Divisive türkçesi Divisive nedir

  • Dağıtan.
  • Anlaşmazlık çıkaran.
  • Bölen.
  • Ara bozucu.
  • Ayırıcı.
  • Ayrılık yaratan.
  • Bölücü.
  • Bölünmeye neden olan.
  • İhtilaf çıkaran.

Divisive ingilizcede ne demek, Divisive nerede nasıl kullanılır?

Divisively : Ara bozucu bir şekilde. Bölerek. Ara bozucu olarak. Bölücü bir şekilde. Bölen bir şekilde. Ayrıştıran bir şekilde.

Divisiveness : Anlaşmazlık yaratan. Ayrıştırıcı olma durumu. Ayrılığa yol açma. Ayrılık yaratan. Bölücü olma durumu. Ara bozuculuk. Bölücülük.

Divisibilities : Bölünebilme. Bölünebilirlik.

Divisibility : Bölünebilirlik. Bölünebilme.

Divisibility rules : Bölünebilme kuralları.

Divisible : Taksimi mümkün. Bölünebilir. Divizibl. Taksimi kabil. Bölünebilen. Sekabl. Bölünür.

Divisible group : Bölünebilir grup. Bölünebilir öbek.

Divisible letter of credit : Bölünebilen akreditif. Dışalımcının yabancı ülkeden satın almak istediği malları karşı ülkedeki tek bir dışsatımcı firmanın sağlayamadığı durumda devredilebilir akreditifin bölünerek diğer dışsatımcılara aktarılması. krş. devredilebilir akreditif. Bölünebilir akreditif.

Division by zero : Sıfıra bölme.

Division criterion : Katmanlı örneklemede bir evreni türdeş altbölümlere ayırmak üzere kullanılan ayrıtlardan her biri. bk. örnekleme, türdeş altbölüm. Bölme ölçütü.

 

İngilizce Divisive Türkçe anlamı, Divisive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Divisive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dissentious : Muhalefet eden. Kavgacı. Tartışan. Görüş ayrılığı içinde olan. Karşı duran. Çekişmeci. Muhalif.

Disruptive : Parçalayıcı. Bozucu. Rahatsız edici. Yıkıcı. Kargaşaya yol açan. Aksatan. İşleri aksatan. Birliği bozan. Karışıklığa sebebiyet veren.

Interruptive : Araya giren. Birbirinden ayıran. Rahatsız eden. Durduran. Kesen. Rahatsız edici. Kesici.

Dividing : Ayıran. Ayırma. Dağıtım. Bölme işlemi. Bölüşüm. Bölme.

Schismatical : Ayrılıkçı. Hizipçi. Klikçi.

Disuniters : Anlaşmazlık yaratan kişi. Birliği bozan kişi veya şey. Anlaşmazlık yaratan kimse veya şey.

Denominator : Payda. Bayağı kesirde bölen. Mahreç. İsim koyan.

Diacritic : Belirten. Bir sesin boğumlanma açısından özellik gösteren türlerini birbirinden ayırmak için kullanılan işaret: yuvarlak a’yı düz a’dan ayırmak için (°-: å), damak n’sini diş n’sinden ayırmak için (-˜: n, ng) işaretlerinin kullanılması gibi. resmi alfabede seslerin veya hecelerin doğru seslendirilmesine yardımcı olmak üzere, harflerin altına, üstüne veya yanına konan işaret. yazı dilimizde düzeltme, kesme işaretleri ayırıcı işaretler olarak kullanılır:kar/kar, kahin, lamba, laf, neş’e, mel’un, n’oldu, n’etsin vb. Aksan. Fonetik işaret. Ayırıcı işaret. Harfçik. Ayıran (vurgu vb). Ayıran.

Fissiparous : Parçalara bölünme eğiliminde olan. Yarılan. Bölünerek çoğalma. İkiye bölünerek üreyen. Yaran. Bölünmeye sebep olan.

 

Duplexers : Alıcı verici. Verici-alıcı. Alıcı-verici.

Divisive synonyms : factionist, disperser, detacher, distributive, sowers, sower, dispersers, disconnector, divisors, divisor, divider, dissolutive, diacritical, classificator, classifiers, disrupter, discriminator, sparger, denominators, dissepimental, discriminating, dispersive, classifier, discriminatory, factious, disjunct, disuniter, discordant, disjunctive, delimiter, divisiveness, duplexer, mischief maker.

Divisive zıt anlamlı kelimeler, Divisive kelime anlamı

Accordant : Ahenkli. Uygun. Kabul eden. Uyumlu.

Divisive ingilizce tanımı, definition of Divisive

Divisive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Indicating division or distribution.