.
- Bu figürün Marilyn Monroe'yu temsil etmesi gerekiyor ama onun adaletini temsil ettiğini sanmıyorum.
- Yöneticilerin olduğu dünyada adalet beklemek kerhanede bakire aramaya benzer. Çok mu anarşist oldu?
Adalet anlamı, tanımı:
Yasal : Yasanın, dinin ve kamu vicdanının doğru bulduğu, yasalara uygun, kanuni, meşru, legal.
Hukuk : Bu yasaları konu alan bilim. Ahbaplık, dostluk. Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü, tüze. Haklar. Yasaların ceza ile ilgili olmayıp alacak verecek vb. davaları ilgilendiren bölümü.
Uygunluk : Özne ile yüklemin veya bazı dillerde olduğu gibi sıfat ile adın, cins ve sayı bakımından birbirine uyması: Öğretmen geldi. Öğrenciler ödevlerini yapmışlar gibi. Eşitlik. Bir elçinin bir ülkeye atanmasından önce o ülkeden istenen uygun görme yazısı, agreman. Uygun olma durumu, yakışık, mutabakat, mukarenet.
Uygun : Orantılı, oranlı. Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.
Adalet dağıtmak : Kanunların saydığı hakları sahiplerine vermek.
Adalete teslim etmek : Sanığı, adalet işleriyle uğraşan kuruluşa götürmek.
Adalete teslim olmak : Sanık, adalet işleriyle uğraşan kuruluşa gidip hakkında gerekli işlemin yapılmasını istemek.
Adaletine sığınmak : Birinden anlayış, hoşgörü, yakınlık beklemek.
Adalet kapısı : Hak ve hukukun aranacağı yer.
Adalet mahkemesi : Adliye mahkemesi.
Adalet örgütü : Adliye teşkilatı.
Adalet sarayı : Mahkemelerin bulunduğu büyük yapı.
Sosyal adalet : Toplumun değişik kesimlerinde hayat standardı, gelir düzeyi vb. birtakım ölçülerin fırsat eşitliği çerçevesinde dikkate alınmasıyla sosyal alanda sağlanan denge durumu.
Adale : Kas.
Adaletli : Adil.
Adaletlilik : Adaletli olma durumu.
Adaletsiz : Adaleti olmayan (kimse). Adalete aykırı düşen (şey).
Adaletsizlik : Adalete aykırı olma durumu.
Sahip : Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.
Herkes : İnsanların bütünü, cümle âlem.
Taraf : Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. Yöre, yer. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Yön, yan, doğrultu. Bir şeyin belli bölümü, kısmı.
Kullanılma : Kullanılmak işi.
Sağlanma : Sağlanmak işi.
Türe : Adalet.
Gözetme : Gözetmek işi.
Getirilme : Getirilmek işi.
Adalet buyruğu : Yönetimleri altındaki halkın ezilmemesi için, valilere, sadrazamca yazılan buyruk.
Adalet genelgesi : Osmanlı ülkelerinde yasaların egemen olması ve bir haksızlığa düşülmemesi için zaman zaman, padişahlarca çıkarılan genelge.
Adalet ve adaletsizlik : Toplumsal olayların değişik aktöresel nitelikleri, bk. adalet, adaletsizlik.
Adaletsizce : Adaletsiz bir biçimde.
Adalettin : (ada:lettin) Bir erkek ismi olarak anlamı; Dinin adaleti.
Diğer dillerde Adalet anlamı nedir?
İngilizce'de Adalet ne demek? : n. justice, equity, fairness, equitableness
Fransızca'da Adalet : justice [la], droit [le], équité [la]
Almanca'da Adalet : n. Gerechtigkeit, Rechtssprechung
Rusça'da Adalet : n. правосудие (N), справедливость (F), беспристрастие (N), юстиция (F)

Bu kısımda Adalet nedir? Adalet ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Adalet tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Adalet hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.