Disintegrations türkçesi Disintegrations nedir

Disintegrations ingilizcede ne demek, Disintegrations nerede nasıl kullanılır?

Beta disintegration energy : Beta bozunum erkesi. Beta dağılma enerjisi. Beta bozunum enerjisi.

Electrical disintegration drilling : Kıvıl parçalamalı delme.

Radioctive disintegration series : Çekirdekleri en ağır öğeden başlayarak art arda oluşup bozunan ve bu değişim süreci kurşun öğesinde tamamlanan ışınetkin öğelerin dizisi. Işınetkin bozunma dizisi.

Alpha disintegration : Alfa bozunumu. Alfa çözünmesi.

Atomic disintegration : Atom bölünmesi. Atomik bölünme.

Electrical disintegration : Elektriksel parçalama.

Disintegrating : Parçalama. Dağıtma. Parçalamak. Parçalara ayırmak. Ufalama. Atomlarına ayırmak. Paramparça olmak. Parçalanmak. Dağılmak.

Disintegration : Dağılış. Fizik, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Ayrıklaşma. Ayrışma. Parçalanma. Ağız yoluyla alınan katı ilaç şekillerinin ufak taneciklere parçalanması işlemi. Dezentegrasyon. Ufalanma. Bireyler ya da küme üyelerinin ortak amaçlarını ve bütünlüklerini yitirmeleri durumu. Parçalama.

Beta disintegration : Beta bozunması. Beta çözünmesi. Beta yokoluşumu. Beta parçalanması.

 

Nuclear disintegration : Çekirdeğin parçalanması. Bozunma. Nükleer parçalanma. Nükleer dağılma. Çekirdek parçalanması. Bir çekirdeğin, enerji yayınlayarak, bir veya daha fazla çekirdeğe ya da parçacığa bölündüğü nükleer dönüşüm. Nükleer bozunma. Çekirdeksel parçalanma.

İngilizce Disintegrations Türkçe anlamı, Disintegrations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disintegrations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Action : Hareket. Başla. Telli çalgılarda, normalden yüksekliği çalım zorluğuna, normalden alçaklığı ise ses kalitesinde azalmaya neden olan, tel ve klavye arası mesafe. Bir amaç çevresinde örüntülü işlevsel ve karmaşık bir edimler dizgesi. Dava. Olgu. Çarpışma. Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Bir film kuşağında sese karşı görüntü bölümünü belirtmekte kullanılan genel terim. tv. televizyon yayınında sese karşı görüntüyü belirtmekte kullanılan genel terim. Hukuk, gitar, sinema, televizyon, tiyatro, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Dispersal : Dağıtım. Çözülüm. Yayılma. Dağıtma. Dağıtılma.

Fractionation : Fraksiyonasyon. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kağıt fabrikalarında selülöz elyaflarını cinsine göre ayırma işlemi. Bölme. Kısımlara ayırma. Karışık bir sıvıyı, damıtma yoluyla değişik kaynama noktalarında daha arı sıvılara ayırma. Damıtma. Ayırma. Ayrımsal damıtma.

Activity : Eyleyim. Etkiniik. Yapılan işler. Kimyasal gerilimi logaritmik olarak veren nicelik. Gaz karışımında ya da sıvı çözeltide bulunan bir özdeğin etkin derişimi. bir ışınetkin özdekte birim zamandaki parçalanma sayısı. Etki. Etkin olma durumu, bazı etkileri oluşturma yeteneği. ilaç veya zehirli maddelerin vücuda alındıktan sonra etkisini gösterme durumu, aktivite, ilaç molekülünün almaçları uyarma veya baskılama yeteneğinin bir ölçüsü. Hareket. Fiil. Kuvvet.

 

Resolutions : Kararlılık. İltihabın iyileşmesi. Azim. Resmi karar. Ayırma. Çözünme. Niyet. Karar. Teklif. Çözüm.

Disjunction : Ayrışım. Ayırtım. Ayrılma ya da ayrılmış. Disjonksiyon. Parçalarına ayırma. Ayırtim. Ayırma.

Creepage : Akım kaybı. Kaçak yolu. Sızıntı. Kayma. Akış. Yayılma.

Disengagements : Geri çekilme (askeri terim). Bağlarını koparma. İlişkinin kesilmesi. İlişki kesme. Savaşa son vermek. Serbest kalma. Bağlantı kesilmesi. Kopuş. Geri çekilme.

Disincorporation : Tüzel kişiliğini kaldırma. Çözme. Dağıtma. Tüzel kişiliği sona erdirme. Bir şirketten ayrılma.

Disintegrating : Dağıtma. Parçalara ayırmak. Parçalanmak. Dağılmak. Ufalama. Atomlarına ayırmak. Paramparça olmak. Parçalamak.

Disintegrations synonyms : natural process, natural action, breakings, dissociations, demerger, crackup, resolution, dissolution, scatterings, fibrinolysis, demolishment, breakaways, dismemberment, comminution, checkout, digestions, breaking into pieces, decompositions, weathering, distribution, disintegration, lysol, breakup, decrepitation, decomposition, dismemberments, breaking, thawing, cracking, lysis, disorganisation, breaking up, cleavage.