Disfavour türkçesi Disfavour nedir
- Hoşnutsuzluk.
- Beğenilmeme.
- Hoşlanılmama.
- Hoşa gitmeme.
- Beğenmeme.
- Hoşlanmama.
Disfavour ingilizcede ne demek, Disfavour nerede nasıl kullanılır?
Regard with disfavour : Hoşlanmamak. Beğenmemek.
Disfavor : Gözden düşürmek. Hoşa gitmeme. Hoşnutsuzluk. Hoşlanılmama. Hoşlanmama. Beğenilmeme. Gözden düşme. Beğenmeme. İtibarsızlık. Gözden düşmek.
Disfavored : Hoşa gitmeme. Gözden düşmek. Beğenilmeme. Hoşlanmama. Gözden düşürmek. İtibarsızlık. Hoşlanılmama. Hoşnutsuzluk. Gözden düşme. Beğenmeme.
Disfavors : Gözden düşmek. Hoşlanılmama. Beğenilmeme. Hoşnutsuzluk. İtibarsızlık. Beğenmeme. Gözden düşürmek. Hoşa gitmeme. Gözden düşme. Hoşlanmama.
Be in disfavor : Gözden düşmüş olmak. Gözden düşmek.
Regard with disfavor : Beğenmemek. Hoşlanmamak.
In disfavor : Gözden düşmüş.
Fall into disfavor : Gözden düşmek.
İngilizce Disfavour Türkçe anlamı, Disfavour eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Disfavour ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Disapprobations : Tasvip etmeme. Benimsememe. Uygun bulmama. Memnuniyetsizlik. Beğenmeyiş. Tenkit. Kınama.
Unpopularity : Gözdesizlik. Gözden düşmüş olma. Rağbet görmeme. Gözde olmama veya sevilmeme durumu.
Causticness : Onaylamama. Yıpratıcı olma. Canlı dokuları yok etme kapasitesinde olma. İğneleme. Dokundurma.
Tendency : İstidat. Meyletme. Yönelim. Çalma (maviye vb). Eğilin. Trend. Meyil. Bireyin belli bir görüş, kanı, tutum ve davranışa olan yatkınlığı; yetenek ve beceri kazandıran bir ilgi alanına olan yakınlığı. Temayül. Çalma (yeşile vb.).
Disfavor : İtibarsızlık. Gözden düşürmek. Gözden düşmek. Gözden düşme.
Doghouse : Brülör odacığı. Gözden düşme. Yüzücü haznesi. Köpek kulübesi.
Disfavored : Gözden düşmek. Gözden düşürmek. Gözden düşme. İtibarsızlık.
Discontentment : Tatminsizlik.
Hamper : Engel oluşturmak. Köstek olmak. Aksatmak. Kösteklemek. Kapaklı sepet. Güçleştirmek. Travay. At veya sığırın yer değiştirmesini yere düşmesini engellemek için hayvanın içine sokulduğu etrafı kalın demir çubuklarla çevrili yer. Olmak. Zorluk çıkarmak.
Disadvantage : Kusur. Zarar vermek. Bir kişi, nesne, durum ya da koşula karşı olan, başarı ya da kazançta engelleyici etkisi bulunan özellikler. Sakınca. Götürü. Çekince. Zarar. Yarar yitimi. Aleyhte durum.
Disfavour synonyms : disaffections, discontent, disliking, distaste, disrelish, reprobation, dislike, single out, disposition, handicap, separate, disaffection, blahs, inclination, aversions, disapprobation, undesirability, displeasure, aversion, discontentments, antipathies, discontentedness, allergy, hinder, prejudice, censoriousness, distastes, displeasures, disapproval, discriminate, disapprovals, antipathy, discontents.
Disfavour zıt anlamlı kelimeler, Disfavour kelime anlamı
Advantage : Avantaj. İntifa. Bir kişi, nesne, durum ya da koşuldan yana olan, başarı ya da kazançta yardımı dokunan olumlu özellikler, bkz.götürü. Kendisine yapılan kural dışı davranışlara karşın, topu rahatlıkla kullanabilen ve süren oyuncunun durumu. Menfaat. Getiri. İyilik. Benzerlerine göre daha yüksek bir konumda olma. Futbol, bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Yarar.
Acceptance : Razı olma. Onaylama. Bir poliçenin, adına çekilen kişi tarafından imzalanarak, borcun ödeneceğinin onaylanması. bir bankanın kendi üzerine çekilen poliçeye "kabul edilmiştir" şerhini koyması. Alınma. Akseptans. Ödeğin taşıyanınca ilgilisine gösterilmesinde parasını önelinde ödemeği kabullendiğini ödek üstüne bir yazı yazmak suretiyle yapılan yüklenim. Onama. Kabul. Alma. Teslim alma.

Bu kısımda Disfavour kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Disfavour ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Disfavour anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Disfavour ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.