Discriminatory treatment türkçesi Discriminatory treatment nedir

  • Gümrük alanında kullanılır.
  • Ayrımlı işlem.
  • Mal giriş ve çıkışlarında, özellikle bildirmelik dışı önlemler yönünden, mallara ya da satıcı ülkelere yapılan ayrı işlem.
  • Ayırımcı işlem uygulama.

Discriminatory treatment ingilizcede ne demek, Discriminatory treatment nerede nasıl kullanılır?

Discriminatory : Ayırımcı. Ayırt edebilen. Ayrım yapan. Ayrımcı. Fark gözeten. Ayrıcalık yapan. Tefrik edici. Gümrük vergilerinde ya da bildirmelik dışı önlemlerde, mallar ya da ülkeler yönünden eşitlik gözetilmemesi. Ayırıcı.

Treatment : Özdek üzerinde her türlü değişim yapma eylemi. ham ya da ara malları ve özdekleri, fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme eylemi. Yaklaşım. Sağaltım. İşlem. Tedavi. Değerlendirme. Muamele. Özet ile ayrımlama arasında yer alan, özetin kırk elli sayfa içinde genişletilip işlendiği; dramatik yapının belirdiği; başlıca kişilerin başlıca özellikleriyle tanıtıldığı; konunun belli başlı gelişme noktalarının ortaya çıktığı; kişilerin, olayların ortaya konduğu; olguların sıralanmasının gerçekleştirildiği; söyleşmelerin en önemlilerinin hazırlandığı aşama. Gereçleri amaçlı olarak ve çözümleme araçlarıyla işlemden geçirme. İyileştirme.

 

Discriminatory analysis : Ayırıcı çözümleme. Ayırıcı tahlil.

Discriminatory import restrictions : Ülkeler ya da yurda sokulacak mallar arasında ayrım doğuracak biçimde uygulanan giriş sınırlaması. Ayrımcı giriş kısıntıları.

Discriminatory taxation : Bazı üretim kollarını daha fazla koruyan vergi dizgesi. Ayırımcı vergileme. Ayrımcı vergilendirme.

Ablative treatment : Tümörün büyümesiyle ilişkili hormonların fizyolojik kaynaklarını ortadan kaldırmaya yönelik tümör tedavisi. Ablatif tedavi.

İngilizce Discriminatory treatment Türkçe anlamı, Discriminatory treatment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Discriminatory treatment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clearance through customs : Gümrükleme. Gümrük işlemlerini yaptırıp bitirerek, malları yurda sokma ya da yurttan çıkarma.

Commin external tariff : Avrupa topluluklarına üye ülkeler dışındaki ülkelerden gelen mallara uygulanan ortak gümrük bildirmeliği. Ortak dışbildirmelik.

Brussels nomenclature : Gümrük bildirmeliklerinde yazılı malların bölümlendirilmesinde temel alınan, gümrük işbirliği konseyi'nce düzenlenmiş çizelge. Brüksel mal bölümleme çizelgesi.

Ad valorem duties : Gümrük bildirmeliklerinde, malların değeri üzerinden alınan vergi. Değer vergisi.

Aircraft cargo manifeste : Yük bildirgesi. Yabancı ülkelerden gelen, oralara giden taşıtlarda bulunan malların, bu taşıtların iyeleri, kaptan ya da acenteleri eliyle, gümrük yasalarında belli edilen koşullara göre gümrüğe bildirilmesinde kullanılan belge. a. bk. gerçek yük bildirgesi.

 

Ad valorem basis : Değer ilkesi. Gümrük bildirmeliklerinde, mal değerinin vergiye temel alınması. Değer esası.

Concession rate : Ödünlü vergi oranı. Bir ülkenin başka bir ülkeyle yaptığı iki yanlı bir antlaşma ile belli edilen gümrük vergisi düzeyi.

Boarding and search of aircrafth : Yabancı ülkelerden gelen ya da yabancı ülkelere giden hava taşıtlarının, gümrük ilgililerince belge ve kayıtlarının görülüp incelenmesi. Hava taşıtları deneti.

Clearence for home use : Yurda sokma. Gerekli işlemleri bitirilip giriş vergilerinin ödenmesinden sonra, malın gümrük denetinden çıkması.

Ceiling bond : Gümrük vergisinin, uluslararası antlaşmalar ve görüşmeler sırasındaki düzeyinin üstünde bağlanması. (bu, o ülke için konu alınan vergi oranını, bağlanan düzeyin üstüne kendiliğinden çıkaramama yükümlülüğünü doğurur, a. bk. ödün.). Tavan ödün.

Discriminatory treatment synonyms : boarding and search of ships, coasting traffic, composite duties, bound item, autonomous rate of duty, approved routes.